uludağ sözlüğün kurulduğu günden beri tanıdığım, bildiğim insan.
nicki blue velvet filminden geliyor, bilgisayarımda bu filmin afişi var oradan biliyorum. çok saygılı bir kişidir.
film tutkunu bildiğim kadarı ile, hangi alanda yüksek öğrenimini yapıyor bilmiyorum fakat sanat ile ilgili bir alanda tahsilini yapıyor olabilir kanımca.
facebook'tan birbirimizi eklediğimizde (zatalileri mi beni eklemişti ya da ben mi hiç hatırlamıyorum, zaten ne önemi var ki *) ara sıra sohbetimizi ederiz, fakat bayağıdır adam akıllı bir sohbet gerçekleştiremedik kendileriyle.
inanç meselesine gelince ben kendisinin inancına saygı duyuyorum, açmış olduğu başlıklara "bluevelve başlıkları" tarzında bakınız vermişliğim de olmuştur. bu kendisine bir nefret beslediğimi göstermez, aksine onun görüşlerine mizansel bir yaklaşımımın olduğunu gösterir.
fakat açmış olduğu başlıklarda, inanç ile ilgili yazmış olduğu birtakım girilerde sanki ısrarcı bir şekilde kendi fikrine çoğu yazarın hemfikir olmasını istiyor düşüncesini seziyorum.
sözlükte herkes düşüncesini yazmakta özgür, fakat insanların kendi düşüncelerini ve kendi inançlarını değiştirmeye çalışmanın beyin yıkamaktan farksız olduğu düşünvesindeyim.
sözlükte bittabi istediğimiz konuları yazabiliriz. herkes istediğini yazmakta özgür.
fakat özgürlük herşeyi yapmak anlamına gelmiyor, başkalarının inançları ve düşünceleri tehlike altına girdiğinde o özgürlüğü bir nebze de kısıtlamak gerek.
buradan kendisine saygılar gönderiyorum sepet sepet.