Birikim konusunda benim de uzun süre ay sonu artık fazladan ne kalırsa onu kenara atarım gibi bi mantığım vardı ama o şekilde pek bir şey birikmediğini birkaç ay sonra fark ettim. Çünkü ay sonuna gelince ya hazırlıksız şekilde bir masraf çıkıyor ya da insan kendine bir şey almak istiyor falan derken para yine gidiyor. Tabi bu yaşadığımdan sonra az da olsa düzenli şekilde belirli bir miktarı baştan ayırmayı denedim. ilk zamanlarda çok fark etmiyor gibi geliyor ama birkaç ay sonra hesapta biriken parayı görünce insanın düşüncesi değişiyor. Zaten mesele hiçbir zaman çok yüksek paralar ayırmak değil, bunu alışkanlık haline getirmek. Maaşın büyük bir kısmını bir anda kenara koymaya çalışıp sonra zorlanmaktansa, her ay gerçekten dokunmayacağın bir parayla başlamak daha mantıklı geliyor. Ben de düzenli birikim için Türkiye Hayat Emeklilikteki bes seçeneklerine de baktım. Özellikle de her ay belirli bir tutarı otomatik olarak ayırmak bana daha mantıklı geldi çünkü para hesabımda durunca ister istemez harcıyorum. Bes'i zaten kısa zamanda kullanmak için değil, uzun zamanda biriktirip kulanma mantığıyla düşünüyorum. Benim bu birikimde sevdiğim taraf, az bir parayla başlayıp zaman içinde düzenli şekilde devam etmesi. Birikimde en zor taraf başlamak bence, başladıktan sonra devamı her türlü geliyor.
Birikimimi değerlendirmek için farklı hesap seçeneklerini araştırırken Hayat Finans’ın Avantajlı Hesabını detaylıca inceleme fırsatı buldum. Şartlarına ve detaylarına baktıkça, klasik bir banka kampanyasından çok daha fazlasını sunduğunu fark ettim. En çok hoşuma giden tarafı, acil bir ihtiyaç anında hesaptaki paranın bir kısmını çekebilmeniz ve kalan bakiyenin hiçbir kesintiye uğramadan kâr paylaşımı ile kazanç sağlamaya devam etmesi oldu. Mobil uygulama üzerinden tüm işlemleri kolayca yönetebiliyor olmak, masrafsız bankacılık yaklaşımı ve sunulan sade arayüz de kullanım deneyimini oldukça olumlu etkiledi. Bana göre hem finansal esneklik hem de günlük kullanım kolaylığı arayanlar için kesinlikle değerlendirilmesi gereken başarılı bir seçenek.
Odatv'nin yazısında ne mal oldukları dile getirilmiş soros finanslı, bölücü, yıkıcı yayın organı.
Aslında bunlara yapılacak şey basit ama bir milli hükümetimiz olmadığından yapılamıyor. Hepsini ilk uçakla erivan'a postalayıp, o çok savundukları basın özgürlüğü ve açık toplumu orda hayata geçirmeleri sağlanmalı, tabi geçirebilirlerse.
Birikim, aylık sosyalist kültür dergisi sloganı ile yayımlanan aylık dergi. 1975'te, Murat Belge, Ömer Laçiner ve Can Yücel öncülüğünde başlayan yayımı 1980'de sıkıyönetim kararıyla durdurulmuştur. 12 Eylül Darbesi ile verilen 9 yıllık aranın ardından Mayıs 1989'da yeniden yayımlanmaya başlamıştır. Yayımını kesintisiz olarak sürdürmektedir.
son zamanlarda hazırlanan dosyaya çok güzel oturan grafiklerin yayınlandığı dergi. bi çizime 'vay be, ne güzel düşünmüş' diye milleti taciz ettiğimi bilirim.
arkadaş canlısı,haylaz yağ molekülcüklerinin sevgiyle biraraya gelerek,küçük arazide yüksek popülasyon oluşturmaları suretiyle bendenizin göbeciğini dolu dolu bir göbeğe dönüştüren oluşumdur.parasal boyutu da varmış fakat kendisiyle tanışmışlığım yoktur.
bir iki kelam etmiştim bu dergi çevresi hakkında ama yanıldığımı kabul etmem gerekiyor. bu dergi çevresi 70'li yıllarda sosyalist bir içeriği vardı. sivil toplumcu, avrupa komünist akımlardan etkilenmiş, türkiye tahlili eksik ama kimi noktalarda etkili bir dergi çevreseydi. peki ya şimdi? bu dergi çevresinin tek yapabileceği şey liberalizm'dir. hiçte öyle anti kemalizm yaptığından kaynaklanmıyor bu. tezleri tamamen liberalizm üstüne inşa edilmiş durumda. hani şu ünlü bir tabir vardır; sapma diye. işte bu sağ sapma dergi çevresi kendisini sosyalist olarak tanımlayamaz çünkü buna hakkı yok. sermaye içi çekişmeleri ve iktidar değişimini burjuva demokratik devrimin tamamlanması olarak ele alınması türkiye kapitalizminin gelişimini anlayamamaktır. evet öyle 2 cümle ile tüm tezlerini çürütemeyiz bu dergi çevresinin. ama bu sapmanın yarattığı tahribat çok az burjuva iktisatçısı yapabilmiştir türkiye sosyalist hareketi üzerinde. hayırlı uğurlu olsun, nur gibi liberal dergi çevremiz.
g e r ç e k sosyalist algılayışta kemalizm karşıtlığı gerekli olduğu için, birikim de ç a k m a soldan olmadığı için, "liberal solcu dergi çevresi" olarak tanımlanan türkiye'nin tek sosyalist dergisidir. bunun sebebi elbette kemalizm eleştirisine ağırlık vermiş/veriyor oluşudur. neden? "e bu ülkede gericiler var. onlar yapıyor kemalizm eleştirisini. aydın insan kemalist olur. bi de bu liberaller var nerden çıkmışlarsa, solculara yakışmıyor yani kemalizmi eleştirmek" düşüncesi yüzünden.
kemalizm 1971'den beri her tehlike gördüğünde solu tokatlamıştır. oysa deniz gezmiş ve arkadaşlarının idamı "sağın soldan öcü" olarak anlaşılmıştır. sağın öcü nerden geliyo? menderes'i asan "solcular"dan. ulan asker asıyor ikisini de, kemalizm atıyor tokadı hepinize uyansanıza.
sosyalizm namına bir şey veremeyecek olan liberal solcu dergi çevresi. postmarksizmin değerini abartarak ve türkiye'nin durumunu tahlil edemeyerek sınıfsal konunmlarına uygun işler yapıyorlar. bu durumun karşıtı teori ve politika'dır. fakat o da son dönemlerde postmarksizmin suyunu kaçırmıştır.
sağlam bir liberter sosyalist dergi. ödp ye yakındırlar, içinde akp yi destekleyen ve desteklemeyen yazarları bulunuyor. chp yi hiçe saymaktadırlar. sol namına değerlendirmemekteler.
felsefi- siyasal bir kültür dergisidir, alınız, aldırınız.
temmuz ayki sayısında nazım hikmet' in komünist durumundan nasıl milliyetçi eksen şeklinde yorumlattırıldığını çok güzel açıklayan dergi.
sol hareketleri küçümsüyor değil, ama tıkantı noktalarını tespit etmiş. onlara da yol çizmeye çalışıyorlar.
"artıdeğer, tüketime harcanacak yerde, sermaye olarak yatırılır ve kullanılırsa, yeni bir sermaye oluşur ve bu eskisine katılır. demek ki birikim, artıdeğerin sermayeye dönüşmesiyle gerçekleşir."