mustafa denizli'nin geçen senede büyük hataları oldu. ama bir şekilde takımı genelde belli bir seviyede tutup şampiyon oldu. ama geçen seneki başarıdan sonra denizli'de geçen sezonki hırs ve isteğinden eser olmadığı belliydi. üstüne hatalı transferler ve beceriksiz yönetim eklenince bu oldu.
artık kurtuluş için 2 maç var g.saray ve man utd maçlarından iyi sonuç alınmalı. öyle olursa beşiktaş geçen seneki gibi toparlanır. aksi halde sezon beşiktaş için eylül ayında biter.
yönetimden kaybeden takım. sen geçen sene kalk şampiyon ol. takımı güçlendireceğine, bu takıma yakışmayan 2.sınıf adamlar getir. kimse bana fink üst düzey oyuncu demesin. ferrari de zapodan fazla artıları olmayan bir adam. tabata transferini söylemiyorum bile. 8 milyon euro ile avrupa da ne yıldızlar var. elanoyu 7 milyon euroya aldı galatasaray. geçen sene ki şampiyonluğu, yönetime kredi vermiştir. bu da beşiktaş için iyi olmadı maalesef. takım anca günü kurtardı böylelikle. geçen sene şampiyon olmasa, yönetim belki kısa süre sonra bırakabilirdi ama bu yüzden uzun bir süre daha beşiktaşın başında olacağa benziyor. bu durumu, bizim sabriye benzetiyorum. 1 maç iyi oynar, 20 maç kötü. günü kurtarır ancak diğer maçlarda batırıp durur. bize saç baş yoldurur. beşiktaşın tek kurtuluşu bu yönetimden kurtulmaktır. yoksa uzun bir süre daha beşiktaş taraftarını kara günler bekliyor.
çok şükür ki bu sezon galatasaray, fenerbahçe ve trabzonspor işbirliğiyle resmen zorla şampiyon yapılmayacak olan camia, en azından şu ana kadar görünen o.
gordon milne zamanındaki başarılarını mumla arayan, çarşı adlı harika bir taraftar kitlesine yakışmayacak denli heyecansız,istanbulda değilde herhangi bir anadolu şehrinde kurulsa idi kayserispor, ankaragücü düzeyini aşamayacak, fenerbahçe ve galatasaray'dan fırsatla beş ila yedi yılda bir şampiyon olabilecek ligin tartışmasız en iyi 3. takımı ünvanını elinden bırakmayan spor kulübü.
2009-2010 sezonunda şampiyonluğun hayal olduğunu ilk 3 maçla beraber gösteren, şampiyonlar ligi'nde hezimetten korktuğum yaşam felsefem, hayatım takımımdır. siyah kadar asil, beyaz kadar saftır.
ama bu sezon maalesef bize siyahın kara, beyazın da kirletilebilir yüzünü gösterecektir.
bobo gibi adamı 5.5 milyon euroya satmak isteyen, tabata'ya 8 milyon euro veren bir başkana sahip kulüp. yazık lan bu adamlara. biraz hesap, biraz matematik hiç olmadı abaküs.
2009-2010 sezonu başında elimizde neler var bakalım: (elimizde bunlar var mutlu olmaya yetmez ki)
bir adet mustafa denizli. çok teknik direktör gördüm beşiktaş'ın başında. çoğunu da sevdim. lakin, şampiyon yapmasına rağmen bu adamı hiç sevemedim. ne bileyim lan, sevemedim işte. günü kurtarmaya yönelik bi çabayla alındı zaten ve kafasındaki tek şey günü kurtarmak.
bir adet yıldırım demirören. dün gece yarım gibi, tam uykuya dalacakken televizyondaki alt yazıya takıldı gözüm. takılmaz olaydı anam, takılmaz olaydı babam! yemin ederim, gözüme uyku girmedi. uyuduğum az bi vakitte de rüyalarımda hep tabatalar, 8 milyon eurolar döndü durdu. bi gün bu adamı golf oynarken basacam. golf sopasıyla kalın ense köküne hafif bi darbe indirip etkisiz hale getirdikten sonra şu soruyu soracam: abi sen manyak mısın? senin kafan nasıl bi çalışma sistemine sahip? tabata ne lan? senin takımının yıldızı olan bobo'yu 5 milyon euro'ya satamamışsın 3 aydır. 2 ay sonra iyileşecek delgado'yu dondurmuşsun. ne idüğü belirsiz, gelecek vadetmediği gibi geçmişi de zerrece ışık saçmamış birine 8 milyon eu.. yok, dayanamıycam ve golf sopasını bi kez daha kullanma yoluna gidecem.
bir elimizde denizli, bir elimizde demirören var. hakkaten de mutlu olmaya yetmez ki. bir elimde skim bir elimde taşşağım olsa daha çok mutluluk verir. bu benim kendi görüşüm tabii. elin adamı o paralara brezilya milli takımından oyuncu çekip alıyor anam!
en azından üçüncülük için şanslı sayılabilecek bir kura çekmiş takım. ancak mustafa denizli'nin ''ikinci sezon sendromu''na dikkat etsinler diyorum.
bir de transfer sezonunu büyük bir başarısızlıkla kapatmışlardır. eğer tabata'yı alıyorlarsa bir nebze toparlayabilirler ama gene de cl için kadro son derece yetersiz.
gecenin bir yarisi wolfsburg'la eslestigi icin bir galatasaray'li olarak almanya'daki maclarina nasil gitsem diye daha simdiden beni heyecanlandirmistir. belki kimse bakmadi ama mac 21 ekim 2009'da almanya saati ile 20.45'te oynanacakmis eger bir aksilik yasanmazsa. simdiden bir yol programi cizmeli, o güne denk gelen isleri temizlemeli, acilen cevreden arkadas gaza getirmeli ve hani o televizyonda galatasaray formasi ile besiktas'i destekleyen taraftarlardan birisi olunmali.
BENCE WOLFSBURG UN VE MANCHESTER IN GRUPLARINA CIKMASINDAN OTURU BAYA SEViNCLi OLDUGU TAKIMDIR...NE YAZIK Ki her yıl oldugu gibi bu yıl gruptan cıkamayacakTIR BESiKTAŞ.
edit: SAHi KURULUSUNDAN BERi HiC BESiKTAS SAMPiYONLAR LiGiNDE GRUPLARDAN CIKTI MI?
ne sacma yorumu la . turk takımı oldugu icin eleştirmeye hakkım vardır. ki olmasada eleştirebillirim. 2 yılda 90 miyon euro para harcamıslar ama ortada sampiyonlar liginde hiçbir gruptan cıkabilecek takım kapasitesi goremiyorum.