semt bizim aşk bizim, son barikat optik barikatı, kartal gol gol gol, alen abi sen manyakmısın, akaretler, tüpçü, şerefinizle oynayın - hakkınızla kazanın, seba başkan, siyah beyaz-ölüm yaşam..
ankaragücü, eskişehirspor, trabzonspor, fenerbahçe, sivasspor fikstüründen tek puan kaybetmeden ve tek gol yemeden ayrılmıştır. zorunuza gitse de gitmese de, en iyi sezonunuzda da en kötü sezonunuzda da beşiktaş en kötü kadrosuyla da en iyi kadrosuyla da ensenizde.
üstelik henüz formda olmayan bir hücum hattıyla ensenizde. üstelik defansından daha kaliteli bir hücum hattı olmasına karşın sakat holosko, sakat delgado, sakat tello, formsuz nihat'a rağmen ensenizde. dua edin ki hiçbiri form tutmasın, sahaya çıkmaya korkarsınız.
son haftalarin en büyük balonu. fenerbahçe gibi son haftaların hatta lig başladığından beri en kötü futbolu oynayan fenerbahçe'yi yendikleri an balona ilk üfürüğü attılar. yaş ortalaması anaokulu sınıfı ortalamasını geçmeyen bir manchester united takımını yendiklerinde ise ikinci üfürüğü salladılar. en son bizim mahalle takımına bile yenilen sivasspor'u da kazayla attıkları bir golle yendikleri için şu an ligin efendisi konumuna geldiler.
ula beşiktaş la bu. iki hafta sonra yine iç karışıklıklar çıkar birkaç yenilgi alırlar ve her şey eskiye döner.
forzabesiktas.com da güzel bir şarkı eşliğinde son 3 maçın golleri verildiği takım. tamam ben bile inanmıyordum alay edenlere ohooo her senemı şampiyon olucaz diyordum. çok alay yedim bildiginiz gibi değil ama arkama bakıyorumda penaltıdan kasımpaşanın golünü ve galatasaraydan yenen 3 golu çıkarırsak sadece 2 gol yemiş. ben hayatımda beşiktaştan böyle bi istatistik görmedim.
alışmışız sakarya deplasmanında 1-0 galipken panter martinez ile cangelenin cinligi ile gol yemeyi
geçen sene 2-0 lardan maç çevirmeyi
sadece 2 gol yediğiiniz için kutluyorum her yerinizden öpüyorum
ayrıca;
bir kaç takımın en etkili 4 ismiyle beşiktaşın 4 ismi:
fenerbahçe ve galatasaray arasındaki ölümcül rekabetten feci şekilde faydalanan takımdır. çünkü bir galatasaraylı için kendi takımının şampiyon olamaması 1 sorun oluşturuyorsa aynı zamanda fenerbahçenin şampiyon olması 5 soruna sebep olmaktadır. tam tersi de geçerlidir tabi. son zamanlardaki kötü gidişlere rağmen fenerbahçe ve galatasaray camialarındaki sessizlik de bundandır.
aldığı kupaların tamamının temiz olduğunu iddia etmek duygusal ve taraflı bir yaklaşımdır. 2003 yılında kazandığı yüzüncü yıl şampiyonluğu, 2006 ve 2007 de türkiye kupasını al(dıttır)ıp, federasyondaki dayılara götürmeler hiç öyle masum bir tarih getirmiyor önümüze.
başarıyı kupa almaktan ibaret olarak görenler için pek başarılı gözükmese de şaibesiz aldığı bütün kupaları alın teri kokan mazisi temiz takımdır.
bu ülkede "halkın takımı" sıfatını en çok hakeden genelde emekçi, sosyalist kesmin taraftarı olduğu; ambleminde türk bayrağını taşıyan, kırmızı rengini savaş sonrası siyaha çeviren takımdır. memleket olaylarıyla sürekli alakadar olanların, devlet meselelerini irdeleyen; kendilerini sorumlu hissedenlerin takımıdır. sporu kupa kazanıp müzeye koymaktan çok ülkenin gençliğini yetiştirme amacıyla kullananların takımıdır.
(bkz: gündoğdu marşı)
şampiyonlar liginde cska'yı yenince uefa'ya katılacağı yönünde duyumlar aldım. ben de isterim böyle bir şey olmasını ama durum tam olarak böyle değil. eğer manu wolfsburg'u yenerse, kartal isterse 10-0 yensin yine grubu 4. bitiriyor. o yüzden önce wolsfburg'un puan kaybetmesi beklenecek.
ilk 6 haftada dalga geçilirken şimdi korkulan takım.. 6 hafta sonunda gs ve fb'den 12'şer puan gerideyken şu an itibariyle gs'den 1 puan önde ve fb'den 1 puan geridedir. bunun en büyük sebeplerinden biri beşiktaş'ın takım futbolu oynaması, maksimum seviyede yardımlaşmasıdır. sivok,ferrari ve ernst'in cezalı olduğu eskişehir deplasmanı bu sayede kazanıldı. sonrasında ankaragücü, trabzon, fenerbahçe ve son olarak sivas galibiyetleri.. üstelik gol yemeden..herkes içten içe beşiktaş'a imreniyor ama laf atmaktan da geri durmuyorlar.. atsınlar, kimsenin ağzını büzemeyiz.
birlik ve beraberlik olduğu sürece beşiktaş'ın bileğini zor bükerler.. rakiplerimize selam olsun. yandaş medyaya da öyle..
hücumun anca maç kazandırdığını iki senedir galatasaray'dan gördük. savunmanınsa şampiyn yaptığını bu sene fenerbahçe ve beşiktaş'ta görüyoruz.
fink-ernst
ismail-sivok-ferrari-ibrahim kaş (bu adamı at düzgün bi sağ bek koy demek isterdim) savunma hattı varken gol yemesi olanaksızdır. hücum hattına baktığımızda da son derece iyi topçuları vardır söylenenin aksine. tek eksikleri moraldi, formdu ve onları da tutturmaya başladılar.
tello-holosko-bobo-nihat hatta batuhan hatta manu maçında gördüğümüz kadarıyla ismail?! kötü müdür bu hücum hattı? değildir. lig için yeterlidir. tek eksikleri formdur, onu da tuttururlarsa zor durdurulurlar.
tabi gönül isterdi ki böylesine güçlü bir savunmaya (bir başka sözlükte yazan bir yazarın söylediği gibi) quaresma-van der vaart ve halil altıntop gibi bir hücum hattı destek versin. ama olmuyor işte, başkanımızın vizyonu o kadar geniş değil.
stoperde ferrari ve ibrahim toraman'ı oynatıp ön liberoya sivok ernst ve fink'i koyarsa gol yemesi imkansız hale gelecek takım. lakin ileride messi, henry ve ibrahimoviç yerine serdar özkan, nobre, bobo olduğu için mustafa denizli'nin böyle bir taktik yapması zor.