ispanyolların evirip çevirip .iktiklerine pazar günü farklı mesai uygulayacak takım, ulan avrupa da sürü ile gol yiyip oynadığı 13 maçın 10 unu kazanan beşiktaş'a çamur atıyorsun, edep.
1. Balkan Savaşı'nda kaybedilen Balkan topraklarımızın üzüntüsü sebebiyle takımın renkleri siyah beyaz olmuş ve Balkan topraklarımız geri alınana kadar bu renklerin kalması kararlaştırılmıştır. o gün bu gündür takımımızın renkleri siyah beyaz olarak kalmıştır.
avrupa'Da yoluna takir takir devam ederek, ülke puanimiza en büyük katkiyi yapan takimim. kupayi alacaklar falan demek simdilik ütopya olur, ancak avrupa'da basarili olduklari sürece, lig'de yenilsinler umrumda degil.
yönetiminin son dönemdeki yaptığı hamleleri bir galatasaraylı olarak kıskandığım takım. zaten taş gibi olan orta sahalarında quaresma, ernst ve guti'nin yanına gerçekleşirse ki bana göre muhteşem bir transfer olacak olan manuel fernandes'i istemektedir, çok yüksek ihtimalle de olacaktır. bizimkiler* de hala keita'yı gönderip takımda disiplin sağladıklarını, elano'yu gönderip kâr ettiklerini, serdar özkan'ı ali turan'ı transfer edip takımı gençleşirdiklerini düşünüyorlar. açıkçası içimden kombineyi aldığım gün kırasım geliyor!
Türk futbolunun 3 büyük kulubünden birisi olan takımı
Türkiye liglerinin namaglup şampiyon olan tek takımı
100. yılında şampiyon olan ilk türk takımı
dünya rekortmeni bir taraftara sahip olan bir takım
6-0 lık leeds united 8-0 lık liverpool mağlubiyetleri ile çok büyük hayal kırıklığı ve üzüntü yaşatmış olsa da seni yendiğin zaman yenildiğin zaman ki kadar sevmiyorum diyebilen bir taraftara sahip tek takım olmalı
takım içinde ciddi anlamda müthiş bir birliğe sahip olan futbol takımı.
en basit iki örneği şu olsa gerek;
bu takımın iki tane dünya yıldızı var. guti ve quaresma. normalde bunlar sorun çıkarır dersin değil mi? en uç örnek adamlar bunlar çünkü. ama bakıyorsun olay tam tersi.
rıdvan dilmen dün diyor ki: "haftaiçi rüştü ile konuştum. guti oynayacak mı diye sordum, rüştü'nün bana cevabı: 'guti bana ne olursa olsun oynayacağım' dedi oldu." bu adam haftaiçi sakatken, tek antremana katılarak maça çıktı ve estirdi.
diğerine geliyoruz. quaresma. bakıyorsun bu çocuk sakat. ama takımıyla birlikte derbi deplasmanına gidiyor, onlarla soyunma odasında maç heyecanı yaşıyor, onlar ısınırken sahaya iniyor, maçı tribünden izliyor. o da yetmiyor, bir de maç bitiminde adam elin portekiz'lisi olmasına rağmen takım otobüsünde "gücüne güç katmaya geldik" tezahüratını başlatıyor!
uzun lafın kısası takımdaki en uç adamların bile beşiktaş'ı bu kadar sevmesi ve sahiplenmesiyle ortada ciddi anlamda bir arkadaşlık var. hayırlısıyla uzun vaadede bu ciddi bir başarı getirecektir.