bu sene şampiyon olamasa da şampiyonu belirleyecektir.
bu başlık ağlayan renkliler tarafından işgal edilecek.
'onlara şöyle oynadılar bize böyle oynadılar' tadında ağlak entryler döşenecekler.
taraftarı olduğum takımdır. türk futbolunun heyecan kaynağıdır. hiçbir maçı koparamaz, maç bitene kadar öldürür öldürür gene öldürür bizleri ah canım! ha bir de beşiktaşa karşı galipseniz maçın son düdüğüne kadar beklemeniz gerekir sevinç nidalarınız için. "her dönem en az bir sorunlu futbolcusu olması gerekir" cümlesi sanki kulüp tüzüğünde geçmektedir. bir önceki kulüp başkanı Yeter Yıldırım Demirörendir. Yeter Bey artık federasyon başkanı olmuştur. (sanırım beşiktaşı başarılı bir şekilde yönettiğinden kaynaklandı, biraz da federasyonu geliştirsin dendi, derin dövlet işleri.)
bu sezonun sonunda 'gidecekler' listesi çok kabarık olacak takım. belki de tarihini en büyük satış listesini açıklayacak.
şunu hepimiz acı bir şekilde anladık ki; futbolcu kolay, istediğin kadar istediğin kalibrede futbolcu bulursun, ucuz pahalı olması da önemli değil. eğer bu gün grosicki sudan ucuza alınan bir adam ve quaresma'dan daha verimliyse gerçekten futbolcunun zerre önemi yok. önemli olan tek şey var o da hoca. beşiktaş'ın gerçekten iyi bir hoca bulması lazım. o hocanın istediği futbolcuların takıma alınması lazım. kenarda dursun lazım olur diye futbolcu alırsan 16 maçta 3 galibiyet alırsın.
beşiktaş'a avrupadan hoca gelmemeli. beşiktaş'ta son yıllarda en başarılı olmuş hoca lucescu. çünkü romen futbolu ile türk futbolu bnzer özellikteler. eğer lucescu alman olsa tutmazdı. takımın başına van gaal gelse çıldırır, bilic kapalı kutu, büyük risk.
beşiktaş'ın başına ya türk futboluyla benzer özellikler taşıyan bir ülkeden ve şampiyonluk yaşamış bir hoca getirilmeli ya da ertuğrul sağlam. başka çare yok, yoksa bu kemoterapi 10 yıl daha sürer.
sir mustafa denizli ile yeni bir yapılanmaya girmesi gereken takım. tayfurla devam edilirse ne yeni sezonu ne de geleceği garantiye alabiliriz. yeni sezondan bi beklentimiz yok diyelim hadi, küçülme, maddi toparlanma adına. lakin tayfur ile geleceğe dönük hamleler yapabileceğimizi hiç sanmıyorum. bu tarz işleri tecrübeli, kurt teknik adamlar yapar.
lig tv' nin verdiği habere göre pfdk tarafından iki maç seyircisiz oynama cezası alacak olan takım. Ulan dün ne yaptık stadda, taşkınlık yok, hakaret yok, götveren dediğimiz için mi bu ceza. Derbilerden önce yıldızlarımızı doğradınız hakettiler diye ses çıkarmadık Ama play off derbilerinden önce böyle bir şey yaparsanız ne federasyon dinleriz ne pfdk. Ha hepiniz götverensiniz o ayrı.
eğer play-off maçlarına carvalhal ile girerse hiç galip gelemeyebilecek takım. tayfur havutçu'da iyi hoca değil ama en azından şampiyonlar ligini hedefliyorsak değişik bir hava gerek takıma. hatta takımın başında roland koch olsa şu ankinden daha kötü olamayız.
Ulan 25 bin kişi koşmuş stada, boğazlarını parçalıyorlar, QUARESMA MAÇın başında didiniyor, pas atmayınca ikinci yarı oyundan düşüyor,
necip gelişeceğine her gün daha geri gidiyor, olumlu özelliklerini kaybediyor, ernst gibi Ha bire geri pas yapıyor,
veli attığı topları kaLEYe yetiştiremiyor,
egemen 5-6 maçtır bomba gibi sürekli Hata yapıyor,
hilbert eskisi gibi orta yapaMıyor,
cenk rakipten çok bize korku salıyor, güven vermiyor,
almeida iki metre boyla altıpastan topu ağlara yollayamıyorsa söyleyecek bi şey yoktur zaten.
Edu, ekrem, holosko'ya bir şey söylemeye hakkımız yok. Suç onları bu kuLÜBÜN kapısından içeri alanlarda.
Ama yazık. Okul harçlığından artırıp, çocuğunun boğazından kesip tribüne koşan, boğazını parçalayan o büyük taraftara yazık.
Ama yönetim bizi kandırmasın. Eğer paralarını ödeyemeyecekse Fernandes, QUARESMA ve ernst dahil hepsi satılsın. Fakat " Biz Gelecek sene
umut
tanju - egemen - atınç - ismail
veli - necip - muHAmmed - burak
MEHMET AKYÜZ - Pektemek
şeklinde kadroyla oynayacağız, bu yıl böyle idare edeceğiz, taraftarımız bizi desteklesin, bütçeyi düzeltip Sonraki yıl için şampiyonluk amacımız olsun" derse biz yönetimi sonuna kadar destekleyelim. Ama bu takımda Gelecek yılda ekrem dağ ve filip holosko gibi oyuncular olacaksa boşuna q7 ve ferdiyi yollamasınlar.
Ama öncelikle ekrem'e, ernst'e, holosko'ya, Hatta gerekirse rüştü ve toraman'a da teşekkür edip kendilerine takım bulmaları istenmeli. Eğer avrupa şampiyonasında iyi bir performans sergilerlerse, almeida, QUARESMA ve Fernandes satılabilir. Ama Eğer Gelecek yılda şampiyonluğa oynayacaksak Fernandes veya q7 den biri kalmalıdır. ( q7 takımın tek yıldızı olabilirse geçen senenin ilk yarısındaki gibi takımi sırtlayabilir) simao'yla ise iyi bir yedek olarak sözleşmesinin bitmesi beklenebilir. Son olarak da kulübün istediği fiyatta anlaşılırsa bobo takıma geri kazandırabilir.
e bu kadar uzun bir entryi sonlandırmadan önce BurAYA kadar okuyan yazarlarımıza teşekkür edip tanım yapalım.
kendisini Uğruna ölecek kadar seven,puan kaybetti diye Ona sırtını dönmeyecek olan büyük taraftara sahip kulüp. bu sevdadan vazgeçersek allah belamızı versin.
her ne olursa olsun, 2012-2013 sezonuna " veli - ekrem - burak - mehmet - alves - sidnei - almeida - tanju - holosko - simao " kitlesinden kurtularak girmesi gerekir.
genç yetenek diye çakma gurbetçileri topluyorsun, hem adamları ziyan ediyorsun hem takımı ziyan ediyorsun.
a2'nde erkut var al oynat.
kur takımı fernandes'in üzerine gerisini düşünme..
yeni yönetimiyle yeni bir oluşuma, yapılanmaya gitmesi gereken takım. bu sezondan kimsenin bi beklentisi kalmamışken, bir an evvel ciddi kararlar alınıp ciddi planlamalar yapılmalıdır. hele bi playofflar bitsin de yaz gelsin de euro2012 geçsin de diye düşünülürse bir sikim olmaz bu takımdan yine. fikret orman önderliğinde günü kurtarmaya değil geleceği garantilemeye yönelik adımlar atması gerekiyor bu takımın artık. hoca değişikliği ve sorumsuz oyuncuların temizliği kaçınılmaz artık. yüksek ücret alan sözde yıldızlarla, sikine eserse oynayan, sikine eserse kart görüp atılan futbolcularla devam edilmesi intihar olacaktır. yine sikine eserse gençlere şans veren esmezse en basit maçta bile as kadroyla sahaya çıkan hocayla devam etmek intihar olacaktır. yürek lazım ruh lazım ayakları da yapmamak lazım, düşük bütçeyle futbol mesleğini ciddiyetle icra eden futbolcularla dirençli bir takım kurulabilir. ayağı düzgün, tecrübeli futbolcular lazım bu takıma. ben quaresma'dan bahsetmiyorum, gel gelelim holosko'dan da bahsetmiyorum. avrupa'da düşük ücretlere oynayan bi ton topçu var bu şekilde. işin ciddiyetinde olan, sorumluluk sahibi ve az hatayla oynayan futbolculardan bahsediyorum. hilbert'ten bahsediyorum. cernat'tan, gekas'tan bahsediyorum. bu tür futbolcular var, rahatlıkla da alınabilir. bu tarz bi yapılanmaya gidilmesi şarttır. 3-4 milyon euro yıllık ücrete oynayan yıldızlardansa 1 milyon'a oynayan sağlam ama yıldız olamayan futbolcular alınmalıdır. carvalhal'den tayfur'dan bi yarar gelmez bu takıma. mustafa denizli lazımdır. lucescu tarzı nokta transferler yapan bi hoca lazımdır. bize sidnei'i değil de zago'yu getirin. bize quaresma'yı simao'yu değil de kaan dobra'yı giunti'yi getirin. faydalı oyuncular, istikrarlı oyuncular alın şu takıma.
beşiktaş'ın forması zirveye oynar. şampiyonluklar önemli değil ama şu seyirciye futbol oynayan bi takım seyrettirin artık. sezonun sonlarına gelmişken, avrupada ligde bi ton maça çıkmışken hala daha defanstan top çıkaramayan şu takımı izlettirmeyin bize.
hangi takımı tutarsanız tutun, bu takımdaki coşku sizi de bir şekilde kendine çekmeyi biliyor. ' yağmurlu bir günde' yi duyunca tüyleriniz diken diken oluyor, çarşı' dan.