juventus'un küme düşürülmeden önceki halini birebir yaşayan kulübüm... isterse herkes gitsin kartal sabit kalacaktır... bu kulüp ne aybaba'nın ne orman'ın kulübüdür....
bu kulüp beşiktaş taraftarınındır... er ya da geç bu taraftara yakışan şekilde yönetilecektir.
buna inancım sonsuzdur.
(bkz: güzel günler göreceğiz çocuklar)
hala en iyi kadroya sahip olan takımdır türkiyede, tabi kimler gidecek ya da kalacak net değil ama şuan ki en yetkin kadro bu. samet hocaya çok şey düşüyor buradan sürekli beraber oynayacak bir 11 çıkarma konusunda.
umarız herkesi yanıltır da 2012-2013 sezonunu şampiyon tamamlar ve güzel bir geleceğin kapısını aralar böylece.
bu yönetimi anlayamadım gitti.
güzel sinyaller verdiniz, güzel şeyler olacak dedim ama bir ışık yok.
eyvallah futbol takımında ücretler konusunda sıkıntılar mevcut ancak elinde üç kupa kaldırmış, 2011-2012 sezonunun amına koymuş bir basketbol takımı varken, neden ilgilenmezsin bu adamlarla.
ergin hoca gitti, hadi milangaz ile sponsorluk sözleşmesi yenilenmediği için gitti diyelim.
erceg cska ile anlaştı. tamam cska lan boru mu ? buna da eyvallah.
takım kaptanın hawkins selametle diyor.
pops ben kara kartalım lan diyor, adam sizden hareket bekliyor. bizde ses seda yok.
arroyo hakkında en ufak bir bilgi yok.
yada basketbol takımı ile ilgili en ufak bir bilgi yada umut yok.
rakiplerin çatır çatır transferler yaparken, senin oyuncuların ile görüşürken, sen en kaba tabirle saf saf dolaşıyorsun ortada. sadece erman hoca, onuda yapmak lazım.
siz hala sivok'un, fabian'ın, quaresma'nın bıdıları ile uğraşıyorsunuz. saçma sapan oyuncularla sözleşme imzalıyorsunuz.
üzmeyin lan bizi.
şu klübe bu aralar nakit para girdiyse şuan sikmekte olduğunuz basketbol takımı sayesinde girdi.
flay off serisinde 60.000 adet feda t-shirt lerinden satıldı.( diğer ürünleri saymıyorum)
bu takım taraftarın eli, ayağı, gururu oldu. kasaya para akıttı.
dağıtmayın bu takımı. formasının içine feda t-shirt ü giyen adamları üzmeyin, küsürmeyin.
olmasın sponsor muponsor yeter ki toparlayın şu basketbol takımını.
iddianameyi okumadan gelenlerin bok attığı kulüptür. şike değil, usülsüz transfer görüşmesi yapılmıştır. ki o maçta o şahıs gayet iyi bir futbol oynamıştır. bu da şike olmadığını gösteren en net detaydır.
yarı finalden önce yapılan bir görüşme Nedeni ile ESKI hocası ve ESKI asbaşkanı ceza ALAN takımım. Biraz figüran gibi durduk bu olayda Ama bu ceza alan kişiler, şike yaptılarsa adam gibi itiraf etsinler ( ESKI galatasaray yöneticilerinin yaptığı gibi) biz de tavrımızı Ona göre alalım. Hakkımız olmayan bir kupaya bizim diyecek kadar şereFsiz değiliz. Tabii yargıtay falan var Ama adı kirlendi o kupanın. Verelim geriye gitsin. Tabi varsa şike.
hangi vicdan 1 gol 1 asist yapan adamın şike yaptığını kabul eder? türkiye ye şikeyi getiren takım taraftarları tarafından bok atılan şeref in kulübüdür.
türkiye' ye şikeyi getidiği iddia edilen takımla ilgili herhangi bir mahkeme kararı mevcut değilken bu şerefli takımın iki yöneticisi hakkında şikeden dolayı hapis cezası verilmiştir.
hayır belki de mahkeme yanlış karar vermiştir olabilir. yargıtay onasa bile gidersin insan hakları mahkemesine o kabul eder belki haksızlık olduğunu vs. ama onları savunacağım diye galatasaray' a bok atmak nedendir? işte bu iftiralardır benim için şikenin en büyük kanıtı. şike davası sürecinin başında ''yapmadık'' diyenler sürecin ortalarından itibaren ''ama o da yaptı, bu da yaptı'' demeye başladılar.
not:-de -da eki ayrı yazıldığında dahilik anlamı katar.
taraftarı tarafından "ama o da yaptı" denmeyen, tofaş arabalar, doping iğneleri, 8-0 ların unutulmadığı söylenen kulüptür. futbolun f sinden anlayan bir kişi o final maçını izlediğinde şike olmadığını görebilir. beşiktaş her zaman süleyman sebaların, şeref bey lerin kulübü olmuştur, şerefli ikincilikleriyle övünür. bilmem anlatabildik mi.
gerekçeli kararı okumadıkça bir şey söylenmesi doğru olmayan ancak şike kararının yargıtay tarafından onanmayacağını düşüncüğüm spor kulübü. türkiye'ye şikeyi getiren kulübün bu kulüp üzerinden kendini tatmin etmeye çalışması da üzücü bir detay.
not: kendi takımımda olduğu gibi beşiktaş için hala daha hangi delillerle karar verildiğinin açıklanmasını bekleyen bir fenerbahçeliyim.
şike davasında biraz figüran gibi duran sevdam. bu günler de geçer. yargıtay kararından sonra bu iki ismin şike yaptığı kanıtlanırsa gereken yapılır. ama yarı final eşleşmeleri sırasında yapılan bir transfer görüşmesi nedeni ile ceza alınması işin rengini ortaya çıkarıyor. ki bu maçta i. akın hayatının maçını oynayıp 1 gol asistle oynarken, fenerbahçe ile şike yaptığını itiraf edip, beşiktaşla finalistler belli olmadan bir transfer görüşmesi yaptığını söylemişken...
ama şu günde ne kadar büyük bir taraftara sahip olduğumuzu anladım. millet şikeden ceza alan birini binlerce kişi ile karşılarken, benim taraftarım, yani şerefin çocukları, susmasını bilmiş, lehimize bilerek akıtılmamış tek damla tere karşı olduğunu göstermiştir.
yargıtay tarafından serdal adalı ve tayfur havutçu'nun cezası onanırsa direkt olarak ligden düşürülmeyi talep etmesi gereken kulübüm. kupayı iade ettikleri gibi ligden düşürülmeyi de talep etmesi gerekir. dekor olsun diye kupayı teslim etmiş olmamalılar.
tüpçü zaten yeteri kadar rezil etmiş bizi, ard arda gelmeyen belanın ta amına koyayım derler ya, vurmuşken en dibe vurmalı ki tertemiz pür-i pak yeni bir başlangıç yapalım, demokles'in kılıcı gibi her an tepemizde duran şike lekesiyle yaşamayalım. bilmiyorum, benim beşiktaşlılığım başkasına el vermiyor.
zaten tüpçü döneminde iyice soğudum beşiktaş'dan. yeterki sktirolup gitsin diye. fikret ormanyeni umutlarla geldi tüm camiaya. batmanın eşiğinde de olsa kulüp taraftarı olmadan basit bir şirket haline döner.
taraftarın beklentisi ne galibiyet, ne şampiyonluk, ne süfer yıldızlar. alnı açık başı dik yürütecek, beşiktaşlıyım dediğinde utandırtmayacak bir kulüp haline geri dönmesidir.
basketbolda ergin ataman galatasaray'a gitti, hawkins, bonsu, arroyo galatasaray'a yakın, erceg cska'ya gitti, sponsor sürüncemesi devam ediyor, futbolda bu takımın eski teknik direktörü ve futbol şube sorumlusu şikeden 1 yıl 3 ay ceza aldı, büyük çoğunluğun istemediği samet aybaba takımın başına geçti, takımdan quaresma ayrılıyor, egemen nasıl olduğunu anlamadan gitti, erkut gibi bir genç eskişehir'e gitti, ernst gidiyo lan ernst, yapılan transferler umut vermiyor, stat konusu sürüncemede, seneye takımın maçlarını nerede oynayacağı belirsiz, stadını yıkıp yenisini yapıp yapamayacağı ya da ne zaman yapabileceği belli değil.
üstüste hayal kırklıkları yaşıyoruz. her gün yeni bir kötü haber geliyor. normalde 1 tanesi olay olacak "ezeli rakibe oyuncu kaptırma" neredeyse her gün oluyor.
ama farketmez. bugünler de geçer, bu dönem de kendi yıldızlarını doğurur. bize düşen sahaya beşitaş formasıyla kim çıkıyorsa o çocukları sonuna kadar desteklemektir. 3-5 topçu gitti diye beşiktaş'tan soğuyacak adam beşiktaş'lı olmayı zaten hiç anlamamış demektir.
edit: mali fairplay yüzünden uefa'ya alınamdığımızı yazmayı unutmuşum. 1 ay içinde o kadar fazla kötü şey olmuş ki.