beyaz ile sidik yarışına girmiş, rafet el roman ın döt olduğu programdır. dialogu aynen aktarıyorum:
r.e.r: ilk programlarını hatırlıyorum da beyazıd, küçücük bir stüdyoda, n beş kişi seyirci ile program yapıyordun sen.
beyaz: (baya bozularak) ya abi gerçekten. ama artık büyüttük stüdyoyu, seyircilerimizde arttı tabi zamanla. hem sadece siz gelmiyorsunuz. dünyaca ünlü starlarda geliyor, o yüzden büyüttük stüdyoyu.
merakla beklemediğim program.
beyaz'ıN nesini merak edeceğim ki.
yeri geldiğinde, olmadı yeri getirildiğinde bir şekilde zorlanarak ve hatta yeri gelmediğinde bile yapılan ayarlanmış espriler.
gelen konuklara el kol peşrevleri.
denk getirilebilirse birlikte yaşayan bir çifti daha evlendirme, yok bu sefer zahit akman olmaz nikah şahidi, beyaz bile yapmaz bunu, yapar mı diyorsun? yok yok, başka bir ahlak bekçisi bulur artık.
laf ola beri gele sohbetler yapılan, zilyon kere dinlenmiş, artık hiç bir çekiciliği kalamış konuklar...
böyle gider bu.
merak ediyor musunuz hala?
edit: merak edenler varmış.
bu yıl yayınlanacak olan en son bölümünün yayınlanmaya başladığı program, umarım bir aksilik bir şeyler olur da bir daha izlemek zorunda kalmayız bu programı.
serdar ortaç denen kişiliğin konuk olduğu bu programın türkiye'nin hırvatistan'ı elediği güne gelmesinden dolayı ne kadar mutlu olduğumu iletmek istediğim programdır.
3 hafta bir izlenmesinin keyif verdiği, her hafta izlenmesinin usanç verdiği en kaliteli show programlarından biri.
beyazıt'ın zekası ise takdire şayan.
beyaz'in ismail yk ile altan altan dalga gecmesini yadirgadik dogrusu. anlamaz sandi. ama anladi ve bozuldu hemen gardi dustu garibimin. yine de efendi oglanmis da ses etmedi. cikti pasa pasa sarkilarini soyledi. geldigi gibi programdan ayrildi. helal olsun. ne diyelim.
daha sonra gokhan ozen geldi konuk olarak. beyaz, aniden gokhan ozen'e " seni ilk kesfetti? " gibi komik bir soru yoneletmesin mi! sasiran gokhan da cevaben hemencik anneler gunu hasabiyle olsa gerek " annem " deyivermesin mi!. biz de ekran basinda " siktir ! " cekemedik de " seni gidi yakisikli anne kuzusu seni! " demek zorunda kaldik.
programin ilerleyen saatlerinde anladik ki; meger, gokhan ozen'i ilk beyaz kesfetmis. yillar once beyaz, kiss fm deki programina o'nu cagirmis. allahim yarabbim!
beyazın * yapabileceği tüm esprilerin tükenmiş olduğu program, hala nasıl gülebiliyorlar hakkaten, o ayrı bir yeti... insanın beyin özürlü oda arkadaşı olunca yüksek seste gece yarısına kadar dinlemek zorunda kalıyor işte... *
an itibarı ile programda geçen bir konuşmayı aktarmak isterim. konuklardan biri ismail yk'dır. Yeni albüm çıkartmıştır, parçalarından birinin adı dikkatini çeker zira yk'nın argo içerikli parçalarıyla bilinen bir şarkıcı olduğunu vurgulamaktadır.
beyaz albüme bir göz attıktan sonra...
beyaz: yahu sen allah belanı versin gibi sözler yazıyorsun, bak yine dikkatimi çekti bir sözcük var hiç beğenmediğim, televizyon programlarında dizilerde sıkça kullanılan. Ve ne hikmettir ki rtük tarafından hiç yasaklanmayan.
(herkes merak içinde bekler)
YK: abi yok aslında ben daha kötü yazıyorum da abim düzenliyor bazılarını eliyor argo sözlerin.
beyaz: Vallahi beni çok rahatsız eden bir sözcük bu insanlar nasıl bu kadar normal kullanıyor şaşırıyorum. Anasını satayım sözcüğü bu kadar kolay kullanılmamalı. Değil mi ama?
-alkış...
YK: ama abi anasını satayım var anasını satayım var, biri böyle gülerek söyleyince bir şey oluyor sanki...**
miadı dolmuş olan program.
konsepti, sunucusu fena halde demode artık. çıkardığı konuklar kadrolu gibi yılda bir kere arz-ı endam ediyorlar. yeni kaset şarkılarının arası eski bilindik sohbet konuları ile dolduruluyor falan. gerçekten söyleyebilecek ilginç şeyleri olan, seyircinin özlediği kişiler de arada kaynayıp gidiyorlar ya da beyaz'ın "doğru mu" onaylatma kalıbına "doğru" deme gibi bir pozisyonda buluyorlar kendilerini.
beyaz'ın diline fena halde takılmış bu "doğru mu" lafı, çok itici, hele bir de takılınca insan.