ekşici entrysi; yine her zaman ki bayat espriler yine saçma sapan konuklarla bezenmiş bir program daha. hayır anlamıyorum ki kim izliyor bu saçmalıgı liseliler desen onlar şimdi ders çalışıyordur. en iyisi nutellamı yiyim.
bu salak ekşici entrysini girdikten sonra baba entrye gelelim.
bugün izledigim program benim için şimdiden efsaneler arasına girmiştir hele beyazın kerem alışık ve yavuz bingölle adeta dalga geçtigi anlar yarmıştır resmen.
üstüne dalga geçilen kişiler durumdan hiç mi hiç rahatsız degil katıla katıla gülüyorlar.
beyaz; bu ikisi var ya bu ikisi o kadar utangaçlar ki markete girseler para üstünü isteyemeden çıkarlar.
insanlar nasıl sıkılmadan izlerler bunu, bi türlü anlamam. yıllardır aynı formatta ilerleyen program.
programın başında varsa o haftaki feysbuk ünlüleri sahneye çıkartılır. beyaz iş başındadır, bu feysbuk ünlülerinden bi güzel kendi çapında dalgasını geçer. ondan sonra herkesin beklediği asıl show başlar. şöyle ki, konuklar gelir. ki bu konuklar genellikle o hafta vizyona giren sinemaların oyuncularıdır. oyuncusu demiyorum dikkat edin. beyaz konuk tasarrufu yapmak amacıyla tüm sinema ekibini bir çağırır programa. yani programa ünlü olan da çıkar, olmayanda.
yakında çekilen sinemanın sesçisini, ışıkçısını da çağırırsa hiç şaşırmam. evet şimdi de eyvah eyvah 2 filminin ışık şefini çağırıyoruz. alkışşşş. yeahhh. neyse, konudan uzaklaşmayalım. program başlar, koltukları hıncahınç dolduran sinema ekibinin arasına önceden planlı olarakta bir şarkıcı yerleştirilmiştir ki bu şarkıcı sohbetin tıkandığı yerde geceyi kurtarsın. şarkıcı çıkar, geceyi kendi imkanlarınca kurtarmaya çabalar, sonra tak reklam. sonra show yine ekranlarda kaldığı yerden tam hız devam etmekte. beyaz yine sinema ekibine kendi süper sonik tarzıyla sorularını sorar, esprilerini patlatır. espri diyorum; ama ne espri? duyanı iki dakika kendine getirtmez, afallatır. tam kendine geldin sanırsın bi espri daha. sonra sohbet tıkanır, şarkıcı devreye sokulur hemen. bu sırada hemen reklam girilir. reklam dönüşünde gelen şarkıcıya da türlü türlü espriler, şakalar yapılarak kariyerinin en zor günlerinden biri yaşatılır. bu döngü programın bitiş saatine kadar devam eder. sonra bi şarkı ve kapanış.
adam istikrarlı bir şekilde meraklılarını eğlendiriyor. izleyin ya da izlemeyin illa bir süre yayınlanıp yayındanmı kalkacak. tüketim toplumu olduk çoktan onu biliyoruz ama bilinçliyim diyen insanlarımız bile tüketim toplumu olmamız gerektiği yönünde fikir belirtir oldular. iyidi hoştur eğlenmek için izlenebilir.
artık, yeni vizyona girmiş, ya da girecek olan filmlerin, reklam programı gibi olmaya başladı. tabi bu da programın
muhabbetini sınırlıyor. halbuki çok çeşitli konuklarla çok değişik muhabetlerin yapılacağı bir program olabilir.
eğer bu reklamlardan extra bir kazanç alıyorsa, o zaman üst üste haftalarda yapmaması daha akılcı olur.
hayatta herşey para değildir.
aylar sonra tekrar bi izlemeye çalışayım dediğim onda da kayahan'a rastladığım program. ve kayahan susmuyor susmuyor susmuyor. beyaz'ın programlarının geleneği bu oldu artık. bi konuk alır sazı eline diğer konuklara pek söz verilmez öyle biblo gibi otutturulur, program harcanır ve sıkılarak gene kanal değiştirilir hep aynı gene aynı..
aylar sonra, engin altan düzyatan ın konuk olmasıyla tekrar izlediğim program. gözümüz gönlümüz açıldı, kulağımıza karizmatik ses geldi yahu oh be * adamda da ne karın kası varmış, dövmesini gösterince gözümü aldı resmen *