Üzerinden provakosyonların yapıldığı, belli ittifakların nasıl yürütüldüğünün ortaya koyulduğu çocuktur.
Provakosyonun bu kadarı!!
Allah rahmet eylesin yurdum çocuklarından biri öldü belli olaylar çerçevesinde.
(ki nereye, kimlere mensup olduğunu es geçerek söylüyorum, yani o gezi eylemlerinde gerçekten ekmek almak için çıktığını düşünerek)
sözde Vatanını, milletini seven insan evlatları sokaklara dökülmüş, sözde tepkilerini göstermek adına geçtikleri yerleri yakıp yıkıyorlar. Madem bu kadar tepkilisiniz sandıkta gösterin tepkinizi.
Matem dediğin, yas dediğin yırtına yırtına değil sükut içerisinde tutulur.
HEr yıl bilmem kaç tane şehit verdik biz, hangi şehit ailesine böyle destek verdiniz?
Hangi şehit ailesinin böyle yırtındığını gördünüz?
Eğer bir çocuk öldüyse bu aynı zamanda gezi eylemlerindeki taşkınlıkların da sebep olduğu bir durumdan dolayıdır.
Ne akpciyim ne yandaş ne yoldaş. Vatanını, milletini seven bir yurttaşım sadece.
Özgürlükler adı altında kimsenin bu devleti kaosa sürüklemeye hakkı yoktur.
Kapitalist ve emperyalist sistemin dayatmış olduğu özgürlük kavramının altındaki bu çirkefçe ve bölücü, sözde halk hareketinden vazgeçilmelidir.
Berkin için konuşan insanları görüyoruz televizyonlarda, orada burada; agos gazetesi bilmem neyi vs vs..
Kimin neye hizmet ettiği ortada.
Bu memleketi beğenmiyor musunuz arkadaş çekin gidin.
Batının her şeyini çok beğeniyorsunuz istiyorsunuz ya, sizin o çok beğendiğiniz batının polisi bir kusurlu harekette neler yapıyor görün.
Canım teyZem elınde ekmegi bir ekmek için kimse ölmesin diye bağırmaya gelmişsin ders olsun insanlığa. içimiz yanıyor ciğerimiz yanıyor boğazımız düğüm bıraksalar o katili delik deşik ederiz bi bıraksalar.
chp nin eline bulaşan son kan damlası.
gezi olaylarını kışkırtan baş aktör chp dir zira.
ek olarak kimse kimseyide kandırmasın, eylemcidir kendisi.
gencecik fidan edebiyatı yapan ikiyüzlüler utanmadan o gencecik fidanları sürdüler ya polisin üstüne?
antalyada bile polisle çatışmaya ailesi tarafından yollanan 13-17 arası gençlerle doluydu ortalık.
öncelikle ben o ailelerin sıfatına tüküreyim.
sen bacak kadar çocuğu çatışmaya yolluyorsun, zehirliyorsun.
ikinci olarakta onu çatışmaya yollayan sonrada arkasından üzülüyormuş gibi yapan eli kanlı chp ve naylon solcu-terörist kırmalarınında hesabı sorulacaktır.
devletin otobüslerini yakıp, bankalarını yağmalayıp, esnafına saldıran şerefsizlerin gözümde tezek kadar değeri de yoktur. hepsi ölse üzülmem.
ama onun ölümüne sebep olan terörist sevdalısı naylon solcu örgütlerinde tribe girmesi dediğim gibi komik.
sen ölüme sebep ol bunun için devleti, polisi suçla. oldu gülüm.
Yürüyenlere adalet arayanlara sözüm yok..
Haklısınız...
Adalet hepimize lazım !
Yürekleri dağlayan bir ölüm bu hakkı bilen hakka inanan herkesin yüreğinde bir sızı olacak elbet..
Ama unutmayın bu adaletsizlik bu yokluk bu samimiyetsizlik yeni değil !
Bana tanıdık geliyor nedense,
Ali ismail desem hatırlarsınız...
Peki gazi olayları ?
Peki uludere ?
Peki ülkenin güneyinde sarp dağlarda canını veren askerlerimiz, bizim çocuklarımız..
Deniz gezmiş desem geleceğin aydınlık çocuğu,
ya da Uğur Mumcu ?
Peki Adnan Menderes ? Onun arkasında kalan evlatları ?
Katilleri hep aradık durduk, birilerinde hesap sorduk..
Deniz dedik çocuklarımızın adına, sol elimizi yumruk yapıp yardık gökyüzünü değil mi?
Şehitler ölmez vatan bölünmez dedik... Hangimiz ağlamadık haberi getiren subaya sarılıp vatan sağ olsun diyen babayı görünce ?
Bir de öcalan gerçeği var hani bebek katili olan ? Sahi hatırladınız mı o resmi kundakta alnındaki kalaşnikof mermisiyle fotoğrafı olan kürt çocuğunu ?
Hadi beyler, hadi bayanlar
Kandırmayın bizleri ve kendinizi..
Hepimizin içinde bir katil gizli...
Adnan Menderesin idamına hak yerini buldu diyenler...
Deniz Gezmişin mirasına komünist rus uşağı diyenler...
Şehit cenazelerine sevinenler..
Uludere de katliama maruz kalanlara kaçakçıların elinde ağır silahlar ne geziyor diyenler...
Maraş olaylarında çanak tutanlar...
Sivasta yangına su değil körükle gidenler..
Bir Muhsin ölünce, öldü katil diyenler...
Hepimizin içinde yatan bir katil var..
ideolojimizin ve içimizdeki canavarın esiri oldukça bitmeyecek bu cinayetler...
Bugün Berkin oldu adı dün Deniz ondan önce Adnan sonucu bilinen şeyleri izah etme çabası ne zor..
Hepsi Habil..!
Dün sen öldürdün, ondan önce öteki..
Hepsi Kabil..!
Bugün bir Berkin öldü ve insanlığımız böyle can çekiştikce son da olmayacak...
Kabil olup içimizde ki insanlık düşmanı Habil'i öldürmedikçe...
ilginç bir şekilde polislerin askerlerin şehit olmasından sorumlu tutulan 16 kilo kaldığında yaşamını yitiren çocuk. ölüm nedeni rastgele atılan bir gaz kapsülü. serap eser i hatırlar mısınız bilmiyorum. otobüse molotof kokteyli atılarak kasıtlı bir şekilde yakılarak öldürülmüştü. berkin öldüğünde ortalığı ayağa kaldıranlar o gün susmuştu. o gün susup, bugün konusanlara lanet yağdırılması gerekirken bugün berkin terörist olmakla suçlanıyor. berkin'in tek suçu çocuk olmaktı ağalar...
Çocuk...
Gitmeseydin, omuz omuza direnseydik be çocuk.
Görüyor musun neler oldu senden sonra?
Uyanmamız için senin ölmen mi gerekiyordu be çocuk?
Sana bir şey söyleyeyim mi?
Bu boktan ülke için fazla masum ve iyiydiniz.
Bu ülke sizin gibileri, bizim gibileri hiçbir zaman bağrına basmadı. Basmayacak.
Bu ülkenin kaymağını tecavuzcusu, hırsızı, katili yiyor.
Yine de gitmeseydin be çocuk.
Keşke.
solcuların ikiyüzlülüğünü gözler önüne sermiştir bu ölüm. üzmüştür. çok üzmüştür.
ey solcular! yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla herhangi bir karşı düşünceye en ufak saygı gösteremeyecek kadar empati yoksunu zavallı birer küfürbazsınız.
Madem beyniniz insan sevgisiyle yıkanıyor, hepiniz birer Rahibe Teresasınız, peki sözlerinizi idrak edemeyecek kadar mı körleşti kalbiniz? Hayatım boyunca düşüncelerimden dolayı ağır hakaretlere maruz kaldım. ağza alınmayacak sözler işittim. bunun üzerine ne söyleyeceğinizi tahmin ediyorum. evet haklısınız gencecik bir fidanken ekmek almaya gittiğimde öldürülmedim. peki siz kendinizden hiç utanmıyor musunuz ölen o gencecik bedenin üzerinden siyasi çıkar devşirmeye? ölenlerin gerçekten umrunuzda olduğuna kendinizi dahi inandıramadığınızı görüyorum. Tüm bu yaşanan süreçte ölü bedenleri hasretle beklediniz. yetmedi mi kana susadığınız? eli kanlı örgütlerin amaçlarına alet olduğunuz?
Gezi olaylarında ölen gençlerin ailelerinin arkadaşlarının tüm sevenlerinin gözyaşları yetmedi mi? istiyorsunuz ki insanlar sokaklara dökülsün, yeni trajediler türesin. Gerçekten inanıyor musunuz uğruna sokaklara döküldüğünüz siyasi liderlerinizin sizi zerre umursadığına? dökülen kandan beslenen birer zavallı olduklarını ne zaman idrak edeceksiniz? bugün ben çok gözyaşı döktüm Berkin Elvan için. Katillerine lanetler okudum. 15 yaşında bir gencin nasıl günden güne eriyip 45 kilodan 16 kiloya düştüğü düşüncesi içimi acıttı. Ağladım, onun için dualar ettim.
Gerçekten hiç mi utanmadınız bir vampir edasıyla O'nun kanı üzerinden siyaset devşirmeye? Sizin gibi düşünenleri her gün okuyorum. ülkesinden, insanından tiksinen insanların, ülkesi için iyi şeyler düşüneceğine inanmıyorum.
biz toprağı bol olsun dedik, mekanının cennet olmasını temenni ettik, ''yaptığı kötü bir iş varsa henüz akil baliğ olamamasına, mümeyyiz çağa gelememesine bağlıdır, rabbimiz taksiratını affetsin'' duasını yaptık, dinine/inancına yaraşır şekilde uğurlanmasını içimizden diledik, sorumluluğu olanlara lanet okuduk (hükümet veya gezi eylemcisi arasında ayrım yapmadık), icabında ailesine baş sağlığı diledik.
bu temennilerimizin kaçı gerçekleşir, kaçı gerçekleşmez ben bilemem; ama bildiğim bir şey varsa, merhumun cenazesinin ideoloji şovuna dönüştürüldüğüdür. yok, fıkıh kitaplarının cenaze babında anlatılan başlıklarını anlatmayacağım elbette. benim eleştirdiğim şey, neden böyle oluyor? elvan'ın ölüm haberi geldikten birkaç saat sonra zaten kendisi için yaptırılan yüzlerce bayrak, poster, çıkartma, dev pankartlar meydanlarda ve üniversitelerde arz-ı endam etmişti. ne ara yaptınız bunları arkadaşlar? bunlar önemli mi allah aşkına...
yiten bir can, şahlanan bir ideolojinin motorudur. bazı romantik devrimciler ateşle oynuyor. kendi cihadlarını yapıyorlar. halet-i ruhiyeleri bu.
en tehlikesi de, artık ölenlerin düşüncelerine göre değerlendirilmesi. bu bir toplum için çok acı.
''ideoloji, ideoloji'' dediğimiz şeyin iki ünlü ve siyaset bilimi terminolojisinde kabul edilen tanımı şudur: ''fikirler bilimi, siyasî doktrin''
bu nasıl bir ''fikir'' ki, uğrunda insanlar ölüyor ve bayraklaştırılıyor. ben bunu kabul etmiyorum. inşallah kim haksız yere kan döküyorsa, hepsi döktükleri kanlarda boğulurlar. fitne çıkaranların da, çıkardıkları fitnelerde canları çıkar.
içimizi yakmıştır en derinden.
her şeyi herkesi geçin sağını solunu, dindarını ateistini hiç kimse zerre umrumda değil. emin olun o minicik çocuğun da umrunda değildi. yapmayın ey inanlar; çocuk ya bildiğiniz çocuk. daha bilgi işlemleme, bilişsel yapısı oluşmamış bir çocuk. 15 yaşında bu çocuk ey vicdansızlar, eyy allahsız yaratıklar; özür dile ya. halk senden özür bekliyo hatanı kabul etmeni bekliyor.
dün ve bugün bu çocuk hakkında ileri geri konuşan pis mahluklar; yok sapan yok başka amaçtır diyenler elinizi vicdanınıza koyun 15 yaşında çocuk, minicik melekti o.
o anasının feryadını duyup, feryat ettiği o fotoğrafı görüp de gözleriniz dolmuyor mu sizin de?
bugün cansız bedeni ruhlarımızdan birer parçayla toprağa verildi.
peki neden gözlerini dünyaya yumdu bu çocuk? düşündünüz mü?
gezi olayları sırasında can verdi. gezi olayları neydi peki? gezi olayları hükümetin hak ve özgürlüklerimize tecavüzüne karşı çıkmaktı. gezi parkı, temiz hava alma hakkımızı korumakla başladı, ağaçlarımızı korumak isteyenlerin protesto haklarına saldırıya karşı çıktık önce. sonra bizim de protesto hakkımıza saldırıldı, ona karşı çıktık, öldürüldük ,haksız yere ölüme karşı çıktık. defalarca öldürüldük, sayamadık.
bu saldırıların başlaması ve büyümesinin tek sebebi hükümetin dikdatörce yaklaşımıdır.hükümetin polislerin kulağına fısıldadığı ölüm emridir. o polisler canice müdahele etme konusunda-hükümet desteğiyle- bu kadar rahat olmasaydı, sağa sola hedef alarak biber gazı atmasalardı, ölür müydü berkin yine?
bu adam hala ölüm naraları atıyor meydanlarda, ne yaparsa yapsın yanına kar kalıyor. hala anlamsız bir biçimde kendiyle çelişerek devam ediyor konuşmaya. hala utanmaktan ziyade görmemezlikten gelerek geçiştirmeye çalışıyor olanları.
eğer berkinin mezarında başımızı kaldırabilmek istiyorsak, bu ölümün cezasını bulmasını istiyorsak, bu katilin hesap vermesini sağlamak lazım. hükümetin bu tutumunun cezasını çekmesi lazım.
Sevimli, güzel Berkin Elvan'ı, komünizm söylemleriyle kandırıp, eylem eylem dolaştırıp, vefat edince "Ekmek almaya çıkmıştı, öldü." diye çocuk üzerinden ucuz siyaset yapanları kınıyoruz.
Komünist devrim hayaliyle küçük çocukları sokaklara çıkarıp çatışmanın içine sokan, polisle karşı karşıya getirenler, meydanlarda kızıl komünist bayraklarla Berkin'in yasını mı tutuyor sizce?
Berkin Elvan'a Allah'tan rahmet diliyoruz. Onu elinde sapanla yüzünde maskeyle polise taş atacak hale getirenleri de Allah ıslah etsin. Berkin Elvan'ı bahane edip, insan canına karşı hassas taklidi yaparak, polisi yakarak öldürmek için molotof kokteyli atanlara da Allah'tan akıl diliyoruz...
Lütfen provokasyonlara karşı uyanık olun. Tencere tavayla yeni fidanları sokaklara dökmeyin. Komünist emellere farkında olmadan hizmet etmeyin. Ölen her candan sorumlu olursunuz.
Ayrıca "ekmek" gibi bir nimetin üzerinden siyaset yapmayın. Dün Kırşehir'de devrilen polis aracında şehit olan kardeşlerimiz de evlerine "ekmek" götürmek için çabalıyorlardı. Birilerinin "ekmeğine" yağ sürmeyelim lütfen!
Üzüldüm kendisine.
Sadece o kadar.
Ne dünyam basıma yıkıldı ne de kahroldum.
Bende mi sorun var bilmiyorum ama normal geldi.
Aslında sorun sanırım zihniyetimiz.
içimdeki o ses bana "kasınmasaydı" diyo.
Susturamıuorum da.
Yanlıs, farkındayım.
Ekmek mekmek alma mevzusu degil durum.
Yani ne işin var be oğlum.
Gitme işte, gitme amk.
Dedim ya suçlu bence bu cocuk.
Zihniyetimizi sikeyim ama malesef durum bu.
Kafam bildiğin olmuş çorba...
velev ki bir terör örgütünün üyesiydi, velev ki polisle çatıştı, velev ki sizin sevmediğiniz herhangi bir eylemi gerçekleştirdi. soruyorum; peki öldürmeye hakkınız var mıydı? ulan bırak cinayeti, soykırım suçu işleyenler dahi 'mahkeme'lerce yargılanırken sizin 'milli irade'niz can almaya neden teşebbüs etti ve aldı?
seni Deniz abin, yusuf abin, hüseyin abin, mahir abin, ulaş abin, taylan abin karşılayacak.Korkma,
ama sen bizi bırakıp gittin ya, aşkolsun sana çocuk, aşk olsun...
akp'lilerden her geçen gün daha çok tiksinmeme neden olan çocuk.
elinde sapan varmışmış da polise taş atmışmış. ulan o da isterdi gücü olsun da ordaki polise taş atmak yerine bir gecede hepsinin görev yerini değiştirsin. elinden gelen bu, kalkanı, maskesi, silahı olan polise sapanla taş atmış da ölümü hak etmiş o yüzden.
polise taş atan ölümü hak ediyor, oglu ifadeye gitmesin diye bir gecede binlerce polisi yerinden eden adam kahraman oluyor. sanki bizde polisleri görevinden almak yetkisi vardı da kullanmadık. kimi sapanla taş atıyor, kimi böyle toptan sallıyor. niye birine alkış tutarken diğerine ölümü reva görüyorsunuz?
hakkında iğrenç mesaj atanlar, kendi çocukları ah dese hemen koşar meraklanır.
yazık.
o tweetler o facebook ta yazılanlar tek tek deşifre edilip sokaklara asılsa keşke. utansa insanlar.
ha utanırlar mı o ayrı.
geziyi destekleyen biri değilim.
ama çocuk lan o. hadi çocuk olmasın onu da geçelim. devletin polisi tarafından öldürüldü daha ne olsun arkadaş.
çocuğun ağlıyor yan odada hadi koş. en azından yanında.
güzel çocuğum,. yakışıklı oğlum.. delikanlım.. kara yağızım. kara gözlüm.. gittin mi sen şimdi? haylazlık yapamadın mı daha da? öpemedin mi bi güzelin dudaklarını doyasıya? ve ağlayamadın mı ayrılık acısına henüz? koşamadın mı korkusuzca sokaklarında yurdunun? göremedin ki denizini, dağını, ovasını, meyvesini, sebzesini, karını, rüzgarını nedendir ki bu toprağa aşk? girmek var mıydı böyle tez e be güzel çocuğum? sen daha can içi olmayacak mıydın anasının kuzusu delikanlım.. sana kefen geniş gelmedi mi ? bari melek kanatların kırışmasaydı.. içimiz kan ağlamadı be çocuk, kustu.. o aydınlık gözlerin var aklımda hani şu kapkara kaşlarının altındaki gülen güzel gözler.. ya gidebildin mi güzel bir konsere? yağmurda ıslanarak.. ya da bir futbol maçında doyarcasına küfür ettin mi ağzın dolu dolu.. neydi ki abim neydi toprağa bu hasretin. baksana ağlamadım ben, yaşlar kendisi gidiyor. vallaha bak.. slogan atamadın ki sen daha mitingte dilin dönmez be abisinin yakışıklısı. olmaz yani. senin ellerin pamuk gibidir, öpülesi.. sana gelmez ki gaz kapsülü filan. melekler korur.. gözlerin karanlığı mı sevdi, o kapkara gözler. ha abicim.. duysana bizi.. duy be güzel çocuğum.. daha rakı içmedik ulan, ahmet kaya dinleyip ağlamadık bile. hele nazım ın şiirini hiç okumadık beraber.. rakına buz istemedin bağırarak.. sarhoş olamadın örneğin. yalpalayarak mahalleyi ayağa kaldırmadın ulan daha. nasıl gidersin nasıl ali ismail mi çağırdı yoksa ethem abin mi sarılmadı doyasıya sana. yoksa cömert çiğ köfte mi yaptı. neydi ulan seni oraya götüren. kefene sığmazsın ki sen gözleri deniz kokan çocuk az mı geldi nefes sana. 16 kiloluk o dağ gibi yüreğine nefes az mı geldi ha.. olmadı be abim, olmadı..
Hep dinlediğimiz destanların birine de bizim nesil şahit oldu berkin elva ile. Keşke olmasaydık. Denizleri, hüseyinleri, erdalı anlatırken ağlayanlara eklendik. HiÇ unutmayacağız demenin bir anlamı yokki. Unutmamak seni geri getirmeyecek. Gittin sen esmer oğlan. Melek oldun. HiÇ ama hiÇ bişey senin acını hafifletmez. Senin elinden hayatını alarak ailene evlat acısını yaşatanların evlat acısı yaşaması dışında.