zaman denilen şey; bazen su gibi akıp geçer bazen de boğazımıza düğümler atarak yerinde sayan ama illaki geçen süre..
beklemek; zaman akıp giderken sizin sabit durmanız, beklediğiniz şey adına değişmemeniz.
peki mümkün mü değişmemek?
önceleri umut doludur yüreğiniz, şarkılar anlamlıdır... acı vermez. beklemeye değerdir çünkü her neyse beklediğiniz. belki eşi, güzel bi' haberi, uzaktaki sevgiliyi, belki plotanik aşkınızın bir gün sizi seveceği günü, ya da hasta yakınınızın iyileşmesini beklersiniz.
günler geçer geçer de nasıl geçer. bir siz bilirsiniz bir de birdesi yok işte bekleyenden başka kimbilir o kasvetli hisi?
boğazınız yanar. göğüs kafesiniz daralır. zaman geçmez. zaman nasıl geçmez? zaman geçiyor herkese geçiyor da bir bekleyene geçmiyor gibi geliyor da aslında ona da geçiyor. beklediğiniz her ne ise kapınızı çalmıyor. içinizdeki umut acıya dönüşüyor. bir süre acı veriyor. sonra acıya alışıyorsunuz sonra beklemekten vazgeçiyorsunuz.
farkında mısınız zaman bekleyeni değiştiriyor. ilk gün ki hislerle bekleyemiyorsunuz.
sevdiğinizi önce aşkla beklerken sonraları kızarak bekliyorsunuz. çünkü beklemek can acıtıyor. önce umutla sonra umutsuzca bekliyorsunuz. gelsin, gelmesin sonuç ne olursa olsun değişmeyen tek şey belkide kırılan kalbiniz. kim ne derse desin beklemek kalbi kırıyor...
bir umut beslemek içinde.. bir hafif acı hissetmek derinlerinde. beklemek bir de süresi belirlenmediyse. ölüp ölüp dirilmek her gün. bir gün geçti daha sevinmek umutsuzluğuna lanet etmek sonra da. gelsin demek hergün yeter diye bağırmak ama sessiz kimseye duyurmadan. ağlamak gizlice kimseye belli etmeden ..beklemek.. ya gelirse..
tek kişilik yapılan eylemdir. bıkmadan usanmadan bekler insan gelmeyeceğini, dönmeyeceğini, olmayacağını, olamayacağını bile bile. .beklemek içinde bir umudu yaşatmaktır. beklemek yalnızlıkla inatlaşmaktır. beklemek bir zaman dilimidir ayrıca. uzunluğu kısalığı farketmez, hepsi aynı yola çıkar nasılsa. beklemek üzerine çok söz söylenebilir aslında ama beklerken dili tutulur insanın, kelimeleri azalır..
"Neden hayatında biri yok diye soranLara: Hani bazen durakta beLLi bir otobüsü bekLersiniz ya on dakika, onbeş dakika, yirmi dakika bekLersiniz geLmez. Bu arada başka aLternatifLer de geçer ama binmezsiniz. Ne de oLsa "bekLemişsinizdir o kadar" boşa gitsin istemezsiniz. Sormayın artık bana.! Herhangi biriyLe değiL, bekLediğime değecek oLanLa devam etmeLiyim bu yoLa!.. Durakta yaşLanmak oLsada işin ucunda..."
(bkz: can yücel)
Neden hayatında biri yok diye soranlara:
Hani bazen durakta belli bir otobüsü beklersiniz ya; on dakika, onbeş dakika, yirmi dakika beklersiniz gelmez. Bu arada başka alternatiflerde geçer ama binmezsiniz. Ne de olsa "beklemişsinizdir o kadar" boşa gitsin istemezsiniz.
Sormayın artık bana. Herhangi biriyle değil, be...klediğime değecek; olanla devam etmeliyim bu yola.
Durakta yaşlanmak olsa da işin ucunda.
taşıl kaygısı kaotik özlem
neydi beklediğimiz ve gelecek olan
salt acı
sonsuz yeşil sonsuz gelişkin bir orman
içinde göllerini nehirlerini çağlayanlarını
gök kuşaklarını yitirdiğimiz kara sözcük
yokluğun dayattığı doğurgan sözcük: acı
bir deniz kızının uçma tutkusu
belleğin unutuş çılgınlıklarında
bilinmeyen organizmalar dönüştürürken
bedenlerimizi duygularımızı ben'imizi
çürüyorduk... kaçış yoktu... çıkış da...
yeşil maytap patlatan sahte mesihin sözleri
yalandı acımasızdı efendilerin belirlediği
ölçtüğü biçtiği yaşattığı kendimiz
umarsız öte benler=nesneler
ağlayın
ağlayın ve kanayın
yok olduğunuz irin zamanında
alışkanlık. hele de beklenilen kişinin beklenildiğinden haberi yoksa, hiç bir zaman olmayacaksa yavaşça öldüren bir işkence. haberi bile yok kendisini beklediğimin, ansızın çıkıp gelmesini öyle çok istedim ki bu yüzden gelmedi bence. beklerken bir yerler de hata yaptım, evet suç benim. sıramı, aklımı, duygularımı karıştırdım. belki yanlış durakta bekledim saatlerce, sen seni başka yerlere götürecek olan otobüsü beklerken. kesinlikle hata benim, beklediğim için. ben gitmeliydim ama gidemedim, söylemedin ki yerini nasıl gelecektim? vakit kaybı, unutulur, palavra, bırak gitsin diyemedim. ben yorulmadım da beklemekten. evet yorulmadım, ama keşke bir haber versen daha ne kadar bekleyeceğim. daha ne kadar bekleteceksin? daha buluşmaya karar verip sonra da ekeceksin beni, ekeceksin ki ben kıymetini anlayayım. gereksiz, ben zaten seni bildiğim için beklemekteyim.
kaybetme korkusuyla geçen sancılı süreç. tam pes edeceğiniz vakit 'acaba gelir mi? ' sorusu yeniden içinizde alevlenir. o zaman tekrar beklemeye geçersiniz; hem de ne olacağını bilmeden beklersiniz.
Bakmayın öyle sekiz harf, üç hece, tek kelime olduğuna... ne anlamlar ba...rındırır içinde... ve ne zor bir kelimedir... hem söyleyen... hemde söyleten için... bekleyen bekler, bekleten bekler...
Beklemek... beklersin elin telefonda... bir ses, bir nefes... şimdi dersin.. ha şimdi... beklersin... gelmez üzülür... gelir sevinirsin... birde ansızın gelenleri vardır, pat diye çalar telefonun.. dünyalar nasıl senin olur ki... gelen zaten dünyan değil midir? ...
Beklemek... gözün yollarda, kapılarda... belki dersin, şu yoldan karşıma çıkar.. bugünde burdan gideyim... beklersin çalan her kapı zilinde onu görmeyi... evini dahi bilmediği halde beklersin... açarsın kalırsın öylece... ve beklemek çokda hüzünlü bir şiirdir...
Beklemek... tüm benliğinle, tüm hasretinle... geleceğini bildiğin için beklersin... hasretlerin hasrette... hasret çektiren hasret değil mi? ... beklersiniz... birgün dersin.. gelecek... gitmeyecek... o an'ın heyecanı ile beklersin... ve düşününce nasılda sevinç sarar her yanını.... hayali bile böyle iken... kendisi nasıl olur dersin... ve beklemek çok ta güzeldir gelecek olan için...
Beklemek, beklemektir... ve beklemek, bekleyen ile bekleten arasında bir bağdır aslında...
Kimi zaman hüzün olur... kimi zaman sevinç ve heyecan... karar size kalmıştır... hangisini seçersen o anlamda beklersin...
En berbat eylemlerdir. Bazen en güzel eylemdir. Bir kızla buluşucaksındır ilk günündür. Beklemek o zaman sana çok keyifli gelir. Fakat bunun yanında kötü olan bekleyişlerde vardır.
(bkz: Bir mahkumun özgürlüğü beklemesi)
Beklersin, beklersin, beklersin!.. Hayatının en özel insanıyla tanışmaya hazırlarsın kendini ve bir gün ansızın hiç olmadık bir yerde çıkar karşına, işte o zaman her şey kararır da bir O aydınlatır dünyayı. Işıl ışıl gözlerinde bulursun hayatı, tebessümüyle açılırken yanakları gül edasıyla kayıtsız kalamayan kainat genişler bir anda. Teslim olursun O'na. Hemde o anda. Ne pahasına olursa olsun sana gelmesini istersin ve gelir nihayetinde. Ve birden gidiverir nedensizce. Sesin çıkmaz, solukların düğümlenir her nefes alışında. Aklın durur ve son fotoğrafta O'nun yüzü kalmıştır. Taşıdığı duyguların ağırlığı çok fazla gelir insana. Ama O sende hep güzeldir. Yorgun kalbinle candan istersin mutlu olmasını. Dua edersin O'nun için, üzülmemesi için, senden daha çok sevebilecek biriyle karşılaşması için. Aylar geçmiştir, yıllar yakındır. Ve bir gün geri gelir sana. Koynunda saklayıpta kimseye açmadığı güzellikleriyle. işte o zaman anlarsın O'nu senden fazla kimsenin sevemeyeceğini, senden başka kimsenin de mutlu edemeyeceğini... *
bazen fırtınalara kapılırsın hayatta, bazen karlar yağar üstüne kalkamazsın.
seni şımartan bir söz duymak istersin ama hep seni ağlatan şarkılar söylersin.
bazen gökyüzünde uçan bir kuşun gözlerindeki mutluluğu yaşarsın, bazen de batan bütün gemileri sahiplenirsin
ama bir şey var ki değişmeyen;
hep bir şeyleri beklersin...