namusun kafada olduğunu savunan * erkek kısmının evlenmek için bakire, eline erkek eli değmemiş kız aramalarının çıkış kaynağını oluşturan ilk ve son açımlık,hatta buradan açınız, muamelesi yapılan olgu.*
namus beyindedir diyenler için= ruh kontrolü
yok hayır değildir diyenler için= beden kapsamlı bir muamele söz konusu olur.
holoğram gibi düşünülen, ilk açan siz olacaksınız hissi veren, olmadı el değmeden doldurulmuştur havası yaratan. kızlar için sahip oldukları en önemli değer.
satanistler şeytana kurban edicekleri bakire kızı yatırıp kesecekleri sırada kız bağırmaya başlar:
lütfen yapmayın ben kutsal bakire falan değilim en az 10 kez oral birkaç kez de anal sex yaptım.
Genç kızların daha çocuk yaşta bekaret kontrolüne götürülmesine, bakire olmayan genç kızların kızlık zarlarını diktirmek için soluğu doktorda almalarına ve hatta daha da trajedik bir biçimde cinayete sebep olan, tabu haline gelmiş kavramdır. inceceik bir zarın yol açtığı bu korkunç sonuçlar, biz niye hala burdayzı sorusunun yanıtı olabilecek niteliktedir.
bekareti simgeleyen kızlık zarının işlevi kızların genç kız olduğu zamana kadar rahmini korumaktır. menstruasyon başladığında işlevi biter. ama genelde müslüman ülkelerde işlevi o zaman başlar. çünkü;genç kız olmuş kız,evlenene kadar onu korumak zorundadır. bu noktada en önemli görev ailelere düşmektedir. erkek çocuklarını 'göster çocuğum pipini amcalarına' diye yetiştirmemekle işe başlamalılardır.
sahip olmadan karşı cinsten beklenmesi anlanmsız olan erkek için ulaşılması zor bir olgu; kadın için ise ruhu sıkboğaz eden iki bacak arasına yerleştirilmiş dolgudur.
Kızların ve erkeklerin çoğunlukla ergenlik çağında cinsel yönelimlerine bağlı olarak ilk cinsel birleşmeleriyle değişen durum. vajinasının içindeki zarın olup olmaması, 18 yaşındaki bir kızın bileceği iştir. Aslında kızların bekaretlerini toplumsal baskıyla zorla korumaya çalışmaları son derece sağlıksız ve sapıkça bir yönlendirmedir.
türkiye de bir sorun haline getirilen zarımsı.
doğum yaptıran doktorların doğan her kız çocuğuna bir parmak atmasıyla bu sorun ortadan kaldırabilir.
(kötüleyen mafyaya edit: eğer sağlık açısından sakıncalı olduğunu düşünüp kötülüyorsanız gerek yok, onları ben de biliyorum, benim demek istediğim şey başka; yok şeytan bu diye düşünüp kötülüyorsanız doğru yoldasınız, bu gece prada giydim)
(bkz: the devil wears prada)
bekaret, bir kızın kendine güvenini, arzularını kısıtlamasını, korkmasını neden olan "soğan zarı inceliğinde" şeklinde tabir edilen, türk toplumunda hak edene, japon toplumunda bir geyşa için en çok paha biçilene hediye edilir.
türk adetlerinde bu şekile bürünmüş olmasının, anne, baba, babaanne ve abi/ablanın söylediklerinin ve öğretilerinin çok önemli bir yeri vardır.
eğer, amerikan sinemalarında gördüğümüz gibi, 13-14 yaşına gelmiş kızların hala bakire olduğu öğrenildiğinde alaycı bir tavırla alay edildiği bir toplumda yaşasaydık, bırakın bu konuyu tatışmayı aklımıza bile getirmezdik.
bekaretin bir erkek için ne kadar önemli olduğunu düşünmenin yerine, bir kadının onu kaybettiğinde ya da kaybedeceğinde neler hissettiğini düşünmek gereklidir. bazı kadınların hayatı boyunca utanmalarına, yaptıkları evliliklerinin bazılarının mecburen, bazılarının istemeden olduğunu fark etmemize sebebiyet vermektedir. bir soğan zarına verilen değerle eş değer tutulabilir bir hadisedir bekaret. (bu birinci bakış açısı)
ikinci bir bakış açısı içinse, kendini o zamana kadar herkesten saklamış, kollamış, korumuş ve iffetini hiçbir şekilde feda etmemiş bir kadın görüyoruz. masumiyetin, saflığın, doğallığın, el değmemişliğin vermiş olduğu bir gizem, bir heyecan söz konusu olan. kimileri için bu çok önemlidir. özellikle erkekler için.
üçüncü bir bakış açısı, bekaret az önce yukarıda da anlattığım gibi, saflık ve el değmemeişliği simgelemekte.
peki, sadece kızlık zarı sağlam olması, bu kızın hiçbir cinsel tecrube yaşamadığını bize gösterebilir mi? ya da bundan ne kadar emin olabiliriz? bunu düşünmek, bunu tartışmak bir insana ne kadar acı verebilir?
genel olarak, erkeklerin yüzyıllardır tartıştıkları, savundukları, savunmadıkları bekaret(!)
savunanlar için "erkek adam böyle olur", savunmayanlar için "lavuk" gibi tabirler kullanıla gelmiştir.
bir kızı sırf bekareti için sevebilen bir bünyeye sahip insana insan demenin, onu doğru bulmanın nasıl bir mantığı vardır? bunu anlamak çok zor. yetiştirilme ya da çevresinde gördükleri çerçevesinde bakış açısına sahip, o paralellere takılıp kalmış bir insan evladı(!)
"sevgi denen şey kolay bulunmuyor" denebiliyorsa, eğer sevgiyi bulduysan ve bir bekaret için bunu terk etmek istiyorsan, bu normal değil. bir kıza kız olduğu için değer vermek saçma, bir kıza zeki, akıllı, uzlaşımcı, yardımcı, fedakâr olduğu için değer vermek yerindedir.
bir insanın etini değil, beynini sevebilmek önemlidir. çünkü, bir et parçasıyla bir ömür geçmeyecek kadar uzundur. (evet uzundur) (kısa gibi görünsede)
anlaşma, uzlaşma, akıl birliği bekaretten sonra değil, ondan önce gelir.
...ve bekareti olmayan bir insana karşı hakaret etmemek, zamanında yapmış olduğu bir eylemi suçmuş gibi göstermemek gerekir.
size karşı olan sevgisini utanca, saygısını nefrete dönüştürmek gereksiz ve yersizdir...
içine yazılan beyânları okuduğum zaman sözlük arkadaşlarımın birçoklarının ahlakî , terbiyevî ve en önemlisi dinî bakımdan çok geri olduklarını anlamamı sağlayan başlık!... işte asıl mürteciler bu adamlardır dedirten beyânlara haiz başlık!.. bu bekaret bazı zihniyetler için namusun diğer adıdır!.. işte o çok gizli zihniyetler;
müslümanlar (hakikî MÜSLÜMANLAR ADI MÜSLÜMAN OLANLAR DEĞiL)
Türkler (hakikî Türkler hüviyetinde türk yazanlar değil )