bu kadar kaliteli oyuncu ve ilk başlardaki sağlam senaryoya rağmen , bir dizi nasıl berbat edilir bize göstermiş yapımdır.
bana kalkıp şunu demeyin '' türkiye de onun ayarında dizi mi var . yok efendim bunu izlemeyip arka sokaklar izleyen zihniyet!! bik bik bik .. bunları liselilerden duyarız ancak . illaki birşeyler izlemek zorunda değilsin kaliteli varsa izlersin yoksa kapatır tv yi işine bakarsın.
neyse liselilerden geçelim diziye; dizinin son bölümleri hariç hepsini izlemiş biri olarak nasıl kendi mecrasından çıkıp , ergenler gibi sağa sola laf attıkça büyüdüğünü zanneden, şuna da laf sokayım bundan da kusur kalmayayım diyen senarist(ler) tarafından yazıldığını gördüm.
iktidar bana laf attı ona günü göstermem lazım. şurda solcular ezilmiş onlara da bi el atayım , kürt halkının savunuculuğu varmış ondan da geri kalmayayım derken ne hale geldi dizi.
muhtemelen sözlüklerde de alkışlayan bu zümreyi görüp iyi yaptıklarını düşünmüşlerdir. ama sonuç ortada işte.
ha bide emrah serbes in açıklamaları var bize karışamazlar diye . bahsettiğin kişi başbakan . sev veya sevme başbakan.
kanalın patronu bile reytinler düştüğünde, böyle olursa kaldırırım diziyi diyor. hadi ona da artistlik yapıp 'sana la desene.'
daha kanal sahibiyle sidik yarıştıramazken başbakana diklenmek akıl karı mıdır?
sözün sonu; huyunu suyunu sevmediğim halde -içki , karı kız- aralıksız takip ettiğim dizi zevkinin içine edip bıraktınız ya helal olsun.
behzat amirin akbabuşun evine gidip, rakı içtiği sahnede canı rakı çekmeyen tek bir insan evladı yoktur. hele ki arkadan ince ince gelen neşet babanın " hapishanelere güneş doğmuyor " türküsü ile, ağlamaya ramak bırakır.
televizyonda veda etti yalnız, fakat sinema filmi gelecek.
Sessiz sedasız, arka sokaklar faciası "tutunca" ona rakip olsun kabilinden başlayıp ama daha ilk diyaloğundan çok başka, şimdiye kadar yapılanlardan çok farklı bir dizi olduğunu bangır bangır bağıran efsane dizi.
saati değişti, günü değişti, biplendi, buzlandı, yaş sınırı kondu ama günden güne büyüyen izleyici kitlesi onu hiç terk etmedi.
Malum odakların baskısı da günden güne artarken ve kanal patronu ciddi ciddi yayından kaldırmayı düşünürken, o kitle dimdik durdu ve sahip çıkarak 3 sezon yaşattı diziyi. ama özellikle son sezonda baskı öyle arttı ki, cezalar, saati geçe almalar, rtük uyarıları derken bütün ekibin şevki kırıldı ve daha fazla uzatmadan final kararı alındı.
bu memlekette kaliteli yapımlar çok yaşamaz kuralı bu dizide bir kez daha kendini gösterdi ne yazık ki. hele bir de biraz suya sabuna dokundun mu, rakıyı birayı gösterdin mi, faşizmin akbabaları hemen çöktü tabi diziye.
aslına bakarsan 3 sezon, fena bi süre sayılmaz türkiye şartlarında, tadında bırakmak diye bir şey var ama televizyonda yayınlanan iğrenç dizilerin senedir devam ettiğini görünce, behzat ç.'ye büyük ayıp edildiği çok açık.
neyse ki finalde korktuğum olmadı da, behzat ölmedi. hiç olmazsa bir gün yürekli bir patron çıkar da "hadi toplayın ekibi, gelin başlayın derse" yeniden başlayabilir behzat ç. efsanesi.
ama şimdilik bitti tabi. emeği geçen herkese eyvallah la, eyvallah.
ahmet hakan 'ın şöyle bir yazısı var diziyi bitirmekte pay sahibi olan gavatlara:
gözün aydın türkiye, behzat ç bitti. huzur sokağı'nıza dönebilirsiniz huzur içinde... takılın lütfen
mis gibi survivor'ınızla rahatça uyuyabilirsiniz... çekinmeyin lütfen acun yarışmalarıyla heyecanlanıp zararlı alışkanlıklarınızdan kurtulabilir, acun'a dualar edebilirsiniz.
biraz siyaset diyorsanız terbiyesiz amerikan kanalları gibi yapmayan, tayyip erdoğan'ın her konuşmasını hiç kesmeden veren haber kanalları emrinize amade... açın ve dinleyin.
bin türlü aile içi entrikaya prim verilen ama içki olarak sadece ayran tüketilen gayet münasip dizilerimiz var, buyurunuz efendim. bülent abi bayram yapabilir, bitti işte behzat ç.
kurtuldunuz. artık kimse kimseye 'la' diyemeyecek, herkes nezaket içinde konuşacak, kimsenin kelimeleri bip'lenmeyecek.
artık "böyle polis mi olur" diye hayıflanmanıza gerek yok ağalar... milli polisiyeler gelir yakında...
ercüment çözer ve memduh başgan olmadan final yapınca tuzsuz yemek gibi olmuştur. gerçi son bölümü izleyemedim kısmetse bilgisayardan izleyeceğim ama bu ercüment çözer kaç kişiyi öldürdü ne yani bu adam hiç ceza bulmayacak mı? bence ercüment ya tutuklanmalı yada öldürülmeliydi... *
3 yıl boyunca izlediğimiz dizi diyemem çünkü 3 yıl boyunca yaşadık biz bunu. Cinayetleri çözdük, karakterlerle birlikte sevindik üzüldük ağladık kavga ettik. Onları kendi yerimize koyduk.
Harun'un Eda'yı tavlamasına kendimiz kız tavlamış gibi sevindik.
Esra öldüğünde bir yakınımız ölmüş gibi üzüldük.
Behzat'ın susmasını kendi sessiz yanımızda bulduk.
"Cinayet ben oldum" diyen Akbabayi da anladık, "ben seni gizli sevdim bilmedim alem duyar" diye Türkü söyleyen hayaleti de.
Çok şey öğrendik dediğime bakmayın aslında bildiğimiz gerçekleri yüzümüze vurdu bu dizi...
"insan sevdiğine şans verir"
"Ben seninle mutsuzluğa da varım, bizde mutsuz olalım."
" dünyanın ekseni kaydı sen bana bi adım yaklaşmadın."
"Hayatım da bi kez olsun biri seni seviyorum desin istedim bi kere bile olsa beni sevsin istedim"
Ve bizi kahkahalara boğan onlarca replik an durum...
diziden çok final yapmasına ağlatmış, ankaralıların ve ankaraseverlerin ta ciğerine işlemiştir. behzat ç, bir çeşit yaşam tarzı olmuş ve türk dizi tarihine damga vurmuş mükemmel bir serüvendir.
ankara sokaklarında nerede cinayet nerede olay görsem yoksa dizi seti mi var diye heveslendiğim, beni manyak eden dizidir. halbuki ölen ölmüş kalan kalmıştır. ben de bir set bile göremeden finali yapmışlardır.
beni perişan eden finali ile artık ankara sokaklarında ''belki bugün behzat ç setine rastlarım'' diye fellik fellik gezerken yinelenen umutlarımı da tüketmiş dizidir.
sevenlerinin final bölümünü sakarya caddesinde izlediği, "ulan o kadar salak dizi varken, nasıl biter!!" cümlelerinin ağızlarda dolandığı, haberlerde erdal beşikçioğlu'ndan her ay "behzat ç'ye gidiyoruz" diye aylık sinema şölenine dönmesinin yüreklere su serptiği efsanevi dizi. http://www.tvaktuel.com/h...ddesi39nde-izlediler.html