Sessiz sedasız, arka sokaklar faciası "tutunca" ona rakip olsun kabilinden başlayıp ama daha ilk diyaloğundan çok başka, şimdiye kadar yapılanlardan çok farklı bir dizi olduğunu bangır bangır bağıran efsane dizi.
saati değişti, günü değişti, biplendi, buzlandı, yaş sınırı kondu ama günden güne büyüyen izleyici kitlesi onu hiç terk etmedi.
Malum odakların baskısı da günden güne artarken ve kanal patronu ciddi ciddi yayından kaldırmayı düşünürken, o kitle dimdik durdu ve sahip çıkarak 3 sezon yaşattı diziyi. ama özellikle son sezonda baskı öyle arttı ki, cezalar, saati geçe almalar, rtük uyarıları derken bütün ekibin şevki kırıldı ve daha fazla uzatmadan final kararı alındı.
bu memlekette kaliteli yapımlar çok yaşamaz kuralı bu dizide bir kez daha kendini gösterdi ne yazık ki. hele bir de biraz suya sabuna dokundun mu, rakıyı birayı gösterdin mi, faşizmin akbabaları hemen çöktü tabi diziye.
aslına bakarsan 3 sezon, fena bi süre sayılmaz türkiye şartlarında, tadında bırakmak diye bir şey var ama televizyonda yayınlanan iğrenç dizilerin senedir devam ettiğini görünce, behzat ç.'ye büyük ayıp edildiği çok açık.
neyse ki finalde korktuğum olmadı da, behzat ölmedi. hiç olmazsa bir gün yürekli bir patron çıkar da "hadi toplayın ekibi, gelin başlayın derse" yeniden başlayabilir behzat ç. efsanesi.
ama şimdilik bitti tabi. emeği geçen herkese eyvallah la, eyvallah.