Türk dizi tarihinin en iyi dizisiydi. Devletin ve emniyetin bazı sırlarını deşifre ettiği için ilk önce sansürlere uğramış, süresi kısıtlanmış, en sonunda bitirilmiştir. Acaba kimler Ferit Şahenk'i arayıp özel isteklerde bulundu? Orası bilinmez.
yıllarca ankara'yı amirim sayesinde sevdik, kalktık ankara'ya geldik dizi bitti. Amirim iyiydi, içtendi, bizdendi, bizden çok olmasın bizim gibi içerdi.
Bu sıralar yeniden aklıma gelmesiyle tebessüm ettim. sonradan da lan niye izlemiyorum ki dedim kendime kendime. ve 4 günde 17. bölüme kadar gelmiş bulunmaktayım. izledikçe daha çok seviyor, özlüyor ve hüzünlendiriyor. ohhh daha var 79 bölüm...
ağustosun sonunda başladığım ve şu günlerde bitirmek üzere olduğum dizi.
kısaca belirtmek gerekirse, cinayetler dizide oldukça fazla yer kaplamış ve bu dizinin karakterlerine inmeyi geciktirmiş.
behzat ç nin hal tavır ve davranışları oldukça abartılı ve irrite edici. hani normalde böyle bir adamı sevmezler, sikerler.
behzat çok sevilmiş, bizden biri gibi demişler. aga o işler öyle değil. behzat ç bir asker çocuğu. bu bir. torpil ile polis olmuş bu iki. başına birşey gelmemesi için abisi ve annesinin destekleri olmuş yoksa teşkilatta bile durabilecek adam değil bu da üç. kısaca bu adam bizden biri değil. en azından ben kendimden görmüyorum bu adamı birader.
başına gelen belalar ve dertlerin çoğunluğu da kendi aptallıkları, hataları ve inadı yüzündendir.
sevmediği bir kadınla evlenmiş ve boşanmıştır.
vakti zamanında sikip bıraktığı bir kadından bilmediği kızı olmuş ve bu kız berna yı öldürmüş. bununla yaşamak zorunda kalmış.
sikik sikik tavırları, asabiyeti ve inadı yüzünden çevresindeki insanlara zararı olmuş sarhoşun tekidir.
aklıma gelmişken söyleyeyim. selim hastanedeyken behzat selim e değermiydi bizi satmaya dediğinde selim den aldığı cevapla göt olmuştur. sen adamı hor gör, küfür et, sahip çıkma, sonra değer miydi diye sor. siktir git amk.
velhasıl kelam behzat ç adlı karakter haricinde cillop gibi karakterleri olan dizidir. haa bizim millet sırf behzat var diye sevdi bu diziyi. e ne olacak, herkes kendi gibi olanı sever. ayyaş, öküz, sorumsuz, şerefsiz...
Yerlerde surunen dizi sektorumuze bir nebze de olsa seviye kazandirmis, efsanevi polisiye dizidir. Sağlam bi kadrosu, yaratıcı bi kurgusu vardir. Gelmis gecmis en iyi polisiye türk dizisidir. Açık,net.
hakkı yenen bir dizidir. sadece bir dizi değildi. aslında o hep vardı da biz daha iyi tanımışız gibi. olmayan polisleri olmaları gerektiği şekilde gösteren bir karakterdi.
cennet mahallesi, arka sokaklar, bilmem ne taksi gibi dizilerin yıllarca devam ettiği bir ülkede yok olup gitmesine şaşırılmaması gereken efsane dizilerden biri.
emrah serbes, son hafriyat'ında, behzat'ın sorgusunu yapan mülkiye müfettişine betty der. buyrun betty'nin ağzından behzat ç.:
"askeri lisedeyken yüzbaşına fiili saldırı. askeri okuldan atılmışsınız. siciliniz emniyete sizden önce gelmiş. herhangi bir okuldan disiplin suçuyla atılanlar polis akademisine giremez. ama babanız emekli albay olduğundan araya hatırlı kişileri sokmuş. kayıt dosyanıza ufak bir 'sakıncalıdır' notu düşüp akademiye girişinizi yapmışlar. öğrenciliğinizde ve mesleğe başladıktan sonraki ilk on senenizde fazla göze batan bir durumunuz olmamış.
sene 95. zamanın ankara emniyet müdürü yanınıza gelip 'iyi misin?' diye sormuş. 'saçma sapan konuşma' demişsiniz.
savunmanız 'o sorudan nefret ederim.'
hatırlı kişiler araya girmiş, 2 yıl kıdem tenzili, 2 maaş kesinti, olay kapanmış.
aynı sene ekip aracında alkol alırken yakalanmışsınız.
savunmanız 'karımdan yeni boşandım.'
yine hatırlı kişiler araya girmiş,kınama cezası, yarım maaş kesinti, olay kapanmış.
sene 96. dördüncü sınıf emniyet müdürüne fiili saldırı.
savunmanız. 'terbiyesizlik yaptı.'
yine hatırlı kişiler, 1 yıl kıdem tenzili, 2 maaş kesinti, olay kapanmış.
sene 97. asayiş şube müdürüne sözlü saldırı. parantez içinde okuyorum 'çok konuşma lan' demişsiniz.
savunmanız ' işime karıştı.'
kınama cezası, 2 yıl kıdem tenzili, müdürlere gıcığınız var herhalde?
sene 98. hizmet içi eğitim kapsamında, başkomiserler arasında yapılan bir ankette, 'polis olmasaydınız ne olurdunuz' sorusuna verdiğiniz yanıt: 'katil olurdum.'
savunmanız, 'hayatımda böyle saçma sapan anket görmedim.'
kınama cezası, 2 yıl kıdem tenzili.
sene 99.yılbaşı gecesi bir vatandaşın işaret parmağını kırmışsınız.
savunmanız, 'meskun mahalde ateş edecekmiş gibi bakıyordu.
sene 2000. gençlerbirliği idari menajerine silah çekmişsiniz.
savunmanız, 'kapıları vaktinde açtırmadı, vatandaş dışarda kaldı.'
ve daha bir sürü sayamadığım şey. bunmlar ilk gözüme çarpanlar. görev yerini terk etme ve rüşvet alma dışında, disiplin yönetmeliğindeki hemen hemen bütün suçları işlemişsiniz. 22 yılda 213 soruşturma. toplamda 16 kıdem tenzili, 22 maaş kesinti, 10 kınama cezası, 7 sefer açığa alınma. 161 yıllık polis teşkilatının yetiştirdiğisicili en kabarık başkomisersiniz. meslek hayatınız, polis koleji öğrencilerine kötü örnek olarak okutulabilir. ve şimdi susma hakkınızı kullanıyorsunuz."
türk televizyon tarihinin konusunda en iyi dizisiydi. özleniyor mu hem de nasıl.
karakterler, yaşadıkları, ortamları ve o inanılmaz samimiyet müthişti. hayalet ve akbaba oturmuş gecekonduda bira içerken bizler oturduğumuz yerden eşlik ederdik, o samimiyeti işlemeyi çok iyi başarmışlardı. amirimin yalnızlıkları, öfke patlamaları ve derin duygularının dışa vurulduğu anlar... ve savcı esra kesinlikle o'nun o eşsiz samimiyeti ve amirime olan derin sevgisi akabinde o kurduğu güzelim cümleler...
-mutsuz olalım, ne var? biz de mutsuz oluruz, ben seninle mutsuzluğa da varım
ve ercüment çözer. kesinlikle nejat işler'in oyunculuğunun üst düzey olduğunu bir kez daha kanıtlayan karakter. saygı müptelası, behzat ç. aşığı. ve amirimle olan müthiş diyalogları;
- ya başkomiser bana mutsuzluğun resmini yapabilir misin?
+ amına bile korum
harun'da bambaşkaydı. o ne samimiyet, o ne aşk. akıllardan çıkar mı hiç seviyorum merkez.
behzat ç. hakikaten çok iyiydi. elbette her dizide olduğu gibi kötü bölümleri, vasat bölümleri vardı. beğenmeyen herkesin fikrine saygı duyarak diyebilirim ki;