türk televizyon tarihinin konusunda en iyi dizisiydi. özleniyor mu hem de nasıl.
karakterler, yaşadıkları, ortamları ve o inanılmaz samimiyet müthişti. hayalet ve akbaba oturmuş gecekonduda bira içerken bizler oturduğumuz yerden eşlik ederdik, o samimiyeti işlemeyi çok iyi başarmışlardı. amirimin yalnızlıkları, öfke patlamaları ve derin duygularının dışa vurulduğu anlar... ve savcı esra kesinlikle o'nun o eşsiz samimiyeti ve amirime olan derin sevgisi akabinde o kurduğu güzelim cümleler...
-mutsuz olalım, ne var? biz de mutsuz oluruz, ben seninle mutsuzluğa da varım
ve ercüment çözer. kesinlikle nejat işler'in oyunculuğunun üst düzey olduğunu bir kez daha kanıtlayan karakter. saygı müptelası, behzat ç. aşığı. ve amirimle olan müthiş diyalogları;
- ya başkomiser bana mutsuzluğun resmini yapabilir misin?
+ amına bile korum
harun'da bambaşkaydı. o ne samimiyet, o ne aşk. akıllardan çıkar mı hiç seviyorum merkez.
behzat ç. hakikaten çok iyiydi. elbette her dizide olduğu gibi kötü bölümleri, vasat bölümleri vardı. beğenmeyen herkesin fikrine saygı duyarak diyebilirim ki;