--spoiler--
bence suna ve aziz başkomiser kesik parmak işinde beraberler. ve sezon finalinde (belki de daha erken) bu ikisinin arasındaki bağ çok sikertici bir şekilde açıklanacak.
--spoiler--
harun'un direk kemal sunal'a öykündüğü dizi. özellikle mutlu ve eblek bir bakışı var (önceki sezonda amirini taklit ederken kullanıyordu) direk kemal sunal'ın eski halinin "eevet..." deyip güldüğü sahnenin aynısı.
csı dikmen artık demiyor harun ya. ankara'nın polisi. savcı hanım behzat'la barışsın. harun larissa'yı bıakıp eda ile evlensin. suna ceza görmesin. behzat ç hiç bitmesin.
Benim için televizyonu futboldan sonra kullandığım ikinci ve son neden. Hiç bir yabancı diziden dahi bu kadar keyif almıyorum. Garip bir istek ama inşallah yaşadığım sürece devam eder. Biterse de ölmem.
--spoiler--
neredeyse mükemmel * bir bölümle birlik ve beraberliğe muhtaç olduğumuz şu günlerde hepimizi hüzünlendiren bir bölüm oldu.
birkaç şey var kafamda dönüp duran. bir kere hayalet'in mektubu başarılı bir aşk mektubu değildir. bu yüzden güzeldir. hem hayalet'in acemiliği vurgulanmış hem de bir polisten öyle muhteşem sözler çıkmayacağı düşünülerek mantık hatası yapılmamış oldu. içten, içinden gelen yazılmış bir havası vardı mektubun.
iyi bir kötü adam vardı. bende sempati uyandırdı. bir kötü adam seyircide sempati uyandırabildiği ölçüde kötü adam değil midir zaten?
kahvaltı sofrası konuşması açıkçası ürkütücüydü. "şimdi hepsi geberdi mi abla" "neden parmaklarını kesiyorsun, gırtlaklarını kes" nedir la?
en sonundaki iki kere görünen kelepçe sahnesinde amirimin elindeki kelepçe önce sol ele sonra ise sağ ele takılı olarak gösterilmiştir. Yok lan bu hatayı yapmazlar, ilk buna bakarlar diyordum ama yapılmış lan. Neyse yine de bölümün güzelliğinden bir şey kaybettiğini düşünmüyorum çünkü kimse dikkatli izlemiyordur o kadar. ya da en azından bu kadar basit bir şeyde hata yapılacağını düşünmüyordur diyelim.
o harun'un evden çıkış gidişini kaç kişi gerçekten o içtenlikle yaşamadı ki?
hayalet'in o birayı içinde çaresizlikle içtiği şekilde kim içmedi ki?
tecavüz'e uğrayan ayla'nın yaşadığı şeylere hangimiz gün içinde duyup da gözümüz yaşlanmıyor ki?
içten ol hep böyle behzat ç.
bu seyirci seni hiç bırakmaz!
56.bölümü "kaymaklı" sunulan dizi. kaymaksız görülen, nispetle sıradan bölümlerinde bir zahmet satır aralarını okumak gerekiyor; bu gece senaryoyu hevengiyle yedirdiler, hepsi o. her daim lezizdir bu iş, candır.
56. bölümü son haftalardaki en iyi bölümlerinden birisi oldu. hem bölüme sınırlı konu güzel ve sürükleyiciydi, hem de süregelen diğer konular bu bölümde epey bir heyecanlı ve gerilimli bir hale geldi.
--spoiler--
şevket'in abi ile bir ilişkisi vardı fakat abi rahmetli olduğuna göre şu an kimle ne ilişkisi var onu bilemiyorum. ayrıca memduh başgan, yanına psikoloğu da yerleştirdiğine göre şevket ç bayağı işin içinde olmalı.
şevket'in bu yüzünün tekrar gösterilmesi iyi oldu
--spoiler--
inanılmaz bir bölüm izletti bizlere bu gece. son dakikaya kadar şaşırttı tüm izleyenleri. hayalet tüm izleyenlerin götünü başını dağıttırdı finalde. o değilde finalde çalan şarkıyı bilen beri yanaşsın.
über bir bölümle kitleleri yine ekrana çakmış dizi.
herşeyi geçtim, meyhanede behzat'ın kredi kartından hesabı ödeme sahnesinde bir an yetersiz bakiye çıktığında şevket ç'nin içeri girip, "hesaplar benden" demesi hoş olurdu...
200 bin lirayı aldı, bizimkiler de ceremesini çekti. ne olurdu hesabı bari ödeseydin ya şevket?
seyrine hayran olduğum, geçen sezon daha iyiydi yea çok bozdu diyenleri ayıpladğım(!) (çok ayıp sözlük) dizi.
edit: doğallık, samimiyet fotoğraf makinasıyla çekildiği içindi. profesyonel kamera kullanınca sıradanlaşıyor tabii bir de geçen sene cinayetler daha bir duygusal sebeplerden işleniyordu. kimisi yıllar önce içinde kalan bir ukte için kimisi kocasından dayak yediği için( feride) vb bize yakın şeylerdi.