son bölümdeki kel sakallı abi gerçekten her açıdan etkiledi beni. adını gerçekten merak ediyorum. uzun süreli dizide kalması ve bol bol "konuşması" gerekiyor.
ercan mehmet, kesik parmak mevzusunda bir ters köşe geleceğini söyledi. izleyicilerin bol bol şaşıracağı bölümler geliyormuş bundan sonra. buna ilave olarak, 2. sezonun ilk sezondaki tadı vermediği konusundaki eleştirilere katılmadığını belirtti. anladığım kadarıyla kendisi diziyle alakalı olarak yapılan yorumlara, eleştirilere çok fazla önem veriyor. sözlükleri takip ettiği de har halinden belli.
mecliste behzat ç'nin tartışılmasıyla alakalı konuda çok güzel şeyler söyledi. behzat ç'de şiddet olduğunu iddia edenlerin meclisteki şiddeti neden görmezden geldiğini sordu ve birbirini seven iki insanın birlikte yaşamasının neden problem haline geldiğini anlamadığını da ekledi.
behzat ç. dizisi izleyicilerinin nitelikli izleyiciler olduğunu, genelinin yabancı dizi takipçisi olduğu ve bu yüzden de aynı kaliteyi yakalayamadıklarında eleştirel bakış açısıyla behzat ç'yi değerlendirdiklerini söyledi.
kuşkusuz türkiye'nin açık ara en iyi dizisidir. 56.bölümü bana göre en iyi 5 bölüm arasına girer.
özellikle son 10 dakikası dağıttı resmen. hayalet gazeteci kızla konuşurken gazeteci kızın 'sen hiç ılgın'ı nasıl tavlarım diye düşünmedim mi?'sorusuna verdiği cevap resmen içimi dağlamıştır. bu diziyi sevmemin sebebi içten ve samimi olmasıdır. inşallah hep böyle devam ederler.
birde behzat şule durumuna değinmek istiyorum. nedense ben hala şule'nin katil olmadığına inanıyorum. kasette berna'yı itenin şule olmadığı apaçık belli ilerleyen bölümlerde bu konunu açığa çıkmasını temenni ediyorum.
herkesin söylediği gibi ekranlarda olan çoğu diziden farklı bir yeri olan güzel bir dizi. lakin yan roller ve figüranları artık daha iyi seçmelerinin zamanı geldi. çünkü çok eğrelti duruyor ve dizinin var olan kalitesini düşürüyor. diziye arkadaşların tavsiyesi ile yeni başladığım için internet üzerinden izliyorum.
tam her şey bitti artık eski tadı kalmadı derken öyle bir bölüm yapıyorlar ki karşısında tekrar saygıyla eğiliyorum.
56. bölüm sadece finaliyle değil bütünüyle sinema filmi tadındaydı. behzat amirimin durgunluğu, kibritle olan şizofrenik davranışları, ekibin meyhanedeki iki aylık hesabını kapatma sahneleri muhteşemdi.
eyvallah elifin hakkından behzat reyizin gelmesini dört gözle beklediğim son bölümüyle gecenin bi saati fellik fellik büfe aratan alkolün dibini görmenizi sağlayan über dizi.
son bölümüyle harun'a bir kez daha neden ayı dendiğini, mektubuyla yürekleri dağlayan hayalet'in neden sevildiğini bir kere daha gözler önüne seren harika dizi.
geçen bölümde savcının olur olmaz ben sana savcı kimliğimle sesleniyorum deyip. lafı yedikten sonra gitmesiyle azının payını aldığı dizi.
nesin la sen ? askerlerde böyle ya, ben emekli albayım! ee paranı alamıyormuydun? vergilerimi ben tam ödüyorum dingil.
Şu 56. bölümde Suna'yı dibine kadar haklı kılan sebepler vardı. Aslında bu dizinin adı 'Vicdan Ç.' olabilirmiş. Katil olduğu için suçlayamadıklarım var ya da öldürüldükleri için sevindiklerim. Bir de hayalet var ki 'yine yazamadım' diyor ya o yazdığı bir sayfa ile romantik adam Kafka'nın Milena'sına olan aşk dolu mektupları ölümüne kapışır.
"seni sevmiyorum" lafı bu kadar mı koyar adama. ilk defa harun için üzüldüm be sözlük. hayalet e söyleyecek laf yok yine, ne zaman duygusala bağlasa dağıtıyor bizi. sen bir tanesin hayalet. şevket olayında da bir yanlış anlaşılma olmasını istiyorum. diliyorum. umuyorum. nasıl bir finaldı öyle ya. bu hafta zor geçecek.
--spoiler--
''orta kulağımın amına koydu'' repliği ile dakikalara kahkaha atmama neden olmuştur.
hayaletin mektubu ise beni düşündürmüştür.
ayrıca parası çalınan adam rolündeki arkadaşı tebrik etmem lazım gerçekten mükemmel bir oyunculuk sergilemiştir.
--spoiler--
56. bölümü gerçekten final tadında olan dizi. hatta son sahnelerde bir an kendimi kaptırıp "şimdi kim bekleyecek 2-3 ay" diye bile düşündüm.
spoilerlara gelecek olursak
--spoiler--
daha önce feridenin öldürdüğü adamı gömmüşlerdi. harundan yine aynı teklifi bekliyorum. yine bir gece mezarlığa yolları düşebilir.
--spoiler--
son bölümü fenaların fenası olan dizi. son sahnede iptal olmayan var mıdır acaba? harun'un gözlerinden süzülen yaşlar, hayalet'in aşkın en saf halini yansıtan cümleleri, behzat amirin bitikliği, çaresizliği ağzıma sıçtı.
* harun her ne kadar denyonun önde gideni olsa da iç dünyasındaki o duygusal kişilik insanı etkiliyor ister istemez. ''ben seni sevmiyorum'' lafını duyunca nasıl ter döktü öyle?
* hayalet desen adamın tillahı. duruşu, tavırları, iç dünyası, dış dünyası her şeyiyle adam gibi adam.
* akbaba'nın yalnızlığı içimi burktu, bu bölümün en dramatik sahnesi olabilir orası. hayatı mesleğinden ibaret gibi görünüyor ama aslında içerisinde en derin izler barındıran adam da akbaba. ilerleyen bölümlerde şu kendisini arayan kıza dönse hikaye güzel olur. daha çok ekmek çıkar ordan senaristlere.
* behzat amir'in bu bölümdeki suskunluğu, sessizliği bir şeyler düşündüğüne işaretti aslında. şule'yi affetmesine sevindim. ama oradan da bir ters köşe çıkarsa şaşırmam. yoksa hakikaten tutukladı mı?
* ilk önce ben de herkes gibi şevket ç'nin derin devlet mensubu olduğunu düşündüm de; mantıklı düşününce bunun pek de mantıklı bir tahmin olmadığı anlaşılıyor. şevket'in müdürü reşat'la bir alakası var o paranın. şevket ç, sadece aracı durumunda diye tahmin ediyorum. eğer şevket ç'nin memduh başgan ve ekibiyle bir ilişkisi varsa, behzat da bunu öğrenirse, kan akar, ölüm olur sonunda.
Ankara'da çekilmekte olup. film sektörünün sadece istanbul'da olmadığının kanıtıdır. her ne kadar melih amcanın ve bağzı insanların küfürlerden dolayı hoşuna gitmesede. Filmde gerçekten farklı polyanna diyarında bin türlü şaklabanlıkla insanlara sevdirilmeye çalışılan bir karakter yerine, gerçek hayattan kesintiler gerçek bir cinayet başkomserinin yayabileceği sıkıntılar depresif bunalımları. yaşam mücadelesi yer almaktadır. amaç insanlara herşeyin güllük gülistanlık olmadığını ve ayın karanlık yüzünün de olduğunu gösteren bir dizi filmdir.