--spoiler--
savcı yı dışarı çıkaran kamera kayıtlarına ulaşan selim kayıtları nereden aldığını söylemedi sanırım. iyi niyetli bahri mi verdi kayıtları yoksa? ya da selim bu kayıtların savcı yı dışarı çıkaracağını ve savcının vurulacağını önceden biliyor muydu yoksa?
--spoiler--
savcı esra twitterına ''Behzat ç. ' de oynamak güzeldi'' yazmış. ben akbabanın o bakışına rağmen ölmediğini düşünüyordum.yok sırtından kurşun çıkmadı diyordum. gitti güzelim yenge ç.
diziyi seviyoruz dedik ama erdal beşikçioğlu anlaşılan dizinin gazına gelmiş döktürüyor, bir zamanlar kurtlar vadisindeki rolünün rüzgarına kapılan rahmetli istemi betil gibi...
bu bağlamda "dizi kurtlar vadisine dönecek" diyenleri haklı çıkaracak endişesine katılıyorum. orada da önce konsey üyeleri vardı, sonra baronlar, sonra daha über falan derken en son "kripteks" dediler, hatta demekle kalmayıp modellemişler bi de, orada koptuydum... şimdi de burada normal cinayetlerden önce reşat falan çıktı, sonra abi, başgan, ercü derken müsteşar... yeni sezonda da farklı bir oluşum olursa aha sana kurtlar vadisi...
bakalım görelim, yeni sezonu izlemeden hüküm vermek olmaz. sonuçta bu behzat ç.
hiç güzel filim deyil. başlarda iyiydi gülüyoduk felan ama şimdi komik olmuyo. bence kuzey güney felan bin takar yani, sezon finali de çok daha iyiydi ali'yi vurdular nasıl ağladık evde kuzey kardeşiiiiim diyo, 6 aylık kardeşim bediş geldi sarıldı -abi biz böyle olmıcaz dimi? hep koruyacaksın beni dimi abi? dedi, nası duygulandık var ya.
savcının öleceğini, behzat'ın bölümün en başından beri savcıyı kurtarmak uğruna kırk takla atmasından anlamıştım. oysa yıllardır sürdürdüğüm türk dizileri konusundaki ihtisasımın bu dizide işe yaramamasını çok isterdim :(((
selim itine acıyacağıma, evdeki lavaboları temizlerken "burda şimdi kimbilir kaç bakteri yok olacak, yazık onlara :(((" diye üzülmeyi tercih ederim. kim dövmüşse eline koluna sağlık. oohh. içimin yağları eridi. umarım 3. sezonda başgan buna yolu gösterir de, bu da hırs yapıp behzat'a sığınır da, "amirieem, çok pişmanım noolur beni afff.." derken behzat ağğğğzının ortasına gömüverir. çok istiyorum çok.
akbaba'nın katil olduğunu zinhar düşünmüyorum. şayet öyle olursa "amaan cinayetleri kimin üstüne yıkacaklarını bulamadı senaristler, akbaba'ya yıktılar" diye düşüneceğim malesef. o nazlı'nın durduk yere çıkması, diziye resmen dahil olması filan boşuna olamaz hafız (düz mantık).
"eda harun'a inanmadııaağğ, ay eda çok salaakk" diyenler, eda'nın su katılmamış bir kezban olduğunu çok unutuyorlar.
bir de şu ercüment ile behzat'ın kardeş olma rivayetine değinmeden geçemeyeceğim:
tamam hafız bu dizide behzat'ın soyadı muhabbeti hiç yapılmıyor da, söz konusu ercü ise özellikle de harun'un "abi bu ercümentle senin soyadlarınız da aynı ha, bence sen soyadını değiştir o soysuzla aynı soyadını taşıma ahuahauahu" diye bir şeyler söylememesinin akabinde kardeş çıkmaları bence çok saçma olur asdfgh.
malum kesimi bu kadar sinirlendirdiğine göre, sağlam bir dizi demek. telafi çalışmalarına başladım. 3.sezona yetişeceğim. seyrettiğim ilk 7 bölüm itibariyle diyebilirim ki, izlemeyerek büyük hata yapmışım.
15 yıl önceki cinayetleri kesinlikle nazlı işlemiştir bu kesinliği niye verdiğimi şurdan izleyebilirsiniz http://www. youtube. com/watch?v=kEzsAZbsaJg
0:21:00-0:21:40 arasını dikkatlice izleyin.
suna: ben çözdüm cinayetlerin neden işlendiğini.
aziz abi: bana niye söylemedin?
suna: anlamazdın ki abi.
*-*-*-
aziz abi: peki nihatın katil olmadığını öğrenince bana neden söylemedin?
suna: yakalanmasını istemedim.
burda çok açık bir şekilde zarf atılmış katilin nazlı olduğuyla ilgili ve suna başkomiserim nazlıyı haklı bularak suçluların cezalandırıldığı için yakalanmasını istememiştir.
69.bölümde akbaba, nazlı tam kaçacakken aziz abi karşılarına çıkar ve akbaba olan biten herşeyi aziz abiye anlatır böylece behzat amirimin yanına gelir aziz abinin yanından ayrılarak.
Babamın öldüğü gün birini aşık olmuştum.
Bazen öyle olur.
Herşey üst üste gelir.
Polis olmasaydım katil olurdum
Çünkü sahici bir sarsıntı, sahte bir dengeden iyidir.
Binlerce ceset, binlerce katil ve bir evlilik gördüm.
Seni intihar ettiğin gün tanıdım kızım seninle o gün barıştım.
Şimdi sadece geceleri yapa yalnız ve yalın ayak....
Anlayabildim şeyler var
Şimdi benim de yalanlara inanmaya ihtiyacım var.
Bütün çaresiz insanlar gibi....
Dağılan bir okul gibi...
Acılarımızda birbirine benziyor artık kızım...
Birbirine benzeyen parmaklar gibi ;ama her birinin eşsiz bir izi var.
Bazen gözlerim doluyor karanlıkta...
Fısır fısır konuşmaya başlıyorsun yine kulağımın dibinde hiç durmuyorsun
Ağlamama asla musade etmiyorsun, "herşey affedildi babacığım" diyorsun.
"Hiç ayrılmayacağız" diyorsun.
"Keşke hep yanımda olsaydın" diyorum böyle konuştuğunu duyunca...
"Bu kış çok kar yağar belki beraber kayboluruz" diyorsun.
Ama kar taneleri birbirine benzemez ki kızım
Cesetler de benzemez ;ama bir cinayet başka bir cinayeti hatırlartır her zaman...
Koşan atlar düşen atları hatırlatır.
Yağmur yağar,
Durur , tekrar başlar.
Yanlış yolda yürümek doğru yolda beklemekten iyidir...
Beşikten mezara kadar...
Karanlıkta herkesle çarpışabilir insan...
Yalan mı ? söylüyorum sana...
Affet beni kızım affet !!!
Bir sürü doğru söyledik ;ama hiç burnumuz kısalmada ki kızım...
strateji belli oldu herhalde. bülent arınç'ın dikkatle izliyoruz açıklamasından sonra. her bölümde bir kulp takacaklar sonrada rtük kesecek para cezasını böyle böyle yıldıracaklar.
lan demiş , 17 dakika içki içmişler , bipler yetersiz kalıyor, küfür anlaşılıyor.
ilk defa polisi övmek, halkımıza sevdirmek için gereksiz uğraşlar içine girmeyen oldukça eğlenceli ve ince mesajlarla dolu tadından yenmez bir dizidir.