savcı esra ağlamadı, resmen hıçkırdı, konuşamadı. o halde bile derdini o kadar net anlattı ki! cinayet ve çözümü açısından vasat bir bölümdü evet ama bizim derdimiz cinayet olmaktan çıkmıştır. söylediği her lafla birilerini öldüren behzat, gidişiyle harun'u yıkan larissa, sırf varlığıyla bile insanı tüketen şule, ve potansiyel kurban adayı selim... hepsi birer katil değil mi? hepsi birilerini öyle ya da böyle öldürmediler mi yaptıklarıyla? işte biz o cinayetlerin çözülmesini bekliyoruz artık. cümlelerle öldüren adamları, bakışlarla uçuruma iten kadınları seyrediyoruz aslında. cinayet masası artık kendi faili meçhullerini çözmeye uğraşıyor, biz de o minvalde seyrediyoruz. varsın gerisi vasat olsun!
işi gücü insan ağlatmak oldu bunların. ben duygusal bir adam değilim ki lan, suskunlar ı izliyorum gözlerim doluyor, behzat ç izliyorum moralim bozuluyor falan. sktirin gidin cinayet falan çözün akbabayla hayalet tartışsın neşeli şekilde, harun sikimsonik espriler yapsın bunları izletin la bize.
--spoiler--
hayalet: o kadar para verdin zaten niye kusuyon ki...
--spoiler--
yıllarca başkasından da duymak istedim lan bu sözü.
duygulara tercüman olan yek dizi.
bomba gibi bir bölüm geliyor. emrah serbes etkisini fragmandan dahi anlayabilmek mümkün. ahmet kaya'nın başım belada şarkısına güzel bir selam çakmışlar. onun dışında 2. sezonda ilk kez kafeste geçen bir sahne izleyeceğiz. güzel güzel...
behzat ç. karakterinin başına geçen olaylar sürekli dizi içerisine işlenmiş olması biraz insanı sıkmaktadır. yani behzat zaten unutamıyor yaşadıklarını ama her bölümde benzer olayları işlemek biraz abartı bence. fakat yine de severek izliyoruz.
1.sezonunu bayıla bayıla izlediğim, fakat yazın yokluğunda yabancı dizilerin kailitesine ve kısalığına alıştıktan sonra 2.sezonun ilk bölümünün yarısında izlemeyi bıraktığım dizi. çok uzun be abi.