ben ne yiyorsam amirim ve ekibide onu yiyor içiyor dedirten harikulade yapımdır. ayrıca son bölümde senaryo en derinlere inerek diğer dizimsilerin adını bile ağzına alamadığı teşkilat içindeki yapılanmalara, bizzat Behzat amirim vasıtası ile kafa atmıştır, ve şurasıda hoştur;
yazar : hangi ekiptensiniz ?
amirim : cinayet büro, asayişte var işte....
yazar : onu sormuyorum. kimlerdensiniz ??
amirim : haaaa... valla biz kimseden değiliz, biz kendi kendimize takılıyoruz.
- bu mudur ? budur.
sevdiğim bir diziyi sevmez hatta nefret eder hale getirdiler sonunda ekşi sözlüğün taklitçi robotları. herifler sırf: ''solcu o konuşmaz.'' yalakalığı ve benzerleri için, fanatiği olmuşlar dizinin. alabildiğine entry içeren başlıklara sokmak için götlerini yırtıyorlar. bir de sinsi bir anti-ezelcilik görüyorum iyice tepem atıyor. sikerim behzat ç.'yi de solculuğunuzu da, behzat ç.'nin solculara( artık geri zekalıların solcu tanımını bende kabul etmek zorundayım. hem chp'li hem sosyalist.) yaptığı yalamalıkları da... siz gidin ters yönde siyasi propaganda yaparak reyting alan 'kurtlar vadisi' ile kıyaslayın kendinizi. ne de olsa onun bir türevisiniz. ancak ezel ile kıyas bile edilemezsiniz.
ezel siker...
edit: çünkü ezel sadece sanat yaparak siyasete dokunmayarak bu kadar büyük bir dizidir.
Haftada 5 yeni dizinin başladığı canım türkiyem'de, yapılan dizilerin çoğu sikindirik tarzda olduğu için yeni bir diziyi takip etmekten korkar olmuş bendenizin " bu dizi de çok popüler aga herkes izliyosa iki aya saçmalamaya başlar reytingini daha da artırmak için" mantığından hareketle ilk bölümlerini atladığım Serdar akar dizisi. ( bak sırf yönetmenini bilseydim o da olurdu)
Hani erdal beşikçioğlunu biliyoruz adam her filminde dizisinde döktürüyor da , burda iyi bir dizide yapılması gereken her şey var be aga; senaryo sarkmıyor, yan karakterlerin hiçbiri figüran niyetine oynamıyor hepsinin karakterlerini olaylar ışığında çözebiliyorsun, yan hikayeler diziye çok iyi yedirilmiş,ilk defa bu kadar gerçekçi diyaloglar duyuyorsun filan...
Sonuç olarak ilk bölümlerini izlemediğimden; beni su an "internetten dizi takip eden ergen" moduna sokmuş kaliteli yapımdır.
Ankarada üniversite okuyan tüm arkadaşlarımın bende rol aldım dedeği star tv dizisi arkadaslarım sürekli facebook hesabına bu bölümde bende varım yazsada hiç izlemedim ondan kısa kesiyorum yorumu .
ulan birinci bölümünden otuzuncu bölümüne kadar tek saniyesini kaçırmadığım dizide akbaba'nın evinin duvarlarındaki 3. sayfa cinayet haberlerinin arkalarına bir kızın fotoğrafının parçalarını gizlediğine ve daha sonra onları birleştirmesine şaşırdığım kadar hiçbirşeye şaşırmadım.
emrah serbes: adam, 'behzat ç' diye bir roman yazıyor, allah ne verdiyse gerisi geliyor. 3 arkadaş an itibarıyla senaryoyu oluşturuyorlar. serbes, yakında sinema filminin de yapılacağını beyan etti, hatta o konuda, senaryoyu tamamen kendisinin yazdığını söyledi. dizinin en büyük başarısı, ekibin, takım ruhuyla çalışması, senaryonun ayaklarının yere basmasıdır.
--spoiler--
Şevket: Lan behzat senin bi örgütle bağlantın var mı lan?
Behzat Ç.: var abi.
Şevket: Hangi örgüt lan bu?
Behzat: "SSKLA".
Şevket:: o ne lan?
Behzat : "Saçma Sapan Konuşma La."
--spoiler--
diziyi ciddiye alan ve onun oyuncularıyla sanki karakterleriymiş gibi konuşan teyzelere oldum olası ayar olan bir insan olarak bende behzat amirim, hayalet, akbaba, şevket abi, savcı ve şule ile oturup içme isteği uyandırmış olan dizidir. ve dizi canavarı ülkemizde kapı gibi 30 bölümü geride bırakmıştır.
son bölümleri epey iyidir. ancak baş örtüsü meselesini bu tür bir bakışla işlemek nerden çıktı? türkiye'de kim baş örtülü olanları bu derece rahatsız ediyormuş. bu bilmem kaç yıl evvel zengin semtlerde olası şeylerdi ancak artık böyle şeyler kalmadı ülkede. ciddi ciddi düşünüyorum, neden son iki bölümde bu tür sahneleri koydular?