bugün ilk bölümden itibaren tekrar izlemeye başladığım dizi. daha önce yazıldı mı bilmiyorum ama ikinci bölümde birşey dikkatimi çekti.behzat akıl hastanesine düştükten sonra abisi ziyarete geliyor ve o sırada ruh sağlığı yerinde olmayan başka bir hasta yanlarına yaklaşıyor ve "3169 merkez" diyor.manidar bir kod.
--spoiler--
Kibar Feyzo'ydu degil mi izledigimiz en siyasi film simdiye kadar. hep merak ettik degil mi, 80 karanliginda nasil izin verdiklerine o filmin yayinlanmasina?
simdi durum 80'lerden de daha vakimken üstelik, cikip bir televizyon dizisi de, yillar önce Kibar Feyzo'nun mükemmel yaptigi o toplum elestirisine devam ediyor. Hayatimda ilk kez; bu kadar cesur bir tv dizisi izliyorum ben, üstelik ironiye bakin ki; dizinin bas kahramani bir emniyet mensubu.
bahar, polis diye evlilik teklifini reddederken behzat'in atladigi bir nokta vardi aslinda; bu dizideki asil solcu; meydanlarda iki bagirip, slogan atan bahar degildi, behzat'in kendisiydi. hem de harun'un söyledigi gibi "gizli solcu" falan da degil, alalen yapiyor bunu. ama tipki yillar önce kibar feyzo'da oldugu gibi öyle harmanlaniyor ki karakterler anlatilmak istenilen seylerle, bir antikahramani bile cok ama cok seviyoruz izlerken.
birincisi karisindan yillar önce bosanmis, kizi intihar etmis, delicesine asik oldugu kadin tarafindan evlilik teklifi "mutsuz oluruz." diyerek reddedilmis...
ikincisi hayatini adamaya hazir oldugu kadin tarafindan, hic düsünmeden, defalarca reddedilmis. askini kalbine gömüp acisini yasamak yerine, gün gectikce daha da cok baglanmis. aslinda sevmedigi, istemedigi baska bir kadinla nisanlandiktan bir saat sonra gidip o sevdigi kadinin evinin önünde köpeklerle dertlesmeye kadar vardirmis isi...
ücüncüsü sevdigi ugruna meslekten ihraci göze almis. onunla gecekondularin önünde son vedasini yapmis, klasik istanbul ve bogaz manzaralarina inat. sonra ayni kadindan hayatinin kazigini yemis... ve aylar sonra yeniden, bu kez bir baskasi icin cirpmaya baslamis kalbi... ayni sonmus kadinlari bekleyen, ayni sekilde izlemis ikisinin de götürülmesini...
ve dördüncüsü simsiyah ekrandan olusuyormus hayalleri, asil cinayet oymus cünkü, hayatinda ne arkadas, ne ask, sadece elinden düsürmedigi telsizinden dinledigi cinayet haberleri varmis. bir de odasinin duvarinina astigi, gazetelerden kestigi cinayet haberleri... ama kimse bilmezmis; o gazete parcalarinin aslinda hic unutulmayan bir yüzü gizlediklerini, o hayali yüzü, tek gercek olan cinayet yaptiklarini...
serdar akar sana sesleniyorum, normal hayatta karşılaşsak yanlarından şöyle geçip gideceğimiz adamlardan bu görsel şöleni çıkardın ya diyecek sözüm yok.
yan karakterlerin hikayelerinin genişlemesi hayalimiz gitgide gerçekleşiyor siddetle seviniyoruz,35 senelik ahir ömrümde türklerin böyle bi dizi yapacağını ve 30 bölümü internetten nefessiz izleyeceğimi söyleseler inanmazdım.
oyuncular şöyle iyi böyle kötü demeyeceğim normal hayat bu dizi, iyi konuşabilen karizmatik insanlar ve kalıbını dolduramayan birçok kişi var normal çevremizde bu dizi gibi yani.
alayına gider yapan dizi. başörtülüye küfreden laikçi teyzeye de giydirir, polis teşkilatının içine nüfuz eden cemaat'e de. senaristin kimseden korkusu yok. doğru bildiğini, bu ülkenin gerçek sorunlarını işliyor. karşısına kimi alırsa alsın, ister devletin her birimini le geçiren cemaat; ister ulusalcı faşist güruh, farketmiyor.
zamanında pazar günü banyo yapıp bizimkiler izleyen çocukların aynı aktiviteyi yapıp ekran karşısına geçtikleri dizi. efsane bölüm olan 30. bölümü benim gibi kaçıranlar için bugün 23.00'te bir adet tekrarı yayınlanacaktır ayrıca sözkonusu bölüm ab grubunda 3. olarak kendi çapında bir de rekora imza atmıştır.
başından beri söylüyorum bir behzat ç. iki leyla ile mecnun.
bu iki dizinin senaristi, yapımcısı, oyuncusu artık ekibinde kim varsa hepsini pamuklara sarıp sarmalamak lazım.
çünkü canım halkımızın gerizekalı olmadığını sonunda anlamış olan bu güzide insanlar, beyni olan ve bunu kullanabilen kitleye yönelik;* zeka akan, acayip kurgusu olan iki adet manyak dizi yapmaktalar.
öyle böyle diğil ama, behsat ç. son bölümyle sınırları bütünüyle aşmış, uçmuş gitmiştir. daha iyisi yapılırmı bilmem ama o zamana kadar behzat amirim alayınıza gider artık.*
son olarakta hala daha inanamadığım bir durum: bir türk dizisinde iki karakter harbiden ama gerçekten yani, tutkuyu irmek irmek içimize işlemiş, hissettirmiş ve *öpüşmüş bulunmakta. öyle hilesi, cartı curtu araya girmeden adam gibi öpüştüler yaa laaa, her karesi gibi bu da tamamen gerçekçiydi yaa laaa ne diyelim biz artık behzat amirim sana. şamdın şeker oldun ..............*
behzat ç ve leyla ile mecnun'un ortak bölümü için gün sayan bir kitle oluşmuş bulunmakta. ölüp bittiğim iki mükemmel eser bir kare içine giricek yaa sözlük artık benden mesudunu bulamazsın. düşüneni, yapanı, uygulayanı elleri dert görmesin allah dahada zihin açıklığı versin diyorum.
bu şaheser iki diziye laf atan bünyelere de iki çif kelam etmek gerekirsede... nolur siz aptal dizilerinize dönün herkes tuttuğunu öpsün falan, yoksa fazla dozda beyine oksijen hücüm etmesi çok tehlikeli olabilir laaaaa, kaldırmayabilir bünyeler. çook üzük oluruz sonra laaa..*
30. bölümü ile mest etmiş dizidir. gerek sağlı sollu siyasi göndermeleri gerekse replikleri ile (bkz: cemal süreya) fazlasıyla ankara'dır. nedense hayalet isimli karakterin hikayelerini daha bir hüzünlü buluyorum. tüm ekibe sevgilerimi gönderiyorum.
gerizekalı komunist-bölücülere ve onlara akraba şakirtlere feci giydirdiği, gerçek sosyalist-milliyetçi behzat-ç nin 30. bölümü tarihe geçti. çizgiye devam, bozmayın.
televizyon da izlenilebilecek kaliteli tek dizi.. kitabını okumadım ama ilk fırsatta okumaya çalışacağım bu kadronun yine bir polisiye sinema filmi çekecek olması ayrı bir güzel..
bir taraftan fütursuzca yönetime el koyan bir albay, bir taraftan emniyet içinde teşkilatlanan cemaat, bir taraftan sinemada bile başörtülü kızlara laf atan laik teyze, bir taraftan hakları yenen tekel işçileri...holiganca ve taraf olarak olaylara bakmadığı için seviyorum bu diziyi. hayalet'in güzel bir kız görünce her yurdum genci gibi eli-ayağına dolandığı için seviyorum.
30. bölüm ile çıtasını bir hayli yükseltmiş olan film-dizi.
--spoiler--
hayalet'in gazeteci kızı takip ettiği sırada kız birden masadan kalkıp hayalet'in yanına geliyor ve beni arıyormuşsun diyor. kız nerden bildi hayalet'in onu aradığını anlayamadım oradaki ince nüansı.
gazetecinin hayaletin arabadan çıktıktan sonraki anlar çok güzeldi. böyle hayaletin aynalardan kızı takip etmesi, kızın peri masalları misali süzülerek geçmesi ve de o ses, güzeldi yani.
--spoiler--
29. bölümde amirimizin hayalet'e sorduğu o iş ne oldu sorusunun cevabı 30 bölümde yanıtlamışlardır. amirimizin "o iş" diye kastettiği olay selim'in eda'yı aldatıp aldatmadığı konusunda selim'i hayalet'e takip ettirmesi.
--spoiler--