dördüncü tur izlemeye başladığım kült olmuş bir dizi. ankarada doğup büyümenin etkisi var sanırım bunda. sadece tanıdık mekanlar falan değil çeken. demek ki diyorum hep aynı seviniyor, hep aynı üzülüyoruz. hep aynı tepkileri verip hep aynı vuruyoruz dibe. aynı yerlerde. mesela Harunu benden iyi kim anlayabilir ki?
Hani devlet okulu tuvaletine girince tuvaletin kapısını açınca oraya bırakılmış, temizlenmemiş bok görüyorduk ya işte ben bu dizi adına gördüğüm her şeyde o anki gibi oluyorum.
Şu diziyi övdüğü için selamı sabahı kesmişliğim var benim.
Edit : eksileyenlere ricam beni donuzlamaları. Eksileyin sonra donuzunuzu da atın.
"sorun ne biliyor musun? sorun, senin gerçekleştirmek için çırpındığın hayallerini, başkalarının bakkaldan ekmek almaya gidiyormuşcasına kolay gerçekleştirmesi. hem de hiç haketmeden. "
Kitabını okumuşluğum var. Gayet güzeldi. Dizisinin bir kaç bölümüne göz atmışlığım da var. iyi ki behzat ç. Karakterini erdal beşikçioğlu oynamış. Zaten başka oyuncu da role yakışmazdı. (bkz: erdal beşikçioğlu)
mükemmel bir polisiye dizisi. başroldeki karakterler biraz kaba ve öküzler ancak delikanlı tipler. bir süre sonra kendilerini sevdiriyorlar. dizide her bölüm bir cinayet çözülmeye çalışılıyor, bunların dışında zamanlar gelişen hikayeler de anlatılıyor. türkiye'de çekilen dizileri çok iyi bilmiyorum, belki behzat ç'den daha güzel türk dizileri de vardır ancak benim kısıtlı bilgimle bildiğim kadarıyla türkiye'de çekilen en iyi dizi behzat ç.