çok seviyorum ben bu kadını. yazdıklarını, düşündüklerini, cismini, vs. vs. kendime çok yakın hissediyorum nedendir bilinmez. blogu ve twitter'ı var ona ulaşabildiğim o kadar. ama o bile yetiyor bana. seviyorum işte, seviyorum.
ilk fazıl say'ın katıldığı skala programında tanıdığım, güzel insan. çiçeği burnunda roman yazarıdır.
(bkz: 1473)
--spoiler--
Öncelikle bu biyografiyi ben yazıyorum. 1982'de Ankara'da doğdum. ilk yazılarım, babamın daktilosunda, ne anlama geldiğini bilmediğim harfleri tıkır tıkır yan yana dizmekle başladı. Okul hayatı boyunca resim, müzik ve bilhassa da kompozisyon yarışmalarında ilçe, il ve ülke birincilikleri alan o çocuk benim. Adana, Ankara ve izmir'de yaşadıktan sonra aile meclisi istanbul'da karar kıldı ve 1998'den beri istanbul'dayım. istanbul Üniversitesi'nde Klasik Arkeoloji okudum ve aslen bir sosyal bilimciyim. Bilimadamı yani. Üniversite üçüncü sınıftayken çalışmaya başladığım Atlas dergisi süreci benim için bir okul gibi geçti. Çok kıymetli hocalardan, yazmak ve anlatmakla ilgili en hayati sırların anlatıldığı bir okul. Atlas dergisinde yayımlanan ilk yazım, Büyükada'dan Rum göçü oldu. Tarih, azınlıklar ve din konuları daha sonra gazette ve dergilerde yazdıklarım için temel konular oldu. Yeri geldi spor yazısı da yazdım, cinayet yazısı da. Sabah gazetesi, GEO dergisi ve Habertürk gazetesinde ağırlıklı olarak yaşam başlığı altında toplayabileceğimiz insane hikayelerine şahitlik ettim ve onları bana ayrılan sayfalarda okuyucu ile paylaştım. Yaklaşık altı aydır Habertürk televizyonunda Skala adlı kültür sanat programını hazırlayıp sunuyorum. Elbette şahane bir ekiple birlikte.
Şarkı söylerim, biraz gitar biraz klarnet çalarım, ata binerim, doğayı severim. insanın acıları ve dertleri ile büyük meselelerim var. Uzaya gitmek istiyorum, bu konuda da ciddi çalışmalarım var. Bir iki roman üzerine çalışıyorum, yazmak benim kendimi bildim bileli istikrar sağlayabildiğim tek konu. O tarz.
ali taran hakkında savunmacı yazdısıyla troll mu olmaya çalışıyor, yazıyı ali'ye mi yazdırıyor, yoksa vicdansızlığı tavan mı yapmış bilemediğim ve öfkelendiğim kadın. fazıl say' ın eskisi.
olmamış ve zorlama bir hali var. tonla klişe, ünlü sevgili, ekran yüzü olma, vasat türkçe ve abuk bir hayran kitlesiyle eminim ki yürümeyi hedeflediği yolda başarılara imza atarak ilerliyordur, ona lafım yok. oysa ben değil de büyüklerimiz hep der ya, bu yola çıkıyorsun madem, azcık daha okusaydın ve düşünseydin be kızım!
Göğün Bütün Çeyrekleri’nde Nuh tufanını görmüş birini bu yüzyıla getiren ve hiçbir çocuğun ölmediği bir çocuk hastanesi kurgulayan Bedia Ceylan Güzelce ilk romanı 1473’teki gibi tarihin de dahil olduğu etkili bir hikâyenin peşinden gidiyor. http://kitap.radikal.com....ska-meydan-kalmadi-428707
1473, göğün bütün çeyrekleri ve soyka kitaplarının yazarı. ayrıca kafa dergisinde aylık yazılar yazmaktadır. yeni nesil çok yönlü yazar olarak umarım kendini geliştirip hakettiği yere gelecektir.
kaç yıldır takip ederim iz tv belgesellerini
o konuşurken dudaklar bu kadar mı güzel olur...
4 kadına yetecek dudaklar sadece bediamıza denk gelmiş
ne iyi olmuşta denk gelmiş o da ayrı *
ah bedia vah bedia bir kere öp beni bedia ...