bağdat

entry160 galeri23
    28.
  1. cennetten çıktığına inanılmış dicle nehri'nin iki kolunun şehrin içinden geçtiği; acemce allahın armağanı, allahın istediği anlamına gelmektedir. acemce bag (tanrı) dad (verilen) dan gelmektedir. başka bir açıklamaya göre bağ (bahçe) ve dad (verilen) kelimelerinden oluşup verilmiş bahçe anlamına gelmektedir.
    1 ...
  2. 27.
  3. gecesi gündüzü belli olmayan bir ayyaşın damarlarında dolaşan alkol gibi, karış karış her toprağında petrol olan, çatlamış topraklarına kan damlayan korku şehri. fakirlik ve açlığın kol gezdiği bir ülkeye, "nükleer silah bulundurma ehliyeti" olmadığı için, talan edilmiş şehri güneş.
    artık bağdat lı çocuklar boş mermi kovanlarıyla büyüyor, bazen soğuk namlular dayanıyor öpülesi alınlarına. terör olarak addediliyor saklambaç, yardım yataklık algılanarak. birde 42 numara bir çift ayakkabı var, ruhumun ezik kalmışlığından daha öte, bir orospu çocuğuna fırlatılan..
    1 ...
  4. 26.
  5. biliyorum bağdat bir gün zulmun bitecek ve işte güzelliğin ozaman tüm çirkinlikleri örtmeye yetecek.' cümlesiyle anlatır şair. *
    0 ...
  6. 25.
  7. tarihte nüfusu 1.000.000'u aşan ilk şehirdir.
    1 ...
  8. 24.
  9. masallar şehri.

    evet evet, bana da bir garip geldi böyle deyince.
    0 ...
  10. 23.
  11. rap denen şeyin nasıl yapıldığını en güzel şekilde anlatan sagopa kajmer şarkısıdır. amerikanya'nın demokrasiyi füzelerle getirdiği güzel çocukların yaşadığı şehirdir.

    "hey hadi, hadi soyle. hadi soyle, kimin yasayacagina kim karar veriyor? kimin olecegine kim karar veriyor? bu savas anlamsiz. bana bakin, burada duruyorum ve ustume tek bir kursun bile gelmiyor. bir tane bile gelmedi. peki neden? neden hepsinin olmesi gerekiyor? burada durabiliyorum, gorebiliyorsunuz!"

    sözleri the thin red line adlı filmden alınmıştır.
    2 ...
  12. 22.
  13. denir ki:
    masallar diyarı bağdatta bir zamanlar hangi taşı kaldırsan altından ya bir alim, ya bir şair, ya da bir sufi çıkarmış. sonra devran döndü, ne taş üstünde taş kaldı, ne de gövde üstündeki başlar baş olabildi...
    bir kan şehri haline geldi..işgalcilerin elinde biten bir güldür bağdat; gülmez,ağlar..

    ayrıca dünyada bir milyon nüfus sınırını ilk geçen şehirdir.
    1 ...
  14. 21.
  15. götün kısmetten çıkması durumunda yarağın gelmekte gecikmeyeceği eski osmanlı vilayeti.
    atasözlerimizde önemli bir yere sahiptir.
    (bkz: bağdat ile ilgili atasözleri)
    (bkz: got kismetten cikinca yarak bagdat tan gelir)
    3 ...
  16. 20.
  17. 19.
  18. payina aci, payina zulum dusen sehir.

    zulum ebedi kalmaz...
    2 ...
  19. 18.
  20. bir zamanlar, dünyanın güzelliğini tasvir de tıkanınca örnek verilen şehirdi. gelecek zamanlar da dünyanın acılarına birinci örnek.
    2 ...
  21. 17.
  22. abbasiler'in kurdukları ve başkent ilan ettikleri şehir. 1258 yılında moğollar (hülagu han) tarafından yerle bir edilişi de vardır.
    1 ...
  23. 16.
  24. kudus ile beraber ortadogunu kanayan yarasi. yarim, yarenim. meftunu oldugum musluman cografyanin gozbebegi. bir gun gelir bir 4. murat daha gelir bir seferle geri alir seni zulmun elinden. bekle bizi bagdat, kucaklasacagimiz gunler yakindir. kuduse'de kavusacagiz sana kavusacagimiz gibi. hain, acimasiz realiteye ragmen ben inaniyorum bagdat sen de inan.
    1 ...
  25. 15.
  26. 14.
  27. aşık'a sorulmaması tavsiye edilen şehir.
    1 ...
  28. 13.
  29. 9. yüzyılda tarihteki ilk eczanenin açıldığı ırak başkenti.
    2 ...
  30. 12.
  31. yağmur ayları yine içimde,

    tozun dumana karıştığı, kan kokan, (petrol olup yapışan), kaos satan/kokan ekim yağmurları.

    --dönüp bakıyorum; sol yanımda kulaklarını tıkayan çocuklar.
    -----bombalar yağıyor siyah dudaklı çocukların şehrine----

    kelebekler renklerinden oluyor.
    raflara kaldırılıyor parantezli ellerim. --kelepçeliyorum bende yol ortasında vurulan çocukların gözlerine!

    uçmuyor siyah dudaklı çocukların şehrinde kuşlar, çünkü kanatları kırılmıyor çelik yağmur bulutu uçakların.

    --dönüp bakıyorum; sağ yanımda karamsar bir güneş yükseliyor -enkaz yığınının içinden-. dört duvar gri gökkuşakları.

    çıkarıyorum ceplerimden saklı gözlerimi, ağlıyorum paslı demirlerin üzerinden...
    yağmur olup düşüyorum yangın yüreğinize.

    siyah dudaklı çocuklar; alnınızdan öpüyorum

    (umutlarınızdan geriye (kal)an ne varsa, ellerinden öpüyorum, ayaklarından...)
    3 ...
  32. 11.
  33. 10.
  34. sonunda: "hadi söyle!.. hadi söyle!! kimin yaşayacağına kim karar veriyor!?! kimin öleceğine kim karar veriyor!? bu savaş anlamsız!.. bana bakın, burada duruyorum ve üstüme tek bir kurşun bile gelmiyor; bir tane bile gelmedi!!! neden?! peki neden hepsinin ölmesi gerekiyor?? burda durabilyorum, görüyorsunuz!!"
    şeklinde, muhtemelen bir filmden alınmış ses kayıdının da bulunduğu ve bağdat'ı çok iyi anlatan sagopa kajmer eseri. ki dinlenesidir.
    0 ...
  35. 9.
  36. batının asla içine sindiremediği sürekli oryantalist hallerde uçan halılarla düşlediği ardından da düşleyen gözleri kapamak için vahşet büyüttüğü gizemin doğum yeri.
    2 ...
  37. 8.
  38. sorarak bulunabilinen şehir.
    0 ...
  39. 7.
  40. ırak'ın başkenti, ortadoğunun en eski yerleşim ve ticaret merkezlerinden biridir.
    bağdat caddesi'ni kısaltmak için tek başına söylendiğinde, geyik yapma isteğini kamçılar, bağdat'ın kendisi akla gelince de insan bir tuhaf oluverir.***
    0 ...
  41. 6.
  42. çok sevdiğim bir kız ismidir. * *
    0 ...
  43. 5.
  44. "tanrı bagışı" anlamına gelmektedir.
    2 ...
  45. 5.
© 2026 uludağ sözlük