kolay taklit edilebilen bir ses olsa da yine de türkiye'deki bir çok vokalden çok daha iyi bir sese sahipti. genç yaşta ölmesine üzüldüm. mekanı cennet olsun.
daha ölümünün sıcaklığı o kadar fazlaki. daha dün gibiydi. tam da türkiye bir barış daha yetiştiriyor derken gidiverdi. tam sevilmeye ve anlaşılmaya başladığı anda...
kaza sonrası rating için hastane kapılarında ağlayan sanatçı arkadaşları tarafından, ölümünün daha ilk yılında unutulan kişidir.
zararı yok nasılsa biz unutmadık... unutmayacağız.
Ölmünden 1 yıl geçti Barış, her şarkında sana dua ettim ama bu 1 yılda hatırlayan kadar çok unutanda var, mekanın cennet olsun. Ayrıca
(bkz: Gittiğin yerden yer tut Barış bizlere)
yakından tanımanın şans olduğu ender insanlardan.
geçen sene bu saatler de milyonlar duacıyken nefes alsın diye bugün tam bir yıl geçti esas aleme geçeli.
yattığın yer nurla dolsun.
Bu sözlükte en güncel girdiyi benim yazdığım kişi. Elim bi trafik kazasında hayatını kaybeden, bazen resmini Şu günlerde avatar olarak koyup kaldırmamın istendiği, güzel gözlü ve ne yazık ki rahmetli genç adam.
allah rahmet eylesin bir kez daha. ancak şunu da belirtelim ki o tipe sahip olmasa o sesi ile vasat bir şarkıcı hatta piyanist şantör olarak iş yapardı heralde. burada eleştirdiğim barış akarsu değil o'nun nezdinde sistem ve sistemin kurbanı olmuş türk hatunlarıdır. gökhan özen de çok manyak değil mi? pehh!...
kendisinin sesine hayran olduğumu zaten yazmıştım. yaptığı şarkıların çoğu boş olsa da çok güçlü bir sesi vardı. ayrıca kendisi de henüz istediği tarzda albüm yapamadığını söylemişti ne yazık ki ömrü yetmedi istediğini yapmaya.,
kendisiyle ilgili bir şey öğrendim bugün. amacım ne barış'ı karalamak ne de sevenlerini üzmek. ben sadece duyduğumu yazıyorum. hastene çalışanlarından birinin akrabası olan arkadaşımın dediğine göre barış'ın kanında uyuşturucu madde bulunmuş ancak bu basına yansıtılmamış, insanlara söylenmemiş. uyuşturucu dediğim şey bugün liseli çocukların bile kullandığı ottan başka bir şey değil ki zaten sanırım rock barlara sık gidip de kullanmayan ok az insan vardır. ama belirttiğim gibi kulaktan dolma bir bilgi belki de yalandır.
bir başka kulaktan dolma bilgi de şu: barış zaten kazadan bir gün sonra ölmüş fakat bu da söylenmemiş.
hem ses rengini hem de sesinin kalitesine, gücüne hayrandım. çıplak sesle bile inanılmazdı. kör ölür badem gözü olur mantığıyla yazmıyorum, bunları hep söyledim ben.
az önce şarkılarını dinleyip gözlerimin dolmasına neden olmuştur. beni bu müzik aleminde en çok üzen iki olay barış'ın ölümü ve jason becker'ın durumudur.
barış... özledim eşşek kafalı seni... seni konuştuk annenle yazın... hatırlayıp durduk , o ucube asrın'da 18 lik yeni yetme barış'dan dinlediğimiz lavinya'yı konuştuk. benim her akşam istediğim 'cesaretin varmı' yı nasıl gülen gözlerine sindirdiğini bi de...bir gece bile hayır demedin, her akşam çaldın , söyledin usanmasan ...
annen tutamadı, 2 senedir tutamadığı gibi yaşını... aktı gitti gözünden, bense hep yaptığım gibi bırakmadım onları akıttım içime...
şimdi resimlerine baktım da aklıma düştün o yüzden yazıyorum. yoksa bilirsin yazmam arkasından kaybettiklerimin. bir şarkı isterdim gidenin arkasından, sen söylerdin... ama sen gittin , seni kimden isteyelim ki, ne söyletebilelim...
çok şey oldu sen gideli, çok sey değişti... ama bi ali emmi aynı, hani senin kendine benzettiğin delimiz, hala deli...
asrın harabe ama... klubede yazın yapılan gözlemeden başka hiç bişey yok... ne o bizim zamanımızdaki masalar , ne masalarda oturanlar, ne de o koltukta elinde gitar şarkı söyleyen 18 lik yeni yetme...
gece yarıları kumsala serilmiş gitar dinleyen gençleri de bulmak zor... bizim zamanımızdaymış onlar...gençlikdeymiş...
e bir de o aşklar yok tabi... gözlere bakıla bakıla şarkılar söylenmiyor... aşıklar ağlamaktan mendil harcamıyor tomar tomar... o da deli kıza aitmiş meğer... özledin mi deli kızımızı... ne aşktı ama di mi? hala hatırladıkça gülerim. ne zorlamıştın benim arkadasımı bee... erkek bu kadar nazlı olur mu eşşek sıpası... ama ; kışın yapılan amasra seyahatleri seni görebilmek için , her hafta sonu yaşanırdı. ben biliyorum babasına nasıl yalvardığını, senin haberin yok tabi *
sen gelmiştin bi kış günü görmeye ... çatlak teyze de kalmıştın. saçların uzun diye yemediğin azar kalmamıştı, 'uy uşağım bu ne böyle kiz gibu' saçlarını ilk uzattığın yıl, haram olmuştu , hevesin gitmişti be *
ha sahi sürme de yoktu o zamanlar , o artis olunca peydahlandı doğru * kargaya yavrusu şahan geldiğinden midir demiyeceğim, tabi ki ondan , yakışıyordu sana be dişleğim...
ayrılığınızı hatırlıyorum ya... lan oğlum ne ağlattın o gün kızı... bana dedin, yapma demiştim uyarmıştım seni... tam sınav arifesi yapılır mı kıza o. ama barış işte bilmediğim adam mı, yapacak koydu kafaya, yalandan bi de ben sana layık değilim sen okuyacaksın, ben okumadım ayakları.... hadi lenn dedim sana, yeme beni... şimdi bizim deli kız mutlu barış, var bi sevgilisi evlenmek istiyor onunla. ama senin gittiğine çok ağladı, günlerce hem de . bilirsin çok sevdi seni be...en son bi telefona bağlanmış sen bi programdayken... görüşelim demişsin ona. hemen beni aradı, görüşsem mi acaba dedi. e dedim görüş ne olacak... ama aradan 10 gün geçmedi, gittin sen. verdiğin sözü yine tutmadın , yine tembellik yaptın, yine randevuya gitmedin deli oğlan...
ha bi sevgilin daha vardı , bizmkinden önce , bildin mi... evlendi o hamile şimdi , anne olacak. korkut desen aynı korkut , bi sakal bıyık yaptı işte bu dönemde hepsi o:) hala sapık... sinir ederdin beni ya cırlatırdın resmen pislik. sapığı salardın başıma. hoşuna giderdi di mi beni kaçırmak sapıktan.
buralar aynı dişlek çocuk... çok değişen bişeyler yok... bi o yeni yetme gitar çalan çocuk işte ... sen yoksun... he bi de afişler var artık, posterler asılı her köşe başında ''barış seni unutmayacağız'' yazılı... bir de amasra'nın göbeğinde dikili heykel... uzun saçlı, güneş gözlüklü, elinde gitarı yakışıklı adam heykeli... senin heykelin, senden kalan...
bugün nedense farklı özlediğim insan. işte bugün farkettim şarkılarının artık seyrek çalındığını ve unutulmaya başlanıldığını.
bir hafta sonu yanına geliyorum. bekle beni.