Bir bakışın manası, hiçbir lisanda yoktur, Bir bakış, bazen şifa, bazen zehirli oktur. Bir bakış, bir aşığa neler neler anlatır;
Bir bakış bir aşığı senelerce ağlatır...
Bir bakışın manası,
Hiçbir lisanda yoktur,
Bir bakış, bazen şifa,
Bazen zehirli oktur,
Bir bakış, bir aşığa,
Neler neler anlatır,
Bir bakış bir aşığı,
Senelerce ağlatır... *
not: antoloji.com'a göre victor hugo'ymuş. Celsus'a teşekkür ederim.
Bir insanın kişiliğidir. Gözlerin ifade ettikleri hisler değişse bile bakışın özü hep aynıdır.
Mesela Bazı insanların bakışı iyi hissettirır, öyle masum, perdesiz bir bakıştır ki o, o insandan zarar gelmez sana.
Bazı insanların bakışı ise vahşet içerir sanki. Düşünceleriyle dedikleri arasındaki savaşın dumanı gözlerini bulanıklaştırır, görünce ne yapacağını bilemezsin, karşısındaki insan tehlikelidir. Sinsidir o.
Bazı bakışlar da daima kıskançtır. Gülümsese bile bakışı kıskançlık içerir işte, kötü hissettirecek şekilde agresif bir bakıştır, kusur arar gibi.
Bazı insanlar da konuşurken yüzünüze bakmazlar.
işte Bunların ne olduklarından hiç bir zaman emin olamazsın.
hayran hayran baktığın ben değilim ne yazık. oysa, bir bakışınla baharı getirirsin kapımın önüne eminim ama yapma sen. yıllar oldu alıştım ben bu iklimin karına kışına. gelen giden olmaz buralara pek. havası çetindir, kırk yılda bir yolu düşenler bir hatır edip giderler -kimse kalıcı değil.- soğuğa da alıştım, soğuk oldum ben. soğuk içime işledi, kimseye sıcaklık duyamadım. duyduğum tek sıcaklık öfkemin kaynaması. öyle kaynıyor ki buharlaşmıyor. - su değil ki amk- biraz zaman lazım dedim, bu öfke diner elbet. -dinmedi- sanırım öfke duyduklarımı da getirdim bu kara kışa. şimdi, bakışın bana değil, bir başkasına. poğaça yanaklarını sıkmak istiyorum - başkaları belki sikmek istiyordur- başkalarıyla ilgilenmiyorum. istersen bana bir cevaz ver, neler yapabileceğimi gösterebilirim. - şiddeti fırtınalardan aldım- birden bire patlar ezer geçerim. -kasırga gibiyimdir bu konuda- başkaları konum değil. konum sensin. neler diyorum ben böyle be? kurtarın beni.