özellikle izlediğiniz ilk doğru düzgün film ise - çok eski olmasından dolayı - etkisinden hiç bir zaman kurtulamaz , ağzınızda bıraktığı o tadı her film tartışmaları yaşanırken dile getirirsiniz. izlenilmesi gereken muhteşem seridir.
özellikle 78, 79, 80, 81, 82 doğumlu insanlarda en az star wars, kara şimşek ve ziyaretçiler kadar önemli bir yere sahip olan, bu insanların çocukluk ve ilk gençlik yıllarında hayran hayran izlediği; ve aynı insanların ilk gençlik yıllarına damgasını vurmuş olan mükemmel bilimkurgu.
izlediğim en güzel filmlerden bir tanesidir. çocukken hep böyle bir zaman makinesinin yapılabileceğini düşündürttüren, akı kapasitörü hakkında fellik fellik bilgi arattıran filmdir kendileri.
hayatımın kilometre taşlarından biri olan filmdir. çocuktum kanal d filmin serisini 1 hafta arayla her pazar akşamı yayınlardı. defalarca kez izlemişimdir yine olsa yine izlerim.
Geleceğe dönüş olarak türkçede geçen Michael J. Fox, Christopher lloyd, Crispin Glover, Lea thompson thomas f. wilson gibi isimlerin oynadığı ilk serinin 85 ikincinin 89 ve üçüncüsünün 90 yılında çekilen filmdir.
toplama bilgisayarımda izlediğim ilk filmdi. sonraki yıllarda vcd'imde izlediğim ilk filmdi. daha sonra paramı kazanmaya başladığımda aldığım dvd de yine izlediğim ilk filmdi. keşke mümkün olabilseydi de sinemada ilk izlediğim film de olmuş olsaydı. öylesine bir sevgi bu filmle aramdaki. ve hala televizyonda bir kanal aniden bu ay üçlemeyi veriyoruz dediğinde önümü ilikler, bir çocuğun bayramı beklediği gibi heyecanla beklerim.
her nedense o ne model olduğu bir türlü anlaşılmayan arabanın belli bir hıza ulaştığında geleceğe ya da geçmişe gidebilme ihtimaline bir anda olsa inandığınız, eski türk filmleri gibi tekrar tekrar izlenebilitesi yüksek, devamı çekilesi film serisi.
inanılmaz bir film her sahnesindeki replikleri ezberleticek kadar bana kendini sevdirtmiştir.Bu filmin dublajlı izlenmesi gerekir.4.Filmin çekileceği hakkındaki söylentilerle beni bir anlık şaşırtan ama daha sonra Michael j.Fox'un Parkinson hastası olduğunu hatırladığımda hadi ordan lan dedirtmiştir
filmin adının geleceğe dönüş olmasının nedeni; üçlemenin ilk bölümünün yanlışlıkla gidilen geçmişten, geriye dönme mücadelesini anlatıyor olması. dolayısıyla adı back to the future. ayrıca bu filmi izleyipte beğenmeyen bir kişi yaşıyorsa, onu bana getirin.
sözlük içerisinden filme gelen tek mantık hatası eleştirisinin (bkz: #3409690)de yanlış olduğunu düşündüğüm üçleme.
---#3409690---
....
seride ilk filmden beri zaman makinasıyla geçmişe her gidildiğinde tarih o andan itibaren yeniden yazılıyordu. zaten ilk filmin olayıda buydu; marty anne ve babasının tanışmalarını engellemişti bu da onun varlığını tehlikeye sokmuştu, 40 takla atıp aralarını yapmıştı falan. gelin görün ki 2. filmin sonunda doktor yıldırım çarpması sonucu yanlışlıkla 1885'e dönüyordu. 1885 yılında yazdığı mektup yıldırım çarpması olayından hemen sonra marty'nin eline ulaşıyordu, evet orası gerçekten harikaydı. marty 1955 yılında olduğundan o yıldaki doktorun yanına gidip ondan yardım istiyordu. pekiii, doktor 1885'e döndüğünde tarih ordan itibaren yeniden yazılmaya başlamamış mıydı? dolayısıyla doktor o yıllarda yaşayıp çoktan ölmüş olacaktı. yani 1955'e kadar yaşayamazdı. geçmişte yaşamış ve ölmüş bir adam olacaktı. yani diyeceğim o ki doktorun 1955 yılındaki hali yıldırım çarpmasından sonra aniden yok olmalıydı.
---#3409690---
Efendim anlatayım, ikinci filimde doktor ile marty nin ikinci kez geleceğe dönme planları yaptıkları kısmı hatırlayalım. Fakat, doktor bir kara tahta üzerinde geleceğe dönemeyeceklerini çünkü o geleceğin uzantısının farklı olduğunu söyler. Doktor kara tahta üzerinde zaman kırılmasını anlatırken, normal zaman seyrinin yok olmadığını, aksine zamana müdahale edildiği ve zaman kırılması yaşandığı andan itibaren sadece farklı bir gelecek yazıldığını, farklı bir akış başladığını söylüyor. Yani bir noktadan (zamanın kırıldığı nokta) iki paralel çıkmış gibi bi' şey bu. Yani paralel evrenler gibi bi' şey.
Böylece quantum fiziğini ilk bulanında bu densizler olduğunu iddia etme gaflet, delalet hatta hıyanitene bile düşebilirim. Sanırm düştüm. Utanmadan yaptım bunu evet.
serinin 2. filminde 2015 e gidiliyor. Yani bugunku donemden 6 sene sonraya.. o zaman icin nasıl bir hayal gucuyse, neler var filmde. ama 6 yıl sonra bunlardan hangileri olur? kim bilir? nasip..
bir de sunu hep dusunurum, hakkaten bir zaman makinesi üretilse gelecekte, uretildigi zaman bizim yasli halimiz veya torunlarımız bizim zamana gelse nasıl olur? bomba olur.. biff gelmişti ordan biliyorum.
film, serinin ilki büyük infial koparınca dört yıl sonra çekilen komedi unsurunun ilkinden de fazla olduğu bir senaryo üzerine kurulmuştur. öyle ki marty hem 2015'deki halini, hem normal halini, hem 2015'teki pısırık oğlunu, hem de yine 2015'teki kız kardeşini bizzat kendisi canlandırmış ve yoğun mesai yapmıştır. filme dair yönetmen zemeckis asla 2. seriyi çekmeyi düşünmedik, düşünsek marty'nin kız arkadaşını seri 1'in sonunda arabaya koymazdık demiştir. filme dair düşülecek enteresan notlardan birisi de belki de dünya tarihinde üçüncü serisi ikincisinden önce biten tek film olmasıdır. filmde tabi mantıksal çelişmeler de yok değildir. mesela; yaşlı biff'in geçmişte kendine bahis kitabını verip 2015'e geri dönünce bir değişikliğin olmaması gibi. ayrıca ikinci ve üçüncü serilerde olmak üzere, 2 defa kameranın görüntüsü ekrana yansımıştır. bu sahnelerden birincisi; marty nin 1955'e tekrar dönüp doktorun para çantasını açtığı anda çantanın cam kısmına kameranın yansıması şeklindedir. ikincisi ise; tünelde biff tam marty'nin üstüne arabayı sürmek için gaza basmak üzereyken, arabanın tekerleğinin metal kısmında bir grup kırmızılı insanın net görülmesi şeklindedir(muhtemelen bunlar set çalışanları). ama zaten fantastik-komedi tarzında işlenmiş bir gişe filmi olduğu için, e biraz da ilk serinin kredisiyle bunlar söz konusu bile edilmemiştir. sadece fanlarının dikkatini çekmiştir.
kelebek etkisi filminin ana temasını yıllar evvelden işlemiş mükemmel seri. geçmişteki bir kurguyu değiştirmek zincirleme bir şekilde diğer kurguları değiştirebilir mesajını ben bu seriden aldıydım, sen alamadıysan malsın demek ki.
hani "her serinin ilki güzel olur devamı sıçar" şeklinde bir klişe var ya; bu seri için böyle bir durum dile getirilemez. her film birbirinde güzeldir. kime göre; bana göre.
marty'nin geçmişe gidip dans salonunda attığı solonun da tadında yenmez. hele ki kafayı çevirip milletin anlamsız bakışlarını gördüğü an komedinin daniskasıdır. çok fena.
--spoiler--
Roads? Where we're going we don't need roads.
--spoiler--