anlamaya direnen insanoğlunun*, geçiştirilemez son idrak tarihi toprağa verildiği gün olan keşkeleri, eyvahları, pişmanlıkları, sonsuza dek af dileyecek en ağrılı yanı...
anne varken sadece evde olduğu zamanlarda sizinle ilgilendiğini düşündüğünüz, aslında hayatınızda pek bir rolü yokmuş gibi gelen ama sonradan neler yapabileceğine neleri göze alabileceğine şahit olduğum idolüm. "baba" kelimesinin bebekliğimizden bugüne hiç değişmeden kalmasının tek sebebi hala o ufacık bebek halimdeki saygım ve sevgimle söylüyorum. ba ba.
1993 yılına kadar dokunup konuşabildiğim sarılabildiğim bir melekti 1993 yılından bu yana dokunamadığım konuşamadığım sarılamadığım bir melek , sonuç aynı melek burdada melek ordada melek
ben küçükken
atlasında ülkemin
nerede deniz varsa oraya gittim
hüzün kokulu saman kağıtlarına
bilmem kaçıncı mevsimi
ömrünün
yıkılmasın diye
her limana hüzün ektim
ben büyürken
mısırda piramitleri diktim
9 yaşındayken yitirdiğim ve 15 senedir sesini duyamadığım, yüzünü göremediğim gitgide hayalmeyal hatırlamaya başladığım dünyanın en iyi,en güzel insanı.*
baba denilen şeyin ne olduğunu tadamamanın eksikliğini, filmlerde görülen babasız çocukların arkadaşları babalarıyla ilgili anılarını anlatırkenki hissini size tattırmıyorsa babadır baba.gerçek dündayada yaşadığını görüp, fakat sizin için hiç bir zaman yaşamamış olması çok canınızı acıtır.bazen isyan edesi gelir insanın, ağlamak ister..bazen zorlar onu, sırf anlatıcak bir iki anı yaşamış olmak için, sinemalarda, reklam filmlerindeki baba oğul sahnelerini nefret ile izlememek için..bazen de elinden hiç bişey gelmiyeceğini anlar insan..bırakır..hayatını kazanır..babası gibi bi baba olmamak için.
keşke baba olsaydın da ölseydin, acınla üzülseydim be baba..