hayatında evladının karşısında bir tek hata yapmaması gereken aile reisi. hayatında evladının karşısında defalarca kez hata yapmış bir baba evladından hatalı bir davranışında sesi titremeden nasıl hesap sorabilir. hayatında babasının bir kez bile hata yapmadığını gören bir evlat neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt edecek kadar kişilik kazanmıştır zaten. bu entry deki hata kelimesi aile adabına göre sınıflandırılmalıdır.
tanım: evin direği
son günlerde, akşamları odama girip, "biraz bilgisayarın başından çekilsende ben geçip okey oynasam" diyen, bu nedenle de bilisayardaki okey programını en sonunda bana sildirtecek olan evin reisi. abim gittikten sonra can sıkıntısından olsa gerek annemle odamıza ziyaretleri arttırmış, odadaki eşyaların yerleriyle oynamış, biz müzik dinlerken, odamızdaki tv'yi hafif yüksek sesle açarak bir yudumluk keyfimizi yerle bir etmiştir. ama bunlara rağmen akşam saatlerinde eşi, kızları ve balıkları tarafından yolu dört gözle beklenendir, evin direği, aileyi bir arada tutan en önemli unsurdur.
not: baba benim yılbaşında istanbul'a gitme işi ne oldu?*
i've seen them kneel
with baited breath for the ritual
i've watched this experience raise
them to pseudo higher levels
i've watched them leave their families
in pursuit of your nirvana
i've seen them coming to line up
from switzerland to america
how long will this take baba
how long have we been sleeping
do you see me hanging on to
every word you say
how soon will I be holy
how much will this cost guru
how much longer 'til you
completely absolve me
i've seen them give their drugs up
in place of makeshift altars
i've heard them chanting
kali kali frantically
i've heard them rotely repeat your
teachings with elitism
i've seen them boasting robes and
foreign sandalwood beads
i've seen them overlooking god in
their own essence
i've seen their upward glances
in hopes of instant salvation
i've seen their righteousness
mixed without loving compassion
i've watched you smile as
the students bow to kiss your feet
give me strength all knowing one
how long 'til enlightenment
how much longer 'til you
completely absolve me
bir adıma mahkum aramızdaki gereksiz gerginliğin kollları. ne sen kırabildin içindeki her zaman haklılığının vermiş olduğu eminliği ne de ben kırabildim asi saçlarıma takılan senin hayalkırıklarını.
bir sonbahar akşamı bıraktığımda seni aştide, tahmin ediyordum aslında artık eskisi gibi olamayacağını hiçbir şeyin. amerikan filmlerindeki evlenme sahnelerinde nikah memurunun söylediği doğruydu:
"bu nikaha engel olabilecek her hangi bir durumu veya olayı bilen varsa ya şimdi söylesin ya da sonsuza dek sussun."
işte aynen böyleydi o sonbahar akşamı aştide sana arkandan bakarken içimden geçen uzun cümle. ilk önce iç sesimi dışa sese çevirip yankılandırdım dört harfli o güzel keklimeyi peronların arasında.
"baba."
sen üzerine alınmadın. çok geç kalmıştım. tekrarladım. inatçıyım ya hani. sen söylerdin ya keçi inadı olduğunu bende. ikinci bağırışımda geri döndün. ve, karşılık verdin:
"efendim oğlum."
yaklaştık aksak adımlarla birbirimize. her zaman aramızdaki gereksiz gerginliğin kollarını bir adımla kıramayışımızı beraber kırdık. tek bir adım attık ortaya doğru. yarısı sana aitti. yarısı bana.
şimdi, yine bir yolculuğun arefesindse ayrılırken yollarımız haykırıyorum:
eğer bir kızsan babanla ilgili bilmen gereken en önemli şey:
sadece baban,en çirkin olduğun anlarda,suratın sivilcelerle dolduğunda,kemoterapi aldıktan hemen sonra kirpiklerin ve saçların tamamen yokolduğunda,kilo aldığında.. tümünde seni hala beğenen,hala hiç karşılıksız seven tek erkektir.
o,büyüsü asla bozulmayacak ve uzaklarda bile olsa kahramanlıklarını asla unutmayacağın tek kişidir.
bazen kızsanda laf söyletmeyeceklerin listesinde ilk sıradakilerdendir.
birtek o ilk gerçek üstad,ilk gerçek sevgilidir.
ıspanaklı boregini hiç tanımadıgı hiperaktif bir patatesle (bkz: ben) paylasan asil yazar. yeeebabanin ile muhtesem bir cift olmuslardir. allah bozmasındır. bizim taraflara beklerizdir. **
Baba evine emek getirir...
O evin biricik diregidir...
Baba calisir, didinir...
Evine bir lokmada olsa ekmek getirir...
Baba sevdigini belli etmez...
Sever, sever ama sevdigini gostermez...
Baba tehdittir, baba imaji karartilir...
Ocu gibi tanitilir...
Ben babami tanimadim...
Guler yuzune hic sahit olamadim...
Dunyaya kusmus gibiydi...
Yalnizdi, ne dusunurdu bilmezdim...
Annemden onun beni sevdigini duymustum...
Hastalaninca sabahlara kadar basimda beklediginide...
Konusmazdi, sert bakislarindan taviz vermezdi...
Somurtkandi ama dogruydu, durusttu yalani sevmezdi...
Ne oturup bana masal anlatti...
Ne de kucagina alip basimi oksadi...
Dovmedi de beni, sevmezdi cocuk dovmeyi...
Keske dovseydi de gosterseydi sevgiyi...
Ne, niye, kime bunca emek ve servet...
Anlamadi beni, ben ki ona hasret...
Bir kez olsun kalbimi ona acamadim...
Ben babami tanimadim...
Gulmezdi, aglamazdi...
Hic bir zaman renk vermezdi...
Takim tutmaz, politikayi sevmezdi...
Bazen icerdi, eve gec gelirdi...
Korkardim cogu zaman eve gelecek diye...
Bana kotulugu yoktu, korkum bilmezdim ki niye...
Baba... baba nedir diye aradim...
Ben babami tanimadim...
Gozum gorur onu kulagim duyar...
Agzimda konusur onunla...
Dudagim elini optukten sonra, elim basina da koyar...
Ama gonlum onu unutmus bile, onu silmis...
Ne degisir gostersem saygi elle, kolla
Baba dedigim adam kalbime giremedikten sonra...
Ben babanin iyi bir sey oldugunu sandim...
Ben babami tanimadim...
Olurse olur ben onu tanimadan...
Olursem olurum o beni anlamadan...
Geldik gidiyoruz dunya denen handan...
Yanimda olsa da bedeni bana...
Gonlu var bana fersah fersah uzakta...
Gonlumde yaradir baba, bana...
Ferah tuttum kendimi aglamadim...
Ben babami tanimadim...
Sorarlarsa bana babami...
Onu nasil bildigimi...
Ne derim bilemem...
Yalan olur iyiydi desem...
Yalan olur kotuydu desem...
Nasil olur bu? bende anlamadim...
Ben babami tanimadim...
sanilanin aksine cocugun karakter yapisinin ana hatlarini olusturandir. uzaktan uzaktan icimize isleyendir. belkide sirf bu yuzden yani uzak olusundan -ama her daim icimizde- tanrisal bir gizemi vardir. ne yaparsaniz yapin, hangi delige girerseniz girin o sizi gorur korur kollar ve sonunda kurtarir. yinede her daim nankorluk edilendir.