gecen yıl aldığım içmesi kısmet olmayan biradan içiyormuş, annem tarihi geçdi onun bey demiş. oğlumun bu demiş. insanın 3500 km uçup ellerinden öpesi geliyor.
bi garip bugünlerde...
annemin 1 ocak doğum günü ya. pasta masta almış. bana da msnden torunlarla kameralı görüşmeyi hazır etmem emredildi.
65'ini devirdi kendisi. bense en küçük oğlu olarak 25'imi bitirdim.
bu yaşıma kadar ne böyle bişey görmüşlüğüm vardı kendisinden ne de hayal ettim bunu!
allah sonumuzu hayretsin.
küresel ısınma da baya kötü oldu di mi!
dünyanın sonunu hazırladık tüm insanlık.
--
Karlı bir akşamdı Ankara'da;
Son kez elele yürümüştük,
Bitmesin istediğimiz yola.
Kısacık beraberliğimizin bütün anılarını sığdırmıştık.
Yazarsın bana demiştin.
Bende yazarım sana sık sık.
Ağlıyordum....
Sen görmeyesin diye kaldırmıyordum başımı.
Elimi daha sıkı tuttun,
Anlıyordun....
Bu ayrılığa dayanmıyordu kalbim,
Öğrettiğim çiçek adlarını unutma dedin,
Kelebekleri kitap arasında kurutma,
Sık sık fotoğraf çektir, yolla bana,
Kitaplarım sana emanet,
incitme kimseyi, kin büyütme kalbinde...
Beni bekle...
Yol bitti, gidiyordun artık; gittin
Sokakta gördüklerimi, filmlerdeki aktörleri sen sandım bir süre,
Kin büyütmedim kalbimde söz vermiştim sana diye,
Kitaplarını okudum, kelebeklerine dokunmadım,
Öğrendiğim çiçek adlarına yenilerini ekledim,
En çok fesleğeni, çoban heybesini, akşam sefasını sevdim.
Seni beklerken çok şey öğrendim,
Yolunu gözlediğim, sevdiğim ilk adam...
Nasıl olsa bulacaktır diye, her görüşümde aynı sesle seslendim
Uçak, babama selam söyle!
Beni kötü rüyalardan uyandıran sevdiğim ilk adam...
Bir bilsen seni nasıl özledim...
Kar yağıyor şimdi, otuz yaşım bitti,
Kitapların bende, kelebekler gibi kar taneleri,
Kendi yolumda yürürken hiç unutmadım o cümleyi;
Selamını aldım babacığım,
Kin büyütmedim kalbimde....
Küçük kızının gözleri hala senin çiçeklerinde.
Uçak, babama selam söyle!
Uçak, babama selam söyle!
--
kendi yolumda yürürken hic unutmadım o cümleyi ''kin büyütmedim kalbimde' beni kötü rüyalardan uyandıran sevdigim ilk adam, bir bilsen seni nasil özledim!
sürekli zıt duşulsede genel manada uzaktanda olsa dolu dolu sevdıgım baba demekten zıyada uğur hoca dıye seslendiğim kel, şişko, topsakallı karizmatik varlık.
bizim evde de kemal sunal filmleri için "neden her gördüğünüzde izlemek istiyorsunuz, ilk izleyişte anlamıyor musunuz?" demesine rağmen pazar günleri trt'de yayınlanan bütün kovboy filmlerini sıklıkla tekrarları verildiği halde her seferinde soluksuz izleyen bir tanesi vardır. ilginç adam hakikaten!
koca kız oldun artık..
şimdilerde ne çok duyar oldum bu kelimeyi.
büyüdüm artık baba koca kız oldum dediğin gibi.
artık yaramazlık yapıp sorun çıkartmıyorum bak.
oyuncaklarımı istediğiniz çocuga verin..
hayatı ögrendim ben baba
elinden tutmuyorum artık kaybolurum diye
bütün yolları ezberledim ..
gece karanlıktan korkup yanına gelmiyorum
bunun yerine
sımsıkı yumup gözlerimi güzel düşler kuruyorum..
büyüdüm artık baba galiba yalnızım bundan sonra
başımın çaresine bakmalıyım !
duvarları kendim örmeliyim ve yıkmamalı benden başkası ..
kuralları ben koymalıyım ve bozulmamalı.
ancak böyle ayakta kalınır değil mi baba.?
hani hep derdin ya 'kimseye güvenme'
güvenmiyorum ki ..
onların bana güvendiği gibi..
güçlü kız diyorlar bilip bilmeden..
sahi öylemi görünüyorum uzaktan bakınca.?
insanları tanıdım ben baba ..
küçükken oyuncaklarımı çalmaya çalışanlar
şimdi hayatımı çalmaya çalışıyor
oyuncaklarımı verirdim ağlardım belki ama
hayatımı kimseye vermem baba.
ne zaman görsem, ağlamama neden olan, kullanma zevkini doyasıya yaşayamadığım kelime.
insanın kavramlarını kaybetmesi zordur... zamanı, renkleri , sesleri, kendimi bile kaybetmeye hazırım.
beraber geçirilecek bir an için, yüzünü geri getirecek bir ışık için, kızgınsan bağırman için, tüm hayatımı hiçe sayabilecek kadar çaresizim şimdi.
ah bi gelsen...
hayatın el kitabı yok. babalar bunun içindir. ama o da yok. yolumu kaybettim.
Ailenin çınarıdır, eve ekmek getirir , yeri geldiğinde ona çok kızarsın .Ama ne olursa olsun o senin Atandır. Senin düşüncelerinin hep zıttına gider , bu yüzden ona kızarsın . Ne olursa olsun başında bir baban olduğu için Allah'a şükretmelisin..
sana seni sevdiğini söyleyemez. sen ağlasan seninle ağlayamaz bir anne gibi.hep bi güçlü durma hali vardır ya işte onu çok iyi başarır baba.
onu bi başka seversin, o bir dayanaktır,güçtür sana.başın sıkıştığında benim ''babam'' var dersin ya. yokluğunu yaşamamak için dua ettiğin iki insandan biridir bu yüzden.
herşeydir.
bi' fotoğraf. fotoğrafta bi' kız, ufacık daha. bi' kucakta sıkıca kavranmış. emin ellerde olduğunu öyle iyi biliyor ki yumuşacık bi' uyku uyuyor. ağaç dolu bi' bahçede bi' salıncak. kız bu kez salıncakta. salıncak bi' o tarafa gidiyor, bi' diğer tarafa. kızın attığı kahkahalar havaya karışırken onu sallayan eller sıcacık bi' tebessümle kızı izliyor. kız biliyor ki güvende, ne kadar hızlansa da salıncak korkmuyor. bi' bisiklet sonrasında. yandaki iki tekeri olmadan onu süremeyeceğine inanan yine aynı kız. onu yüreklendiren yine aynı sıcak yürek. hadi diyor yapabilirsin, ben zaten arkanda olucam, düşmekten korkma. gerçekten de öyle oluyor. kız ne zaman yalpalasa bisikletin tepesinde. sıkıca kavrıyor aynı eller bedenini. işte bunun verdiği güvenle kız bisiklete bi' biniyor kocaman yollar aşıyor. bazen düşüyor belki, dizleri kanıyor; ama aynı eller o yaranın ilacını öyle güzel biliyor ki her şey hemencik unutuluyor. o eller o kız için hayattaki en önemli erkeğin elleri, babasının elleri. ve kocaman ellerinden daha kocaman yüreği olan tek insan: baba'm.
Baba!
her yılbaşında
sana söyleyecek
bir tek
sözüm var:
'Seni ne kadar çok seversem
o kadar
çok olsun ömründen geçen yıllar...'
Baba!
Babam, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım!
Ne zulüm, ne ölüm, ne korku
başımı eğemez!
Yalnız senin elini öpmek için
eğilir başım.
Babam, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım...
gıdığı öpülüp göbeğinde yatılasıdır. tatillerde görüşülür çok sevilir uğruna ölünür hatta aşık olunur. tatil bitince kızını yolcu ederken çenesi titrer hemen gözler sulanır. hadi hadi gelceksin iki gün sonra der o an sıkı sıkı sarılır. son bi hafta. yanındayım babiçkonun.
not: eğer babanız vefat ettiyse, lütfen okumayın, dinlemeyin.
istanbuldayım baba
ortaköyde bir çay bahçesi
sıcak bir çay demle
sözlerin ezberimde
gül veren elde
hep biraz güzel kokular olur oğlum
ağrıyan bir kalp acılarla dolurdur
acılarla doludur.
baba ellerim aynı senin gibi
çayı demledim sevdiğin gibi
sen gittin ben deli gibi
seni çok özlüyorum
sert bakışlı gülen adam
benim babam
adı i̇rfan
soyadı sözütek
azmı balığa giderdik karataşta ,tuzlada
sonra bayram günleri
cebimde bayram şekerleri
çayı öyle severdi
hele dök ordan bir çay
demli olsun doldur doldur
sert bakışlı gülen adam
benim babam
adı ifran
soyadı sözütek
büyüdüm sandım nasıl yanıldım
çocuklar hiç büyümezmiş baba
büyüdüm sandım yeni farkına vardım
baba
ben küçük oğlunum hala
baba ellerim aynı senin gibi
çayı demledim sevdiğin gibi
sen gittin ben deli gibi
seni çok özlüyorum