bir tür liman. lakin bazen ona sığınmanız gereken yerde, o size muhtaç bir durumdaysa, üzülmekten ziyade acıyorsunuz. veya ikisini birden hissediyorsunuz, bilemedim tam. hani böyle her daim güçlü, kararlı, kale gibi yıkılmaz olarak gördüğünüz adamın gözünüzün önünde eriyip bitmesi hayatı on kata kadar daha fazla sorgulamanıza neden oluyor. "baba lan bu, baba!" diyorsunuz içten içe. söylemesi bile bu kadar güven verirken insana, o hayatımda olduğu sürece işler bir şekilde yoluna girer diye düşünüyorsunuz. ah ah, şu sanrılar yok mu ama? yeminle felç ediyor kalbi.
ha bir de bu "baba adam" umursamamayı öğretiyor size, hem de hiç farkında olmadan. madem kendisini seçme şansına sahip değilsiniz, klişe timi bir an önce devreye girip, "onu olduğu gibi kabul etme" oyununu oynuyor size. çaresiz, en çocuk halinizle kabul ediyorsunuz. sizi tüm kötülüklerden koruyacağını sandığınız insan, birdenbire buharlaşıp uçuyor. tabi, olayı dramatize etmenin de reytingleri arttırmada pek bir etkisi yok, biliyorunuz. ee o zaman, "benim babam toyota gibi adam" diye bir ses duyunca yalnızca gülümsüyorsunuz.
babaların türleri vardır: ılımlı, umursamaz ve baskıcı olarak üçe ayrılır. bu üç tür içinde de kız babası ve erkek babası olarak kollar ve kardeşlerle birlikte etkileşimli yeni dallar oluşur.
yazarın babasından yakınışını okumak üzeresiniz vazgeçme ihtimaliniz mevcuttur.
baskıcı babalardan kurtulalım diye Nuh'un bir gemi daha yapması olası mıdır abi. daraltıcıdır çocuğu isyana sürükletiyor. adriana lima'nın babası* bir türk olsaydı evinden dışarı çıkması mesele olurdu sanırım.
tüm saçma ve kötü olaylar baskıcı ve pimpirikli babaların kızlarına gelmesi de gülünesi.
babayı mutlu etmek adına evde oturmayı görev edinen bir hatun düşünülebilir mi..
sitem üzerine sitem. cinsiyetin bazı getirileri sinir bozucudur.
anatomisini siktiğim diyesi içten gelmiyor değil.
güven duymaktır. beni herşeyden koruyacağına inandığım tek adamdır. küçükken gece korktuğumda horlama sesinin bile güven vermesidir. Sonra bir gün babanın başka bir kadınla görüştüğünü öğrenip yıkılmaktır. Hayata var olanın güvenin temelinin yıkılmasıdır. Bir kızın hayata güveni babanın attığı temeller üzerine kurulmuştur. Ve o aslan gibi adam dediğiniz babanıza üzülmesin diye kıyamayarak onun haksızlığının, yanlışının içini nasıl acıttığını söyleyemeden ağlamaktır.
sevgimi belli edemediğim için pişmanlık duyduğum tek kişi. Sesimin tonu biraz yükselip titremeye başlaması ve 'özür dilerim' lerin bir solukta çıkmasıyla odayı terk edişlerim daha çoktur ona sarılmalarımdan. Resmi konuşmalarımdan dolayı tdk sözlüğüm gel bakayım demelerını sevdiğimdir. Western filmlerine özenip clint eastwoodun silah çekişlerinden etkilenip ellerimizi silah şeklinde yapıp birbirimize uzatmalarımız gelir bazen aklıma. Fenerbahçe beşiktaş maçlarında beşiktaşlıyım diye gollerine sevinmeyişi. Fen okumayacağım baba dediğimde genetik mühendisliği hayalini bırakacak mısın? Demesini unutamam. Yaşadıklarımı geçtim hayallerimin bile farkında olan ama belli etmeyendir o. ilkokulda okuma yazmayı öğrendiğimde ağustos böceği ile karınca masalını yıllarca ben sana okudum şimdi sıra sende başla bakalım demesi ve iğrenç okumalarımı bıkmadan her akşam dinlemesi..
Geçen gün baharlık montunu dolaptan çıkardığımda ceplerini temizle dediğinde yamuk yumuk yazımı buldum. O zaman anladım biz birbırımızı hep gizli sevmişiz be baba..
Bir cogu icin buyuk anlamlar guzel anilar tasir.. ama bazilari icin ole degil..
Senin yuzunden arkamdan sarhosun kizi diye bagirdilar..
Nerde diye sorduklarinda bilmiyorum dedigimde hangi kariyladir diye pis pis gulduler..
Hep senin yuzunden Sevmiyorum seni hic sevmiyorum.. benim gunahim neydi bunlari yasamayanlardan ne eksigim vardi bende allahin yaratigi degilmiydim.. artik kara haberin gelsin amin..
En güzel arkadaştır baba. Söz konusu çocuğu olunca eli kolu her yere uzanan, varlığını bilmenin dünyadaki en büyük güven olduğu, seninle tekrar çocukluğunu yaşayan, attığın adımdan haberi olup her çıkmazın başında seni çekip alan, canını senin yoluna adadığını bildiğin adamdır baba. ilk aşktır. Kingdir. Sana aşığım koca adam. iyiki varsın!
ve babam!
çocuk ellerimle silemediğim burnumu
cebinden çıkarttığı mendille silen
hem de dağ kadar boyunu hiçe sayıp
önümde diz çöken, kocaman babam! *
Her ne kadar zorluk olursa olsun evlatları karşısında yüzü gülen güçlü duran yegane insan.
Çok değil, 1.5 sene önce kısmen beyazlık bulundurduğu saçlarında artık kısmen var siyahlık... Girdiği tellerin ardından göremediği çocukları için hala içerden çabalayan ancak oradan eli geldiğince durumu idare ettirmeye çalışandır. Her gece ağladığını bildiğim ama gözleri yaşlı görmeye kabullenmediğim kişidir.
Özledim baba seni. Bir gün çıkacaksın elbet nedeni belli olmadan "tutuklu yargılandığın" hapishaneden.
nereden bilebilirdim ki bundan tam 3 yıl önce beraber aynı evde son gecemiz son birbirimize iyi geceler deyişimiz olduğunu.hem bilsem o gece uyurmuydum zannediyosun baba. ah be babam sen gittin gideli hiç birşeyin tadı yok sen gittikten sonra bir çok iyi dosta,arkadaşa sahip oldum sen gittiğinden beri bir çok iyi insanla tanıştım. ama hiç biri senin eksikliğini gidermedi gidermeyecekte. 1095 günde bir gün bile aklımdan çıkmadın be baba hep bir yerlerde bir şekilde aklıma düşüyorsun.
keşke sen gitmeseydin ömrümün hepsi senin olsaydı keşke bugün sahip olduğum değerleri görebilseydin be baba yada keşke bugün sahip olduklarımın hiç biri olmasaydı da sen olsaydın. inan hiç isyan etmiyorum baba aksine şükür ediyorum. sen gittiğinde insancıkların bazıları bizim bittiğimizi tükendiğimizi düşündüler inanırmısın alay edip dalga bile geçtiler. Ama ALLAH büyük onlara en iyi cevabı o verdi zamanında adam mı olur lan bundan itin,serserinin teki bi bok olmaz bundan diyenler bugün deyim yerindeyse parmakla gösterir oldu. bu insancıklar o kadar aşağlık insancıklar ki insan bunları duyduğunda ikinci kez yıkılıyor ikinci kez bitiyor. ama ALLAH'a çok şükür bana altın gibi arkadaş ve dostlar verdi onların sayesinde çabuk toparlandım haksızlık edemem onların hakkını hiç bir şekilde de ödeyemem bir insan ancak bu kadar değerli olabilirdi benim hayatımda şimdi bu ender insanlar benim DOSTUM diyebileceğim insanlar. üzgünüz,buruğuz acı çekiyoruz ama yeri geldiğinde mutlu bile olabiliyoruz be baba ama asla ve asla unutulmuyorsun, dualarımız seninle.
biz evlatlarını ölene kadar çaylak olarak görecek olandır baba; saygıdan çok sevgi duyacak, kızdığı her an bütün saygısını yitirecek, dağıtacak - dökecek - saçmalayacak ama her defasında hoş görü bekleyecek, bazen baba olduğunu unutacak çocuklaşacak ama her anında başınızda duracak ve şükredeceksiniz.
hiçbir zaman benim olmayan adam. sözde olanını çok iyi tanırım ama. kendileri on yaşına kadar eve yılda birkaç kez gelmiştir. sonrada birden çıkıp gelip evin reisi olmuştur. ama onun unuttuğu on yıldır evin reisi bendim baba. o siktir olup gittiğin evin tek erkeği bendim. sonra o sözde baba gelir reisçilik oynamaya kalkar. evin eski reisinin adı artık "a.ına kodumun çocuğu" olur. üstelik insanlara da rezil eder eski reisi. kardeşlerine telefon açıp bağırır duyurmak istercesine "ben bu .mına kodumun çocuğunu öldüreceğim adam olmayacak bundan, okumayacak bu it !" diye. sen uyur numarası yapıp kulaklarını tıkarsın. sözde baba sana duyurmak için seni dürter. sözde baba oğlunun adı dışında hiç birşey bilmez. onun nasıl bir çocukluk yaşadığını bilmez. neyi sever, neden nefret eder bilmez. aslında o çocuk onun oğlu olmaktan utanır. onun kanını taşımaktan, ona benzemekten nefret eder. babana çekmişsin diyen herkesten tiksinir.
baba bir çocuğun mühendisidir. ona istediği şekli verip istediği gibi yönlendirebilir. eğer vasat bir mühendisin eline düştüyseniz inşa etmek kendi kendinize kalır. bu vasat babalar elindekinin değerini bilmezler. buradan gerçek "baba"ların ellerinden öper dozer abuzer.
yanındayken anlayışsızlıkla, biz anlamamakla, suçladığımız ama bizi bırakıp, terk edince bu dünyayı, içimizde asla kapanmayacak yaralar acan, gidişini ömrümüzün sonuna kadar kabullenemeyeceğimiz tek varlık...
baba zor olan,
eğer baba iyi yaşamışsa hayatı sen de yaşıyorsun, tecrübeleniyorsun,öğreniyorsun,
öğle bir baba ki adını duymak bile güven verir,elini bırakmak istemezsin, ararsın varlığını,
eğer baba zor yoldan yaşamışsa hayatı, sana da yaşatmak istiyor sanki bahtını,
öğle bir baba ki adını duymak korku verir, görmek bile istemezsin,kaçarsın varlığından,
baba yaşayamamış gençliğini, yaşamak istiyor,ama yaş olmuş elli.