30 yaşına yaklaşan evladına uzattığı sigaraya utançtan verilen "yok baba içmiyorum" cevabını alınca "siktir ordan pezevenk" lafını yapıştıran bir arkadaş, bir ağabey, herşeydir. özellikle erkek çocukların gözünde bir idoldür.
huyumu suyumu her şeyimi aldığım, ve bununla gururlandığım adam.
çok çabuk sinirlenir mesela, haksızlığa falan hiç gelemez zaten. allahı kitabı yoktur, tek bildiği varsa yoksa, kimsenin hakkını yeme, insanlara yalan söyleme. oruç namaz falan, gelemez öyle şeylere.
çok çabuk geçer mesela siniri, bir bakmışsın neye delirdiğini unutmuş bile. can adam, candan adam. kin tutmayı bilmez, sinirlenince yıkar geçirir, sonra döner içine, "n'oldu ki" der, kapanır her şey.
herkesin her şeyine koşar mesela, düşünmeden, sakınmadan. çok yorulur, az uyur, hemen toparlanır. şarkılar söyler, şenlendirir. şarkılar söyler, özletir.
normalde aradığından bir kez eksik arasa, aklım çıkar işte. derdi mi var, birine bir şey mi oldu?
normalde aradığımdan bir kez eksik arasam, aklı çıkar. derdin mi var oğlum, geleyim mi?
bir telefon mesafesindedir hep, o mesafe dilediğince açılabilir hem, fark etmez.
kalbi çok büyüktür, kalbi çok sağlamdır.
candır,
babamdır.
bazıları volkan özelliği taşır. arada bir kükrer, köpürür, etrafa lav püskürtür, püskürttüğü lavlar üzerinde taşlaşır ona yük olur filan. kimisi dar bir alanda çok yüksektir. bu tiplere ulaşılması zordur. sevgisini göstermez. mizacı serttir. kimisi uzun bir alana yayılı, yüksekliği azdır. tıpkı kapladığı alanın büyüklüğü gibi mezhebi de geniştir. habire yılışır, över, şakalaşır, her bir boku affeder.
ama hepsinin ortak bir özelliği de vardır. evet, onlar gerçekten de, en fazla başımızın sıkıştığı ve yardıma muhtaç olduğumuz anda, sırf varlıklarıyla bize güven veren, yıkılmaz ve sarsılmaz birer dağdır.
son günlerde, nasıl diyor siz?! nowadays, kendimi yerleştirdiğim profil. resmen tek arzum oğlum gelsin benden para istesin, bilgisayar istesin, bisiklet istesin, sinemaya götürmemi, futbol oynatmamı istesin falan. omzuma alayım uçurayım. akşam işten yorgun argın eve geldiğimde cebimden çıkardığım çilekli lila pause mutlu etsin onu (ülker çikolatalı gofret mi alıcam lan çocuğuma?!).
şımartayım istiyorum. şımartılmadığım kadar şımartayım istiyorum onu. yaşamadığım kadar yaşatayım onu ben. her istediği olsun istiyorum. bisik demeden bisikivereyimasldkjshsjd oha. bisikleti veri vereyim yani. sokaklarda büyüsün ama ben onun götünden ayrılmayayım, çaktırmadan takip edeyim. düşe kalka büyüsün, ben de onunla düşüp kalkayım. düşmeyi de kalkmayı da ben öğreteyim, benimle öğrensin. çok sevsin babasını, benim sevdiğim gibi sevsin, daha da çok sevsin. sonra biraz büyüsün baba kızla buluşcam para versene hafız desin. hasiktir ordan diyip girişeyim falan buna. arkadaş misali baba olayım ama gerektiği yerde arkadaşlarına "benim babam çok kafa adamdır ama an gelir bir bakışıyla susturur" falan desin. kızayım ona, çok kızayım ama bilsin onu kendimden çok sevdiğimi. bilsin onun iyiliğini istediğimi. ibne olduğunu düşüneceği kadar büyüyene kadar koynumda uyusun istiyorum. sonra siktirsin gitsin zira hala uyumaya devam ediyosa ben de düşünürüm ibne mi acaba diye. evdeki kırılabilecek her şeyi kırsın, annesini deli etsin, annesi bana şikayet etsin ben de kalanları kırıp çocuğumla kaçayım annesinden. akşam siniri yatışınca usulca eve dönelim üstümüz başımız leş gibi.
sonra büyüsün, üniversiteye gitsin, askere gitmesin. hafif hafif ayrılsın yuvadan. biz sıkıcı gelelim artık ona. benim yanımda herhangi bir yaşlıyla konuştuğu gibi konuşmaya başlasın, sıkılsın. ben oğlum benim yanımda sıkılmasın diye kasayım, üzüleyim. sonra aşık olsun o da. büyüyüp adam olsun. evlensin, tamamen ayrılsın yuvadan. izin günlerinde, bayramlarda falan gelsin annesiyle babasını ziyarete. sonra onun da çocuğu olsun, benim yaşadıklarımı o da yaşasın. böyle sürüp gitsin bu süreç.
ve ben de bana bunları yaşatan, bana evlat veren, hayatını veren kadınla başbaşa kalayım. ne de olsa ihmal ettik 20-30 sene. kalan günlerimde de onun gönlünü almaya, kendimi affettirmeye çalışayım.
hayallerin, özlemin, sevginin, saygının, korkunun, birleştiği kelime. varlığıma mana yükleyen, özlemine bile doyamadığım, kokusunu her an iliklerimde hissettiğim; yüceliğini, koruyuculuğunu, varlığıyla verdiği desteği sonradan öğrendiğim, son nefesi rahat alması için kendimi feda edebileceğim, ona sarılmaya bile cesaret edemediğim, heybetiyle, oturuşuyla, efendiliğiyle; benim her şeyim. babam.
çocukken, akşamın 8' inde eve dönendir. sebebiyse, yavrularına rahat bir gelecek hazırlama telaşıdır büyük adamın. kalp krizi geçirmiştir ama yine de yılmaz, kısa sürede toparlanıp çalışmaya, mücadele vermeye devam eder. sözlerinde öyle şeyler saklıdır ki... dünyanın bütün kütüphaneleri dolaşılsa bile bulunamayacak bilgi hazineleri sunar.
hiç batmayan bir güneştir, yuvasının üzerinde. asla batmasın.
dişi bireylerin hayatındaki en önemli rolü taşıyan kişidir gözümde.
iyi, kötü, sevecen, soğuk, korkutucu, canayakın, destekleyici, köstek olucu, geniş, sığ, nasıl olursa olsun, kadının hayatına bir şekil vermiştir. üstelik nasıl bir baba olursa olsun, o hayatın iyi yönlerinin mimarıdır.
çok mu sert, hiç destek olmadı mı, sevgisini göstermedi mi; kadın buna rağmen iyi bir yerlere gelmeye çalışır, bu yüzden aradığı erkek sevgisini gösteren bir erkek olur, kendisini korumayı, kendine güvenmeyi bir şekilde tüm olumsuzluklara rağmen öğrenmiştir.
destekleyici mi, sevgisini her zaman gösterdi mi; evet, bu kadın için hayat kesinlikle daha kolay olmuştur, ama çizdiğin yolun sonucu yine aynıdır bana göre.
bir kıza bir erkeği sevmeyi öğreten adamdır. birini sevmeyi ilk babanızı severken öğrenirsiniz. hem korkar, hem saygı duyar, hem seversiniz. candır can.