Eskiden parası yoktu, tabiri caizse ceketini satar yine bizi mağdur etmezdi. Simdi baya parası var, verdiği sözleri geniş zaman kipiyle harmanlayıp geçistiriyor.
belli bir yaşa kadar hiçbir şey bilmediği zannedilen ancak belli bir olgunluk seviyesine gelindiğinde dünyanın en bilgi insanı farzedilen aile reisi, eşofmanı göbeğe kadar çekip western film izleyen adam.
hayatıma onun hatalarına ve doğrularına bakıp, ortaya kendi adıma genel bir yargı çıkarıp o çizgide gitmemi sağlayan kişidir. doğrusu ve yanlışi her insan gibi onunda vardır. ona benzemekten bir nebze olsun korkarim. ve hayatimin en duygulusu sözü olacak belki ama hiçbir erkek çocuğu babası gibi olmak istemez.
Açık açık sarılıp, canım babam diyemesekte bazen iyi ki var. Canından can verir bizim için gerekirse. Kendisinden alır bize verir elindekini.
Canımsın babam. iyi ki varsın. iyi ki.
Hayatımda tanıdığım en adi ve şerefsiz insan. Kendimi bildim bileli kimseye bu kadar kin beslemedim. Şimdiye kadar bir kere bile sıfatıyla hitap etmediğim kişi, canı cehenneme.
Karşılıksız harçlık veren yüce insan başıma bir şey geldiğinde telaşa kapılan koruyan kollayan bol bol nasihat veren canımın içi herseyim ugruna ölürüm beee.
bir erkek için yeri çok özel bir varlık ve illaki bulunmak isteyeceği konumdur. lâkin herkes hak etmez bu sıfatı. bir çocuğa baba olmak korunmasız ilişkiye girdikten 9 ay sonra kucağa bebe almakla olmaz. yahu tuhaf gelecek belki size ama benim gelecekten beklentim evlenmek, iyi bir eş ve yeğenlere iyi dayı, enişte olmak. en büyük beklentim ise baba olmaktır. bir evladımın olması düşüncesi bile beni mutlu ediyor. bırak çocuğuma kızmayı, onu ağlatmayı, onun gülmediği her an kahrolurum ben. ama anlayamıyorum, bir baba evladına nasıl 'si... git, gelme eve!' diye bağırır?! üstelik 6 yaşında dünya güzeli kerim adında bir çocuğa?! eve gidiyorum, ileriden duvarın arkasından bir ses duyuluyor, sonra o erkek sesi küfrediyor ve eve gelme diyor. anladım ki çocuğuna söylüyor. yapayalnız kaldı çocuk, suspus anası ile babası yürüyüp gittiler. hemen gittim yanına. adını sordum, yüreklendirmeye çalıştım. ağlamasın diye uğraştım. baban sana kızmadı demeye çalıştım. bu esnada uzaktan gördü adam bizi. elini tuttum babasına götürdüm. iyi akşamlar diledim, teşekkür ettim ve gittim.
Her seye ragmen
babam
bana durustlugu ogreten,
benim ilk sevdam,
ilk asik oldugum adam.
Bnim babam adam gibi adam...
Seni cok seviyorum canim babam
ilk sevdam hakkini helal et
eli opulesi insan!!!
her gün arayıp ne yiyip içtiğimi soran, cevabı ayrıntılı bir şekilde isteyen ve hiçbir zaman yeterli bulmayan kişidir. bu takıntının oluşmasında kendinin üniversitede zorluk çekmesinin etkisi büyüktür. kendisi köyden çıkıp izmire okumaya gitmiş, okurken gömlek satmış harçlığını çıkarmış, bir tanıdığın verdiği giysilerle mezun olmuştur. o yıllarda kendine geçtiği en büyük kıyak ise gömlek satışı iyi gittiğinde yediği köftedir. iyi ki varsın baba. allah yokluğunu göstermesin bize.