aşk teslimiyetle başlar. ilk başta aşık olduğumuz kişiye teslim oluruz sonra da onu teslim almak isteriz.
ateştir.
tutkudur.
aslında yaşamın kendisi aşık olduğumuz şeydir.
sevgi gibi beyinden değil kalpten gelir.
onu gördüğün zaman dizlerinin tiremesi.. (ne oluyo lan)
karşılaştığınız anda yüzünüzün kızarması, ona asla ama asla bakamamak..
kalbin 'güm güm' diye atması.. aşırı heyecan.. stres vs. vs (sanki kız bizi yiyecek)
elinizde bulunan ve o an yudumlumaya çalıştığınız pet bardaktaki çayı, o odaya girince elinizden düşürmek..
ama şöyle de bir durum var.
ben yakın bir tarihte evlemeyi düşünmüyorum.
bu on yıllık bir süreye tekabül ediyor.
yani bu zaman zarfında hayatıma girecek hiçbir kadınla evlenmeyeceğim.
o zaman aşık olmak niye.
tabi böyle olunca olay daha farklı bir boyuta taşınıyor.
ayrılacağım zaten deyip aşık olmayınca hayattan zevk alamıyorsunuz.
hayattan zevk alacam huleyn deyip aşık olduğunuzda da ayrılıp üzülüyorsunuz.
iki ucu boklu değnek.
Dünyanın en muhteşem duygusu gibi görünsede can yakandır. Heyecanlandırır, içinde kelebekler uçurtturur, zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın. Senden mutlusu yoktur belki de fakat götürüsü getirisinden hep bi adım öndedir. Aşk, sevgi değildir. Sevgi bittiğinde üzülmez insan bulur sevebileceği şeyler. Ama aşk bittiğinde seni de bitiren , uçuruma geldiğinde seni de sürükleyendir. Kısa aşık olmak, yok olmaktır.
dünyadaki en deli duygudur. insanı yer bitirir iliğini kemiğini sömürür, insanı olduğundan başka bir hale sokar, süründürür, ağlatır, yıpratır, kusturur, içtirir, düşündürür ve en nihayetinde olgunlaştırır insanı. ve öyle bir iz bırakır ki ömrün boyunca taşırsın bedeninde, yüreğinde, beyninde gözünün daldığı her yerde. böyle bir duygudur işte.
1-) kelebeğin biri Biraz yaklaşmış. Bu aydınlıktır. Ferahlık saçar çok güzel bir şey demiş.
2-) Diğer kelebek biraz daha yaklaşmış ; Bu sıcaklıktır insanın içini ısıtır, güzel bir şey demiş.
3-) Son kelebek büyük bir hızla o ışığa uçmuş, uçarken hiç bir şeye aldırmadan içine dalmış. Kelebek alevler içerisinde kalmış. O ışığın aşk olduğunu sadece o anlamış o yaşamış ama kimselere anlatamamış.
Velhasıl ; Aşık olmak kimine göre şudur kimine göre budur. Herkes aşkı farklı tarif eder. Gerçekten aşık olanlar aşkı tarif edemez, onların aşkını başkaları yazar. Gönül yazar tarih yazar. Bilmiyorum amk. Aşk işte dört bir tarafı dikenli gül. Siktir edin aşkı çay yok mu çay?
insanı içten içe kemiren duygudur. Karşılıksızsa kalbinizi söküp atmak istersiniz. Böyle yaşayamacağınızı düşünürsünüz. Piyasada ne kadar acıtasyon şarkı varsa hepsini dinler , içersiniz. Çayı bile fondip yapıp içesiniz gelir. Gerçi ne yapsanız da fark etmeyecektir. Boku yemişsinizdir afedersiniz. Zamanla etkisi azalınca yerini boşluğa bırakır. insan yaşanamayanlara üzülür. Ama mutlaka hayat normale döner , iyileşirsiniz.
Ama yine de iyidir aşk. Hayattaki en güzel duygulardan biridir.
Aşıklar mum ışığı etrafında dönen 3 pervane (kelebek) ler gibidirler.
birincisi mum alevini görür görmez - ateşi ilk ben gördüm, aşkı en iyi ben bilirim der.
ikincisi kanadını şöyle bir dokundurur kanadı yanar - ben aşkın ateşini hissetim ben senden daha iyi bilirim aşkı der.
üçüncü kelebek doğruca ateşin içine dalar yanar kül olur.
diğer iki kelebek derlerki - aşkı en iyi aşk ateşi ile yanan bilebilir, fakat o bize artık aşkı anlatamaz.