insan hayatının her evresinde karşısına çıkabilecek bir olaydır. sanıldığı gibi yaş geçtikçe ihtimal azalmaz.
ancak egoyu ayaklar altına alan bir dalgalanma olduğundan, insan kendini tanıdıkça ona karşı bir savunma mekanizması geliştirir. özellikle 25 yaşından sonra kendini tanıyan insanoğlu kalp atışında, günlük sıradan düşüncelerinin seyrinde ufak bir değişim gördü mü tehlike çanlarını çalmaya başlar. otokontrol hava yastığı açılır. irade aslında tam olarak insanın kendine taktik yapmasıdır.
örneğin, kendisini heyecanlandıran birisiyle karşılaştığında ona sevmediği ve onu soğtacak davranışlar için fırsat sunar. kendi yalnızlığına yeterince değer veriyorsa, benliğini de santim santim ezberlemiştir zaten. dolayısıyla " şu sözü işitirsem tehlike ortadan kalkar" düşüncesiyle güzel bir ortam hazırlar. belki de bunu tamamen gayri ihtiyari yapar. savunma reaksiyonu olarak. en nihayetinde aşık olmak istiyorum diyenlerin hepsi de yalan söylemiyordur..
he beynimizin sevgili yazı işleri müdürü egomuz bir şekilde alt edilir, kalp ritmi yukarılarda seyretmeye devam ediyorsa bence tadından yenmeyecek bir eylem, bir adayış...
aşka karşı koymak zor, aşık olduğunda bunu anlamak daha zor, aşık olduğunu anlatmak daha da zor. diyelim ki anlattın, karşı tarafın seni anlaması çok çok zor. bunların tümü olumlu sonuçlandığında ise büyük bir mutluluğa sahip olabilirsin. ama şayet ters giderse bunlardan bir tanesi ve unutmak kaderinizse, unutabilmek hepsinden daha zordur.