çok acayip birşey. cidden. enteresan yani. bir insanı görünce heyecanlanıyorsun, yanındayken seratonin salgılanıyor, mutlu oluyorsun, o hayatındayken başka herşey de sana güzel geliyor, şakırdayan kuşlar, bulutlar falan, ona dokunmak, onu öpmek falan istiyorsun, çok seviyorsun, onu görebilmek için neler neler yapıyorsun, ulaşabilmek için ölümü bile göze alıyorsun, sonra o gidince üzülüyorsun, ağlıyorsun, dünyan başına yıkılıyor falan. o pembe dünya bu sefer gri oluyor, hatta bazen intiharın eşiğine geliyorsun. hatta bazen gerçekten intihar ediyorsun.
etraftan duyduklarım ve gözlemlerim sonucu bu bilgileri edindim. çok enteresan birşey ya aşık olmak, inanılır gibi değil. allah allah ya. garip.
aşık olmak, uzun ağaçların olduğu bir ormanda üzerinizde incecik kıyafetler varken tamda yolunuzu kaybettiğiniz sırada kötü kalpli cadının size elma uzatmasıdır.
dünyanın en güzel duygusudur. yüzünde nedensiz bir gülümseme oluşur. kimse nedenini bilmez senden başka. bunu anlatamayız aslında çünkü o an yaptıkların kalbinin yaptıklarıdır, aklın olsaydı bunu anlatabilirdik ama kalp sadece benzetir birşeylere. gerçekten aşık olmuşsanız hayatın amacını çözmüşsünüz şanslı kişilerdensinizdir. ve hiç görmediğiniz biride olabilir bu aşk sürprizleri sever.
insanın hayatını siken karşılıklı olanı bir gün biten karşılıksızı ise kalıcı olan duygu. Aşkla ilgili fikirleriniz ilk aşktan sonra olgunlaşmaya başlar. Başarısız bir aşkın sonucu yıkık bir hayattır. Ortada yok edecek bir şey kalmadığında aşk sizi para için seven kadın gibi mutlaka gider. Ama bir gün çarptığı yıkıp döktüğü o hayata yeniden uğrar. Ne güzel tekrar yok edeceğim diye düşünür. Ama siz akıllanmışsınızdır. Ve aşIk olsanIz bile zarar görmezsiniz.
kendi kendini tanıyamama sebebidir elbette. aşk başlar karşındakine ihanet etmezsen kendine ihanet edersin. misal 17 yıllık seni bi kalemde silersin ve başkalaşma başlar. aşk biterse eğer onu unutmadan kendini unutman gerekir. he tabi unutsan ne olur. ondan önce neydin ki amına koduğum. aşık ol. çok paran da olur. nikahta bereket vardır.
verdiğim her solukta biraz daha bağlanıyorum, ve biraz daha. daha önce olmuş muydu bu? bilmiyorum ki, belki de. ahhh, ama çok kötü bir şey aşık olmak. bence zaaf, bence zayıflık. biraz tiksindim kendimden. sınırlarımı gördüm. son zamanlarda, aynaya bakarken utanıyorum. biraz.
ilk bakışdan insanın içinin kıppır kıpır olmasına sebep olan, tatlı ötesi, hoş bir duygudur. Buna bazen sevmek diyorlar ama aşık olmak kulağa daha hoş geliyor.
aşık olmak hormonlarla ilgilidir ama aynı zamanda kazanılması, edinilmesi gereken de bir şeydir. emek ister. hıyarların, boş beleş aciz, hamhalat heriflerin işi değildir.
diyelim ki birini görüyorsun; içine bi ateş düşüyor, ve aşık oluyorsun. yok öyle yağma! böyle beleşe bi şey olabilir mi? ateş düştükten sonra ne halt ettiğine bağlı olarak, aşk ya olur ya da olmaz. ateşi düşüren kişiye gidip onu söndüreyim hemen diyorsan, orada aşk yoktur. ama aşk düştüğünde, kendini, hayatı, yaşadığın kültürü anlamaya ve dönüştürmeye çalışıyorsan, işte aşk odur. sana insan olduğunu hatırlatır. büyük sorumluluk yükler. aşık olunca aklına şu gelmeli bence, 'aşığım, demek ki yapıcak çok iş var' yani aşktan aldığın enerjiyle birine yardım eedebiliyorsan, görmeyen birine misal, bi kitap okuyabiliyosan, hiç tanımadığın yerlere gidip, hiç tanımadığın dinleri araştırıyorsan, ilk defa duyduğun şairleri, şiirleri, mezhepleri okuyorsan, gereğini yerine getirdiğin şeydir. aşk eşittir sevgili değil, iki kişilikte değil, çok kişiliktir aşk. bütün dünyayı düşman belleyip leylayı sevmek değil, leyla'da bütün insanlığı sevmektir.
öyle bi enerji getirir ki insana gecenin bu saatinde onun için bir şeyler karalar durursunuz.
Yüzünüzde yavsak bi gülümseme içinizde sebepsiz bi mutlulukla sırıtmalarınız bıtmez.
Umutlarınızı kaybettıgınız bır anda askın gelmesı ona hıc ınanmamanıza ragmen ben burdayım dıye bagırması en sonunda dayanamatıp asık olmanızla sonuclanacaktır.
Ne mutlu kı asık olanlara asdhgk