bu işler lokantada yemek yemeye benzer, önce sevdiğiniz yemeği sipariş edersiniz daha sonra arkadaşınızın tabağına gözünüz düşer, acaba ondanmı sipariş etseydim diye.
ve sevgiliye söylenen sözler para harcamaya benzer, ne kadar çok aşkım hayatım, bitanem derseniz o kasar çabuk anlamını yitirir.
hayata anlam katan, dünyayı çekilebilir kılan şeydir.
yoksa kim ne yapsın bu gri, savaşlarla ve ölümlerle, açlıkla ve sefaletle, adaletsizlikle ve ezilenlerle dolu acımasız dünyayı?
karninda ucusan kelebeklere engel olamamak, surekli ve nedensiz bir sekilde siritmak ve hayata pembe gozluklerle bakmaya baslamaktir ta ki aci kisma gecene kadar.
çok acayip birşey. cidden. enteresan yani. bir insanı görünce heyecanlanıyorsun, yanındayken seratonin salgılanıyor, mutlu oluyorsun, o hayatındayken başka herşey de sana güzel geliyor, şakırdayan kuşlar, bulutlar falan, ona dokunmak, onu öpmek falan istiyorsun, çok seviyorsun, onu görebilmek için neler neler yapıyorsun, ulaşabilmek için ölümü bile göze alıyorsun, sonra o gidince üzülüyorsun, ağlıyorsun, dünyan başına yıkılıyor falan. o pembe dünya bu sefer gri oluyor, hatta bazen intiharın eşiğine geliyorsun. hatta bazen gerçekten intihar ediyorsun.
etraftan duyduklarım ve gözlemlerim sonucu bu bilgileri edindim. çok enteresan birşey ya aşık olmak, inanılır gibi değil. allah allah ya. garip.
aşık olmak, uzun ağaçların olduğu bir ormanda üzerinizde incecik kıyafetler varken tamda yolunuzu kaybettiğiniz sırada kötü kalpli cadının size elma uzatmasıdır.
dünyanın en güzel duygusudur. yüzünde nedensiz bir gülümseme oluşur. kimse nedenini bilmez senden başka. bunu anlatamayız aslında çünkü o an yaptıkların kalbinin yaptıklarıdır, aklın olsaydı bunu anlatabilirdik ama kalp sadece benzetir birşeylere. gerçekten aşık olmuşsanız hayatın amacını çözmüşsünüz şanslı kişilerdensinizdir. ve hiç görmediğiniz biride olabilir bu aşk sürprizleri sever.