Aşık olmak anlık bir şey..Birden her şeyin çok parlak göründüğü..Birden en pastel renklerin bile ısınmaya başladığı..Birden tüm yemeklerin çok daha lezzetli olduğu bir an bu.insan karar vererek aşık olmaz,sadece bir bakar, olmuş.
başlı başına bir hastalık olarak kabul gormesi gerekir ama bir farkla, bilincli bahşedilmistir, depresyon yada şizofreniden farklı değildir. şöyle bir inanış da hakimdir aşkına karşılık bulamayınca depresyona girdi, çok doğru bir tanım olmaz. çünkü aşık olarak birey zaten hastalığa yakalanmıştır ve diğer hastalıklar gibi vücut bu hastalığı yenmeye uğraş gösterecektir. kimisi mecnun gibi yenemeyebilir kimisi hizli atlatir, temelinde üreme yatar, canlilar her daim varligini surdurmek zorundadir. aile kurmanin temeli de cocuk yapmaktir, evrim cok akillidir bir kac cozum yolu bulmustur, erkegi sekse bagimli kilmis, kadini annelige zorlamis, bireyler arasi kivilcimi da ask olarak nitelemistir.
sana yazık oluyo abi. ya sevgilisi oluyor ya da ne bilim çok zor oluyor. yani o kadar güzel ki size hayır dese hayatınız sikilecek korkusu. olmuyor abi. yapmayın böyle $akalar. üzmeyin insanları. a$k neymi$...
aşk bağlanmaktır. duygularınızın kontrolden çıkıp, sevdiğinizi her şeyden üstün tuttuğunuz ve onun uğruna imkansızı bile göze alabileceğiniz tarifsiz bişeydir.
zaman zaman ağlamaktır, ama bazen de gülmektir. aşk bir dengesizlik oyunudur, aşık olmak ise bu oyunu oynamak. öyle bir oyun ki; bir sonraki oyun için tecrübe kazanılmaz. her seferinde değişik duygular, değişik senaryolar, ama aynı son.
eğer kuşları, böcekleri, köpekleri, doğayı artık daha çok seviyorsan, kar yağarken baharmış gibi tebessüm ediyorsan, ayazın ortasında üşümüyorsan, sen aşıksın arkadaş. artık bu oyundasın. birisi seni sobelemek için çoktan başlamış artık saymaya. kaç hadi, saklan. sobeleneceğini bile bile saklanamıyorsan, eskisi kadar agresif değilsen, yüzünde manasız ve eblek bir gülücük varsa oyun senin için de başlamış arkadaş.
artık daha çok paylaşasın geliyorsa evini, paranı, yemeğini, içeceğini. artık daha az sinirlenir hale geldiysen, şehrin kiri, pası, gürültüsü, parasızlık, krizler, savaşlar artık ilgi alanında değilse, sen boku yemeye başlamışsın arkadaş. artık sen de oyun zannettiğin bu hastalığa kapılmışsın. korkma, ölmezsin ama sürünürsün. haa ne yapacağım şimdi diye de endişelenmene gerek yok, zira çaresi de yok bu meretin. kendi kendine geçer. bir zaman gelir biter, sonra avutursun kendini, önemli olan saygı diye.
eğer sigarayı bırakma kararı almışsan, daha sık iç çamaşırı değiştirmeye başlamışsan, tırnaklarını eskisi kadar bakımsız tutmuyorsan; sakalına, bıyığına, saçına, kıyafetine daha bir özen gösteriyorsan, yolunu bir çiçekçiden geçiriyorsan gün aşırı, aramıza hoşgeldin arkadaş.
gün hiç bitmesin diye istemeye başladın değil mi? artık uykunda gelmiyor eskisi gibi. kelebeğin rüyası olmamak için dualar etmeye başladın artık. bu son olsun allah'ım diyorsun. işte, sen aşıksın arkadaş.
hacı çok gereksiz bir olay. insan sorumluluk altına giriyor bir kere amk. evlilik hayalleri falan filan. sonra ne bileyim kendini düzeltmen gerekiyor.
içmeye gitsen için el vermiyor. sigara içsen el vermiyor. arkadaşlar hacı gel iki duman çak dese için el vermiyor. sokakta piçlik yapıp elaleme salça olasın gelmiyor. arkadaşın kavga çıktı lan dese, lan siktir et başıma bela mı alacağım, yok yere öldürüleceğiz falan diyorsun. ve daha niceleri. koy göte gitsin amk ya. dünya varmış lan!
Aşık olmak anlık bir şey. Birden her şeyin çok parlak göründüğü, birden en pastel renklerin bile ısınmaya başladığı, birden tüm yemeklerin çok daha lezzetli olduğu bir an bu.
insanlar nesnel veya oznel kavradiklari ögeleri (bu kız veya erkek olabilir) bilinçaltı sartlanmasiyla bir ilgi duyarlar. Lakin gercek algı aslında insanın kendini kaybetmesiyle baslar. Çünkü kendini kaybeden insan daha önyargısız bir görüşe ve algıya sahip olacaktır. Gercek ask böyledir. Yoksa güzel gözlere, bal dudaklara kanmak en basitidir.
insanin zeka seviyesini alt seviyelere tasiyan durum. mal mal hareketler yapmaya baslar insan. asik oldugu kisi karsisinda normalde yapmayacagi ne kadar salak hareket varsa sergiler, ne kadar sacma sey varsa soyler. ondan sonra asik oldugumuz insan neden bize asik olmuyo tribine giriyoruz. eylemin kendisi aptallastiriyo kim aptal birine asik olur ki?
boyunun ölçüsünü alacağın olaydır, kazan mübarek olsun.. her aşk allah a çıkar ve allah varsa güzel sevgili de vardır. tabiki mevcudun vefasını vereceksin. yani allah nasıl olsa verir deyip mevcut sevgiliyle ilgilenmemezlik yapmayacaksın, onu kastediyorum. bu alemdeki fani sevgili bir merdivendir allah a bu açıdan kıymeti bilinmedir ama giderse de allah daha güzelini falan verir denmelidir bir süre uğraştıktan sonra.. çocukluktan beri vardır aşk. bir içgüdüdür ama önce yavruyken insan yanına gelen kedi yavrusunun, kendisine tekme falan atıldığı için kedinin büyünce, insandan uzak durması gibidir aşk, hatta bazen kedi yavruyken uzak durur insanlardan.. aşk yok der bazıları vefasızlığı gördükçe ama vardır. anne olunca aşk çocuklardır ama bazen anne kaçabilmektedir başka kocaya. kocası ölmüş veya ölmemiş fark etmez kaçması için ama ölmüşlerde daha çok görülebilir.. benim tuhafıma giden bir olaydır ama büyümüş çocukları duygusuzlukları ile yıldırmış olabilir. allah göstermesin dilerim. aşka layık olmak için bir sınav vardır. bu sınav bazen o yokken başka kıza bakmamaktır, çocuğuna meyve getirmek için dışarda içmekten vazgeçmektir vesaire..(kutuptaki penguen kışı aç geçirdiği halde kursağında ki değerli biriktirdiği besini yavrusuna saklamıştır. işte doğanın yani allah ın bize örnek gösterdiği aşklardan biri) ben gerçek aşkla tanışmayı ve ondan sonra başkası olmamasını isterim özellikle bayan için. böyle hayvanlar vardır doğada.. aşk anlatılamaz tam olarak yaşanır.. erol evgin in söylediği şarkı parçasında geçtiği gibi, ''işte öyle bir şey''(melih kibar ın eseri maşallah)
her şeye hazırlı olunması gereken durumdur. her iki cins içinde geçerlidir. aşk aklını başından alır böyle havalarda falan gezersin sonra küüüüütt diye yere düşersin aşk senden gittiğinde.