Dünyanın en güzel şeyidir. Onu düşünürsün mutlu olursun, kalp atışların hızlanır, elin ayağına dolanır, konuşurken saçmalarsın, resimlerine ve mesajlarına dakikalarca bakıp anlamsızca gülersin. Bide aşık olduğun kız da sana aşıksa ooooh tadına doyulmaz . Gelsin mutluluk, sevgi, huzur ...
bir türlü başaramadığım eylem oysa ne çok istiyorum uzaktan gördüğümde tüylerimin diken diken olmasını, sesini duyduğumda kalbimin hızlı çarpmasını. kader kısmet işte.
Kolaydır, esas zor olanı sonra başlar. Mesela karşılıksızsa, kavuşamazsa.
Onu her gördüğünde kalbinin tam orta yeri yanar, tarif edilemez bir acı bu. tüketir ama öldürmez, yemek yedirmez, yüzü güldürmez, nefes de aldırmaz. O bile ağır gelir, tonlarca yük biner sanki göğsüne.
Bir ara geçer gibi olur, sonra biri ansızın ismini anar, anlarsın ki geçmemiş. Sinsi bi acı bu, kalbin köşesine saklanıp kandırır insanı. Öyle bir yakar ki, her gece "allahım bir daha, ismini duyunca mideme ağrılar girecek kadar sevdirme kimseyi" diye isyan ettirir..
Lise 1 de başıma gelen, görünce yüzümdeki kanın yerini yurdunu terk edip yüzümü kirece döndürmesi, dudaklarımın mosmor olması, elim ayağımın birbirine dolaşması, kalp ritmimin değişmesi aşk mı oluyor?
O zaman ben tek kelamımın olmadığı, hiç tanışmadığım ve buradan yola çıkacak olursak hiç tanımadığım bir yılığa aşık olmuşum ergenliğimde.
o duygu paha biçilemez tabi ne kadar süreceği hakkında tartışmalar var ki bence aşk bi süre sonra sevgiye dönüşür. Bi hocamın da dediği gibi sevginin getirdiği külfetlerden kaçamazsınız. yani aşk evresi canım cicim aylarından sonra sevgi kalır ve onun getirdiği külfetler. eğer bu külfeti çekebilirseniz ne mutlu size...
birini tanımak isteyebilirsin, ilgi duyabilirsin veya hoşlanabilirsin ama aşık olmak çok kuvvetli bir duygu olmakla birlikte karşıdaki insana göre sonu mutluluk veya acı olabilir.