aşk kelimesinin bir diğer anlamı sarmaşık-imiş, aynı zamanda arapça aşeka'dan türemiş bir kelime. kelimenin türünü siktir edecek olursak eğer, sarmaşık bir ağaca tutunur, güneşe olan sevdasından mı yoksa ağaca sevdasından mıdır bilinmez, sımsıkı sararmış ağacı, ağaç bu durumdan memnun olurmuş, sımsıkı sarınılmaktan, üşememekten. lakin sonra daha sıkı sarmalandıkça filiz verecek yer bulamaz da ölüverirmiş sarmaşığın içinde. Ağaç çürüyüp gidermiş de içi boş bir huni şeklinde kalırmış sarmaşık. Bu yüzden midir sanki tüm aşklar biraz hüzünlü olmak zorundaymış gibi. eh, ben beni olduğum yere mıhlayan sarmaşığa da küsecek kadar çaresizim şimdi.
Aşk sevip sevilmemek, gidip görememek, acılar ortasında ağlayamamak. ihtiyacı olduğunda kanlı ellerinle koşmak, alnına bir buse konduramamaktır aşk.
Aşk kandırıldığında severken öldüren, gerçek olduğunda ise ölürken sevdirendir.
Aşkı sıkı sıkı sararsan can olur, sevdiğin ise canan.
Allah sizi benim gibi başkasına benzetilenlerin yanına getirmesin.
futbol gibidir. maçın başında ufak bi hatadan gol yersin, 90 dakika çabalarsın sonra o golü telafi etmek için. şansın varsa telafi edersin yoksa o 90 dk lık çaban hiç olur.