Bağlamaktır. Hayatını bir başkasının hareketlerine bağlarsın. Moralini ona bağlarsın. Sevincini ve üzüntünü ona bağlarsın. Hayatının yarısını bir başkası için yaşarsın.
umut, arayış, keşif, gelişim, acı, üzüntü, keder, mutluluk, neşe, huzur, güven, birlik, ev, sevgi ve belli durumlarda savaş (akla gelen ilk sebeplerden ötürü değil) affedin hem kabaca bir anlatım hemde kelime dağarcığım yeterli değil bütün bunları ve daha fazlasını tek bir kelimeye sığdırmak için. sanırım bütün bunlara "aşk" deniyor.
Sanıyorum aşkın bir tepe noktası vardır ki tektir ve ruh ileride bunu aşmak için boşuna çırpınır; mutluluğu yeniden canlandırmak için harcadığı çaba ruhu yıpratır; mutluluğu, mutluluğun hatırası kadar baltalayan bir şey yoktur.
insanın ruhsal durumunu ve psikolojisini altüst eden,düzen bırakmayan, yanında getirdiği birçok olumsuzlukla beraber hayatı anlamlı kılan olmassa bok olursa daha da bok duygular bütünüdür. Sıklıkla şehvet ve şefkatle karıştırılmaktadır. Yakalanan adayların sözlük, forum ve diğer sosyal medya hesaplarında aşk sözleri paylaştığı, diğer insanlardan malum kişi ile ilgili taktik istediği, başlangıçta kuş gibi uçarken zaman içerisinde acıdan kendini duvarlara vurduğu tespit edilmiştir. Genellikle kendisini kalp çarpıntıları, malum kişiye karşı derin bir zaaf, sürekli ondan bahsetme isteği, kafanın 2 karış yukarıdaymışçasına yapılan hareketlerle belli eder. Bahsi geçen duygular bütününe yakalanmanız durumunda en yakın duvara çöküp bir dal sigara yakarak belirtilerin geçmesini beklemeniz gerekir. Geçmiyorsa en yakın psikoloğa başvurmanızı öneririz. Geçmiş olsun.
beynin en çok çalıştığı, en fazla mantık yürütülen, aklın/zekanın en fazla kullanıldığı ruh hali.
ama nedense herkes tam tersini savunuyor.
aşık olduğumuz kişinin her hareketine, her yaptığına bir mana anlam yüklemeye çalışmıyor muyuz? yaptıklarının bizi sevdiğine, sevmediğine yormaya çalışmıyor muyuz? acaba ne demek istedi diye düşünmüyor muyuz? sürekli beyinimizde bir şeyler üretip, hayaller kurup, mantıklı açıklamalar yapmaya çalışmıyor muyuz?
hangi ödevi yaparken, hangi işi yaparken bu kadar kafa yoruyoruz?
kimse demesin, ben ödevlerime, işime daha fazla kafa yoruyorum diye! eğer böyle diyebiliyorsan, sen aşık olmamışsın dostum.