"belki bütün bu aşk şeyleri, Noel Baba'nın büyükler için olan versiyonudur. çocukluğumuzdan beri dinletilen bir masal. böylece biz dergiler almaya ve klüplere katılmaya, terapi yapmaya, hit muzikler eşliğinde aşk teması üzerine filmler seyretmeye devam ederiz. bütün bu acıklı denemeler sadece sevgili noel babanın neden sürekli bacadan girerken yakalandığını açıklamak için."
(kate & leopold, 2001, http://www.imdb.com/title/tt0035423/ )
aşk ruhun bayramıdır ruh bedenden ayrılamayıp içerde bayram ederken kalbine baskı yapar kalp ömrün kısalır fakat ruh bunu önemsemez aşkın acısını dindirmeye çalışan beyin buna karşı koymaya çalışsa da mantık bedene hükmedemez hale gelmiştir.aşk bitiiğnde ise bedenin yorgun ruhun mutsuz beynin hatıralarla uğraşırken mantık çıkagelir ve kendine uygun cevaplar vererek seni teselli eden dostun olur.
insanların yaşadığı duygular içerisinde en manalı olanı ama buna rağmen en çok zan'a düşülen duygudur. günübirlik heves ve arzuların, fiziksel tapınmaların yada seküler ihtiyaçların adını aşk koymak ve bunları o ulvi değere maletmek, o olarak nitelendirmektir çağın hastalığı. iki mısra ile özetlemek gerekirse;
aşık öldü diye sala verirler,
ölen hayvan imiş, aşıklar ölmez.
insanı bulutların üstüne taşıyan yüce duygudur. sizi dünyanın en mutlu insanı yapabileceği gibi en bedbahtı da yapar.*acısını yaşadığınızda hayata, dünyaya küstüren histir..bu konuda boyumun ölçüsünü almışımdır, benden uzak dursundur..
(bkz: aşka tövbeli olmak)
eğer aşk güzelse, o zaman bu mutsuzluğum neden? eğer aşk kötüyse, onun verdiği bütün işkence ve sıkıntının bana mutluluk vermesi ne tuhaf. geoffrey chaucer