aşk

entry15893 galeri793
    1364.
  1. "Aşık olduğuma göre, şairliğin, falanın filanin çok ötesinde bir şeyim herhalde."

    Nazım Hikmet
    4 ...
  2. 1363.
  3. insanı aptal eder biraz. aşık olduğun kişiyi her türlü mükemmel görürsün. ona gönlünü açtığını anlatan uzun, edebi bir mesaj atarsın. mesaja karşılık sıkı bir ayar yersin. "Bir daha da bu saçmalıkları duymak istemiyorum." der sana. Böyle ayar bir mesaja bakarsın, verilen ayarı görmezsin, ya da görmek istemezsin. "he he mesajıma cevap verdi, yaşasın!" diye sevinirsin. "A bak 'da'yı bile ayrı yazmış canım benim, mükemmelsin." diye düşünürsün. Hala mutlusun. biraz daha düşünürsün. düşündürtür çünkü. sorarsın kendine "aşk nedir?" , "ben niye hala mutluyum?" diye. Sonra biraz anlarsın ki aşk, kabul edilmek değildir. Aşk kavuşmak değildir. Pervanenin muma, bülbülün güle karşı hissettikleridir aşk. Lütuftur. Kimi geçici faydalanır ondan, kimi şanslıların ise varlığı o lütufla beraberdir, ondan ayrılmaz. işte onlarınkini düşünüp bizim adi * duygularımızın hakkında en ufak şey konuşmamız gerekendir aşk aslında dersin.
    5 ...
  4. 1362.
  5. aslında bu kadar üzerinde durulması, adına şarkılar ve yazılar yazılması, filmler çekilmesi onun gerçekliğinin olmamasındandır. insanın doğası gereği bencil olması, feci paylaşımı ve fedakarlığı gerektiren bu şeyin bir süre sonra değerinin yitirilmesine sebep olmaktadır. etrafa şöyle bir bakıldığında aşkın ömrünün kısa olduğu görülür. tamam, aşk yoktur anlamına gelmez bu. ilk zamanlar yaşanılan aşktır fakat insancıl ve bencil duyguların biraraya gelmesi aşkın sonunu hazırlar.
    dediğim gibi bunun ve hayattaki diğer çoğu şeyin çabuk eskiyip kaybolması, 'insan'a atalarından miras kalan bencillik duygusudur. başka bir şey değildir. bundan sonra da bu başlığa bir şey yazılmasın rica ediyorum arkadaşlar, kapatalım bu konuyu. zira bu, aşkın ne anlama geldiğini araştıran tartışmayı sonuçlandıran bir tanımdır.
    moderatör arkadaşlardan da rica ediyorum kilitlesinler bu başlığı.
    2 ...
  6. 1361.
  7. hayatın anlamıymış,her sabah gözünü açma nedeninmiş,yaşadığını hissetmenmiş..
    (bkz: kaybedince anladım.)
    2 ...
  8. 1360.
  9. bir fotoğraf düşünün içinde on dört kişi var; ama siz fotoğrafta tek bir kişinin gülümsemesine takılıyorsunuz. işte bu aşktır. fotoğraftaki diğer insanlar figüran, dekor oluyor sadece. siz onları görmüyorsunuz.

    aşk; seçici algının tavan yapmasıdır. tek bir kişiyi algılar beyin.
    5 ...
  10. 1359.
  11. 1358.
  12. özgür olmak tatsız ,saf su gibi.Onsuz olmak ise susuzluk gibi...
    1 ...
  13. 1357.
  14. fuzulinin bir cümlede içinden çıktığı iştir.
    aşk imiş her ne varsa alemde, ilim bir kıyl-u kaall imiş ancak.
    büyüksün fuzuli. saygıyla eğiliyorum.
    2 ...
  15. 1356.
  16. mumkunse benım kapımı calmasın ıstedıgım yuzssuz mısafır..
    2 ...
  17. 1355.
  18. Bana göre Allahın insanlara verdiği en büyük ızdırap.Belki de bir gazap.
    2 ...
  19. 1354.
  20. AŞK acıkmaktır!

    önce acıkmayı istemek lazım ama... abur cuburlarla, geçiştirmelerle gidermemek lazım ihtiyaçları...

    yemek lazım. ısırık ısırık, lokma lokma.

    (olsa da yesek)
    2 ...
  21. 1353.
  22. hayatının kapısını çalar en zayıf anında ,seni bir kartalın avladığı küçük bir serçe gibi yakalar,ilk önce gökyüzünde pençelerinin arasında tedirgin bakışlarınla nasıl kurtulabilirim sorularının yanı sıra,sıkışan gövdeni hareket ettiremezsin,kalbin korkuyla çarpmaya başlar.öyle bir çarpar ki; beynine kan sıçrar.noluyor ,noldu da benim başıma geldi bu iş?.eninde sonunda ya seni öldürür ya da sen kaçarsın...o yenik bir serçeydi,sıkılınca ağlamaya çıkardı.Sonra da çift çıkardık;kar yağardı,biz dinlemez,çıkardık!O kentte bütün sokaklar biz yanyana yürümeyelim diye dar yapılmıştı,insanlar dar yapılmıştı,çıkardık!Ben yürüsem o dar yolların hepsi ona çıkardı...
    1 ...
  23. 1352.
  24. konuşulan susmanın dil sokağındaki insanlara içirilen antibiyotik gibi bir şeydir.
    1 ...
  25. 1351.
  26. herkesin hakkında soyleyecek bir seyleri olduğudur..
    ama tam burada şunu unutmamak lazım; aşık olduğumuzda en yüce aşkı bizim yaşadığımızı, en çok bizim sevdiğimizi, en çok bizim mutlu olduğumuzu, en çok bizim birbirimize yakıştığımızı, en çok bizim anlatılmaya değer anılar birktirdiğimizi; aşk acısı çektiğimizde de en çok bize yazık olduğunu, en çok bizim ölecek gibi olduğumuzu, en çok bizim diğerleri tarafından anlaşılmadığımızı, en çok bizim kendimizi bok gibi hissettiğimizi falan sanarız ya. işte bu düpedüz eşşekliktir. yaşadığımız aşk, diğerlerinden başka falan değildir, sadece yaşadıklarımız içinde başkadır. hemen öyle artistleşmeye, böyle bir leyla ve mecnun triplerine bürünmeye falan gerek yok diye düşünüyorum ben. ''hayatımda hiç kimseyi böyle sevmedim ben.'' diyebilirsiniz ama ''hayatta hiç kimse böyle sevmemiştir ulan!'' demeyin. ayıp lan. salyangozları düşünün biraz
    1 ...
  27. 1350.
  28. azalan marjinal fayda teorisinin duygusal gerçekliğidir. zira büyüdükçe aldığınız fayda azalır.
    1 ...
  29. 1349.
  30. bıcak sırtı isimli dizinin jenerik müziğinin ismi.
    2 ...
  31. 1348.
  32. Yalnız kalmak istersin..
    geçmişi dusunursun.*
    biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese de *
    hayatinin geri kalanını onu düşünerek geçirmek istersin..*
    çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin nafile... *
    rüyalar göreceksin, * her sıçrayarak uyandığında onun adini söylediğinizi fark edeceksin..
    telefonun çalmasını bekleyeceksin.. * her çaldığında yüreğin ağzına gelecek.* * canın yanacak..*
    hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden... onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
    yasadığın şehri terk etmek isteyeceksin... onunla hiçbir aninin olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek... ama bir umut... onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu... bu umut seni gitmekten alıkoyacak... gel gitler içinde yaşayacaksın... *
    razı mısın bütün bunlara?o halde asik olabilirsin...

    Yasadim biliyorum!!
    3 ...
  33. 1347.
  34. bir çeşit halüsinasyondur. karşındakinin artık seni sevmediğini anladığın anda gerçek dünyaya "merhaba" dedirtir.
    4 ...
  35. 1346.
  36. Günü beraber geçirmenin tadıdır aşk. Bir az önce ayrılmış olmana rağmen hemen özlemektir. Derdini hem dinleyebilecek hem de unutturabilecek bir sevgilinin yaşattığı tasviri mümkün olmayan histir. Sıradanlaşmaz. Farklılaşır.
    2 ...
  37. 1345.
  38. 1344.
  39. hakkında bu kadar çok entry girilmesinden sonra ölmüş olduğunu düşündüğüm şey.
    3 ...
  40. 1343.
  41. 1342.
  42. kaybetmekten korkmak. yaşamaya devam etmek. bir sebebe sahip olmak ve eğer karşılığını bulduysan mutlu olmak. (bkz: mutluluk) ileriyi hayal etmekten ve geçmişi düşlemekten korkmak. ruhun etrafına örülen duvarlardan birinde dışarı açılan ufak bir delik açmak, küçük dünyanda tapılası varlığına yer açmak.
    2 ...
  43. 1341.
  44. her saniye daha da artan, sevdiğin kişiyi her gördüğünde tekrardan tapmana neden olan, daha önce hissetmemiş olanların platonik aşık oldum elde edince sıkılırsın aşk platoniktir dedikleri, ondan uzak olduğun her saniye hayaletiyle olmana sebebiyet veren duygu. kimisi 7sinde kimisi 70inde bulur kimisi de bulamaz ama acı çekmeden ilham geldiğini hissettiğinde "sen oluyosun" dedirtir.
    2 ...
  45. 1340.
  46. nsync in bye bye bye şarkısından bile zevk almaktır utanmadan.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük