aşk

entry15888 galeri793
    1584.
  1. Bir önyargı biçimidir aşk. ihtiyaç duyduğun şeyi seversin, sana iyi bir duygu veren şeyi, işine geleni. Dünyada tanıyabilsen daha çok seveceğin on kişi varken birine aşık olduğunu nasıl söyleyebilirsin? Ama asla tanımayacaksın o insanları.

    charles bukowski
    1 ...
  2. 1583.
  3. aşk, aynı inançlar gibidir; aslında var olmadığı halde sistemin bizi daha kolay ele gecirebilmesi için ortaya attığı bir oyun hamurudur. o oyun hamuruyla oynadıktan sonra şeklini verip fırına süreriz. önemli olan şeklini nekadar koruyabildiğidir.
    1 ...
  4. 1582.
  5. 3 harfli kelimeden çıkıp adını en güzel şarkılara yazdıran kelime.
    1 ...
  6. 1581.
  7. aşk ki, şiirde su kasidesi, mimaride selimiye, musikide ferahfezadır. aşk, haddehanelerden dökülen ateş, nağmeye gebe sözdür. aşk, meşktir...

    bir şeyin aşk olabilmesi için tutkulu olması, platonik olması, anormal olması gerekir zannımca. aşk bir bedeni hastalık olsaydı yalnızca hastahanelerde tedavi ederlerdi onu; oysa bimarhanelerde tımara çekilir aşk son ucunda..

    iştahla yemek yerken hatırlayıp sevileni, yemek boğazında düğümleniyorsa, derin uykularda görülen rüyadan sonra bir daha uyku girmiyorsa gözlere, şen bir mecliste adı anıldığında onun, inziva engin bir boyut kazanıyorsa; hamasi bir söylevin tam ortasındaki bir kelime, bir cümle ne dediğini bilmezleştiriyorsa insanı, işte odur aşk.

    aşk şiirdir. "şiir gibi"ye çıkar yolu.mahlas seçerken aşki *sıfatını tercih edenler bilir aşkı. hak aşığı diye eline bağlamayı alıp yürek yaralarını çığıranlar bilir..

    sevgi üzerine kullanılabilecek bütün mecazları üstüne alınmadır aşk..aşk acıdır, hasrettir. hicran ve hayrettir, firkat ve gurbettir. gözyaşı ve ahtır; tazarru ve münacattır. aşk ölümdür, can vermedir, kurban olmadır..

    (bkz: iskender pala)
    2 ...
  8. 1580.
  9. Ey insanoğlu, doğaya geri dönüşünde, hemen
    öncesinde, belki son nefesinde her şeyi unutacaksın birden
    yaşamın anlamını anlayacaksın:

    AŞK

    diyeceksin, suların tersine aktığı yıl sekizinci günde yarattığı
    şey insanın, denizin birden dalgalandığı, cırcırların birden
    sustuğu anda her kör laternacıdan kuşkulanmayı artık
    kimseye miras bırakmayacaksın, yıldızın kaydığı gökte bir
    buluta yepyeni isim bulduğun zaman uykusunda döner
    dünya, uykusuzluğunda ay. Sen yağmurun sınırını bulmak
    için yıllardır yerkürede koşarken yatağında sayıklıyor dünya,
    güneş özenle örtüyor evladının uykusunda açılmış üstünü. e
    ne de olsa dünyasının uyurgezer sarsaklığını kolluyor
    güneş. O sıra bir ana gözyaşı döküyor dağda kurşunlanmış
    oğluna benim diyemeden. Bir sanık sanıyor ki hiç adaletin
    terazisinde çiçek açıp dengeyi bozmaz, son idamlık son
    görevini yapıyor savcıya, avukata, cellada: teselli ediyor
    onları ve barışı biraz daha hak ediyor insanlık, bu denli yakın
    o denli uzakken ona, sen yaşamın anlamını anladım derken

    AŞK

    burcundan demir alıyor dünya, sular korkuyla çekiliyor, bir
    balık gümüşlükte yatıyor, birisi güzelliğin peşinde yüzgeç,
    unutulmuş fundalıklar oğlakları ağırlıyor, yazık artık kimse
    aşk mektubu almıyor, Leyla mecnun’a bakmıyor, herkes
    sevdiğini sahipleniyor, öldürüyor aşkı. Herkes her aradığını
    nasıl oluyorsa bir kişide buluyor, ne ne aradığından
    kuşkulanıyor ne de tükettiği hazinesinden. Ellerin yara bere
    yine de hep güller içindesin: hepsini de seviyorsun, hepsi
    birbirinden öte çağlı. Sizlere uzun ömür diliyorum de,
    bilemiyorum iyiliğinize mi, ki olup bitene tanık olun şu
    dünyada, olun ve isterseniz bir gün ayağa kalkın de,
    dengeyi bozmuş olsun terazide açan o çiçek:

    AŞK

    burcun demir atsın sevdiği sevildiği limanlara
    sen doğaya, bana geri dönmeden.

    i. mısırlıoğlu

    kafa karıştırıcı, beyni zorlayıcı, ayın hiç görmediğimiz karanlık yüzünü anlatan ilginç şiir için bakınız:

    http://www.izmirizmir.net...lari/yazi.php?yazi_no=182
    2 ...
  10. 1579.
  11. bir gün sonra başka yönlere yelken açacak kadar ayağa düşmüş olan duygudur. aslında aşkın suçu yoktur, bunu kullananların suçu vardır. aşkı kendi çirkin emellerine alet ederler. aşkla filan alakalı yoktur, dertlerin ve niyetleri apaçık bellidir. böylelerinden uzak durmak lazımdır.
    1 ...
  12. 1578.
  13. 25 yaşına kadar yaşanabilen daha sonra duyguların körelmesiyle son bulan olgudur.
    25 ten sonra aşk yakalamak çıplak elle balık tutmak kadar zor...
    2 ...
  14. 1577.
  15. 1576.
  16. aşk çiğ köfte gibidir, acıdır ama tatlı gelir, yersin güzel gelir, bir daha bir daha istersin... çıkarken inletir, çıkmaz yine inletir.
    3 ...
  17. 1575.
  18. sen kendine aşık ol,
    ki ışığına tüm yaradılanlar aşık olsun... *
    0 ...
  19. 1574.
  20. "aşka uçma kanatların yanar" *
    biten aşkın sonunda başa gelendir. dinlenip kanatları yenilemek gerekir.
    mevlana'nın dedği gibi

    "Aşka uçmadıktan sonra kanat neye yarar."
    1 ...
  21. 1573.
  22. tarihte bir çok hikaye şarkı ve şiire konu olmuş hormonsal olay.
    1 ...
  23. 1572.
  24. el yazısıyla günlük yazmaktır...
    1 ...
  25. 1571.
  26. aşk kimsenin tarifini koyamadığı ve kendini ondan alamadığı bir duygudur.
    1 ...
  27. 1570.
  28. bir kişinin dünyanın geri kalanından daha önemli olmasıdır.
    4 ...
  29. 1569.
  30. insanoğlunun yaşadığı ve yaşamaya devam ettiği ve yaşarken tat aldığı en büyük ahlaksızlık.
    2 ...
  31. 1568.
  32. sevgiyle, dostlukla, mantıkla, akılla, elde etme hırsıyla, ilişkiyle ve en önemlisi alışkanlıkla asla karıştırılmaması gerekilen..
    2 ...
  33. 1567.
  34. dizelerdeki ayrıntıları yakalamaktır..
    Ve gönül Tanrısına der ki:
    - Pervam yok verdiğin elemden;
    Her mihnet kabulüm, yeter ki
    Gün eksilmesin penceremden!
    Cahit Sıtkı Tarancı*
    2 ...
  35. 1566.
  36. varolduğuna inanmadığım ve asla inanmayacağım duygu.
    3 ...
  37. 1565.
  38. kaçan kovalanır hadisesinin baş sorumlusudur.
    2 ...
  39. 1564.
  40. Görünce heyecanlanmak,

    tanışmak, hayata dair yepyeni bir paragraf açmak,

    hediyeler almak,

    ona dair yazilar yazmak,

    onunla dolu güzel bir rüyadan uyanınca yastığı yumruklamak,

    yokluğunda yok olmak, varlığında var olmak,

    gelecek hayalleri kurmak,

    adını herhangi bir yerde ya da herhangi birinde gördüğünde, duydugunda mutlu olmak,

    dersteyken elini çenene dayayıp onu düşünmek,

    film izlerken güzel sahnelerde onu hayal etmek,

    her aşk şarkısına onu yüklemek, sonraki dinleyişlerde ilk notanın ardından onu hatırlamak,

    okunan kitabın en güzel kahramanını onun yerine koymak,

    mesajlarının hiçbirini silmeye kıyamamak, her gece yatarken o günkü mesajlarını okumak,

    msn’deki konuşmaları defalarca okumak, hatta kimi cümlelerini ezberlemek,

    fotoğraflarına saatlerce bakmak,

    onsuzken onun icin ağlamak,

    sonra el ele tutuşmak, onunlayken de ağlamak,

    kahkahalar atmak,

    buluşmaya yarım saat geç gelmesinden bile haz duymak,

    saçlarını, ellerini, avuçlarını okşamak,

    kulağına güzel şeyler fısıldamak,

    gözlerine bakmak,

    iltifatlara boğup utandırmak,

    aynı anda aynı kitabın aynı satırlarını okumak,

    uzanıp beraber yıldızları izlemek,

    saatlerce konuşmak,

    hatta konuşmamak,

    yağmurda ıslanmak,

    'hadi bakalım en son kim öpecek?' oynamak,

    gül satan çingenelerden kaçmak,

    beraber çubuklu şeker yemek,

    başka yerlerdeyken, aynı anda aynı şarkıyı dinlemek,

    tenin tene değişinin sıcaklığı,

    yeni doğan güne beraber uyanmak,

    tartışmak, küçük, zevkli kavgalar etmek,

    sonra bokunu çıkarmak,

    kızmak,

    alttan almak,

    soğumak,

    idare etmeye çalışmak,

    bir süre sonra dayanamamak

    ve paragrafı kapamak, noktayı koymak.

    Bu kadar basit değil aşk... Bu kadar basit olamaz onu tarif eden kelime toplulukları...

    işin içinde başka bir iş var...
    1 ...
  41. 1563.
  42. özdemir asafın "sen kocaman çöllerdeki kalabalık gibisin,kocaman denizlerde ender bir balık gibisin,bir ısıtır bir üşütür bir ağlatır bir güldürür,sen hem bir hastalık hem bir sağlık gibisin"dediği,aziz nesinin "sevişirken yılan bile dokunmaz,tapınmakla aşktan saygın olamaz.."dediği,can yücelin "aşk deprem gibidir ne zaman kimi vuracağını asla bilemezsiniz"dediği üzerine çok yazılıp çizilen olmazsa olmaz duygulardan biridir.bir seversin bin defa ölürsün,aşk der kalpler çizer içine baş harflerini yazarsın,ya mutlu olursun ya da hayallerin ümitlerin herbişeyin senden gider.aşk bir değnektir,iki ucu da birbirinden bok püsür olan.mutlu olmak istiyorsan yeterki boka basma ya da bokun yakınına yaklaşma.
    1 ...
  43. 1562.
  44. 1561.
  45. cinsel ilişki esnasında hiçbir işlevselliği olmayan saçma-sapan ve emperyalist duygu-düşünce. orospu çocukluğunu iyi kamufle ettiği de söylenir. *
    2 ...
  46. 1560.
© 2026 uludağ sözlük