dünyevi aşk; sadakat, saygı ve etkiye kapalı değer vermeyle sağlanır. yıllar bu duygulara eşlik ederken bağlılık güçlenir, gönül kilitlenir. onun bir tebessümü içinize huzur doldurur ki benim aşk tanımım bu.
ahiri aşk ise; tasavvufçuların tefekkürü temasında saklı yöntemin öznel boyutta kişilere yansıması ve rab'be bağlanmasıdır. ondan güzel aşk yoktur.
Gülümsüyordum. O gülümsediği için. Gülümseyerek konuştuğu için. Sakinleşiyordum. O sakin olduğu için. Artık korkmuyordum. O bana ‘korkma’ dediği için. ‘Üşüme!’ diyen bir annenin sözünü dinler gibi. Olur, üşümem, diyordum. Gerekirse donarak ölürüm ama üşümem.
Hakan Günday
Sonunun idam olduğunun bir gerçek olduğu mutluluk periyodu. Çözülmesinden nefret edilen bilmece. insana kendini, acizliğini tanıttıran kavram. https://galeri.uludagsozluk.com/r/1573995/+
Senin gördüğüm zaman dilim neden tutulur seni gördüğüm zaman güller elimde kurur seni gördüğüm zaman hayat sanki son bulur gözlerine bakınca dünyalar benim olur dediğin şey.
her insanın ölmeden önce başına gelmesi gereken şapşallık. gerçek mi değil mi diye emin olamıyorsanız o aşk değildir.
aşk nasıl anlatayım hani başkasını görmez gözün deniliyor ya gerçekten öyle. çünkü her hücrene kadar onunla doluyorsun, mümkün değil başka bir şey düşünemiyorsun ki. sürekli aklında fikrinde dilinde o o o o o ve o var. onu nasıl sevindirebilecegini onu daha başka nasıl sevebileceğini o beyaz mı giyerse daha güzel/yakışıklı olur yoksa siyah mı giyse? seçtiğiniz saatin onun kolunda nasıl duracağı. her detay her şey her zaman her an her olay o olur.
işte bu delilik hali yüzünden adı bir de ince hastalıktır. aşkı tanımlaya çalışmak bu yüzden aptallıktır.
Aşk bilmiyorum hiç tatmadım
Hani şu tek sen kendini yırtıyorsun ya ağlayıp duruyorsun falan yediğin içtiğin her şeyin haram ancak onun her şeyden bihaber olduğu şey var ya o aşk olamaz kardeşim, aşk bu kadar nankör bir şey olamaz.
Diyorlar ki aşk kelimesi arapça " Aşeka " dan gelir. Aşeka bir ağacı saran, besinini ağaçtan alan ve zaman içinde ağacı kurutarak öldüren sarmaşığa denir.
Söz konusu aşk olduğunda insanların kendilerini inandırabilecekleri şeyler konusunda sınır yoktur.Hayatın kesintili oluşuna,uçurumlarla dolu bir vadi oluşuna ve rastlantısal olayların kaderimizde önemli bir yer tuttuğuna dair onca kanıta rağmen, sürekliliğe , nedenselliğe ve anlama inanmaya devam ederiz. **
Hiç tanımadığın birini kalbinin içine alıp, hayatına ortak etmektir, mutluluğu üzüntüyü paylaşmaktır, gülmektir, ağlamaktır. Başlangıçtır, yeniden doğmuş gibi olmaktır.
Senin için yaratılanı keşfetmenin adıdır.
Hakkında belki de en çok tanım yapılan şeydir aşk. Ama hiçbir tanım onu tanımlamakta yeterli değil. Hani derler ya "anlatılmaz yaşanır" aşk tam da böyle bir şey. Bu yüzden belki de en yanlış sorudur "aşk nedir"
Bence aşk, anlatılması mümkün olmayan tamamiyle yaşanarak öğrenilen ve keşfedilen tarifsiz bir histir.