anlamdırılamayandır, bulunamayandır anlamı çözülemeyen. bir insana uğramak gibidir,istediğiniz gibi çekip gitmektir ya da istediğiniz kadar kalmaktır. gariptir.
kelimelere dökülemediği için efsaneleşen ve belki asırlardan beri, belki kal-ü beladan beri bu şekilde süregeldiği için insanoğlunun başını döndüren mide krampı.
yara misali kanatıldıkça daha çok iz bırakan,göz yaşi ile beslenen içi dikenli yumuşak bir duygu. Karsilik bulunca sevgi olur ki kendileri aşk kadar melankoli eğilimi sağlamaz. sevgi anaçtır şefkatlidir, aşk ise şehvetli ve bir o kadar hırçındır. şunu da belirtmeli ki şu dünyada içinde aşk olmayan şarkılar daha çabuk unutulurlar. ana tema aşk olmasa bile mutlaka değinilmesi de bundandır.sonuç olarak aşk yaşamdır.
yeni bir şey değildir. hiçbir yeniliği yoktur. geçmişte yaşanmışın tekerrüründen başka bir numarası yoktur. konu aşk olduğunda geçmişe, geriye bu denli kesif bir arzuyla sadık kalanlara bir çift sözüm var: ona buna gerici demeyin boşuna, asıl gerici sizsiniz. ilerici adam aşkta da terakki kaydeder...hani nerde? (şimdi size kendimi bu farklı bakış açımla beğendirebildim mi güzel bağyan?)
insan nereye, neye ve kime ait oldugunu seçebilir mi? peki gerçekten ait olmak bir ihtiyaç mı? ben kimseye ait değilim! kendimden kendimi çıkarsam sıfır kalırım... (hadi ya)
hayatım, yaşamım sadece kendimden ibaret... ama burda kendimi anlatmam biraz saçma olur yahu.
gerçekçi olalım lütfen... aşk maşk bunlar boş işler! ve olması gerektiği gibi basit! uzay çağında yaşıyoruz kardeşim. yakında karsınıza bir uzaylı cıkarsa sorun bakalım onlar aşık oluyorlar mı? ne alaka deme. sor sen. eğer onlar da öyle boş işlerle vakit kaybediyorlarsa zaten karsınıza cıkmazlar...
acımasız mıyım? sensin acımasız! hem sen aşk meleği misin? ben sadece mazoşist değilim. ve işin daha güzel yanı senin gibi mübalağa yağmıyor ve yalan söylemiyorum...