elif şafak romanı.
ilk 30 sayfasını okurken eyvah yoksa yanlışlıkla bir maeve binchy romanımı aldım ben kuşkusuna düşüren, sayfalarda ilerledikçe derin bir oh çektiren kitap. seviyorum bu yazarı okumayı.
ingilizcesi, love. aşk karşılığı. en güzel kelime, fransızca amore. vatan gazetesi yazarı dilek önder de aşk karşılığı, amore kelimesi'nin en güzel olduğunu belirtmiş.
ondan daha güzel, daha akıllı, daha becerikli, daha mavi gözlü birisini gördüğünüz zaman kendinizi enayi hissetmemenizi sağlayan mükemmel bir nimettir aşk. aşk 3 milyar erkek ile 3 milyar kadının aynı küçük gezegen de yaşarken her birisin ayrı ayrı mutlu olmasını sağlamak için yaratılmış mucizevi bir formüldür.
aşk öyle birşeydir ki,sevgisinden emin olmadığın an dünya sana zehir olan,kafayı yavaş yavaş sıyırdığın,her sarıldığında aklına binbir şey gelen,heycanlandıran,güzel,muhteşem,boktan,anlamsız,tarifsiz,dünyada olduğun için şükrettiğin,sırf o yüzden ölmek istediğin şey...
gelir geçerdir. ama gelir geçerliği sevilir.
öyle engin bir tanımı vardır ki, nereye çekersen oraya gelir. herkesin kendine özgüdür aşkı, özgündür çünkü. bambaşka yaşanır her nefeste. yorumdur...
kimine göre ömürlüktür, kimine göre 'o' olmadan bir adım önü görülmez. kimi, tutku der , kimi heyecan... dedik ya, herkes bişey der diye... öyle işte...
aşkı sever kimisi de... aşık olur yine ve yeniden... biri çıkar karşısına, tek hayali o olur.evet heyecanlanır, dokunmak ister,koklamak ister... yanında ister velhasıl her daim. sonra, sonra,sonra... artık heyecanlanmaz onu görünce, kokusu da çok sıradandır, her gün yediği simit kokusu gibi koklamaya alışık ama kokusunu duymadan duramaz. görmek için dakikalar saymasa da görünce mutlu olur, keyif alır. dokunmak ihtiyaç olmaz belki ama hoşuna da gider dokununca.
aşkı sever dedik ya kimisi, aşık olur yine ve yeniden...yeni bir koku arar her nefesinde, yeni bir ten, yeni bir dokunuş demişler ya öyle işte. yeniden emek vermek ister canı, yeniden bir kıvılcım, bir küçük çırpınış...bulur da, başa sarar aşkını, 'aşkını' değiştirerek... belli ki aşka aşıktır, aşık olduğundan çok...bir ömür sürsün istese de beceremez, her seferinde umar sadece'bu ömrüm olsun' diye...
dedik ya, aşkı sever aşık olur yine ve yeniden...emek harcar aşkına da aşklarına da... gidenin arkasından ağıt yakmaz böylesi, yeni bir aşka kucak açmıştır muhtemeldir,ağlamaması ondandır eskiye dair... eskiyi düşünmeye vakti yoktur...
dedik ya aşkı sever yine ve yeniden... belki de her yaşadığını aşk sanmasıdır hatası... ebedi olamaması aşklarının, aşığım demesinde gizlidir belki... olsun varsın, heyecandır, özlemdir,arzudur onun için aşk ama dedik ya gelir geçerdir... ömürlük olsun istese de , birgün doğru zili çalacaktır emindir...
yine bir heyecan var şimdi bende, yine gözbebeklerim tek bir ufka kilitli... yine bir koku var burnumda ,o gevrek simit gibi... küçücük daha, 2 günlük bebek gibi , eline almaya kıyamazsın şimdi onu, nasıl güzel nasıl sıcak bilemezsin... nasıl özlemli, nasıl heyecanlı bilemezsin... aşık oluyorum yine...ben adına aşk diyorum... çünkü ertesi güne çalıyor aklım, görmek için, heyecan için, tutku için, benim adını koyduğum 'aşk' için... aşkı sevdiğim için, sana aşık oluyorum şimdi...ömürlük diyebilmek için...
onu düşünerek uyanmak, onu düşünerek uyumak, herşeyini o yanında olmasa bile onunla yapmak, onu düşünürken yanlış otobüse binmek, herşeyini onunla paylaşmak istemek, o yanındayken bile onu özlemek, hep yanında olsun istemek, sadece o yanında diye saatlerce hiçbişey yapmadan çimlerde uzanmak, aşk diye tek kelime sorulduğunda onun ismini söylemek...*