ne demiş kürşat başar: Herkes aşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu. Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan aşıksın. (bkz: başucumda müzik)
böyle bir şeydir işte. anlatılmaz yaşanır, yaşandıkça da büyür- aklını başından alır.
hastalıktır ki; who'ya(dünya sağlık örgütü) göre sağlık:
bedensel, zihinsel ve toplumsal olarak tam bir iyilik halidir.
aşık bir insan sağlıklı düşünemez, fizyolojik değişimler geçirir ve toplumsal hayattan -bütün ilgisini sevdiğine verdiği için- kendisini soyutlar.
iki tarafın da bilmediği bir oyunu oynamasıdır. oyuna kimin girip kimin çıkacağını kimse söylemez. kuralları olmadan tadına bakılarak oynanır. tadı gelmeyince aşkta biter.
tanımlanamayandır. kelimelerin anlatabildiği, hissedilenin analiz edilebildiği kısmıdır. aşkın analizi, aşk içindeyken yapılamaz. doğaçlama yaşanılan bir hayattır çünkü o. aşk hayattır. hayatın tanımı 29 harfin kombinasyonları içinde yoktur. sonsuz sayıda harf de olsa onların da kombinasyonları içinde yoktur.
en basit örneği; 125 sayfalık bu tanımlar silsilesinde, birbirinden çok farklı onlarca tanıma rastlayabiliriz. subjektif olduğu kadar tanımlanamaz olmasındandır.
kişiyi halden hale koyan duygu seliymiş kendileri.
kişi de gurur filan da bırakmıyormuş.
insanları üçe dörde beşe bir milyona ayırıyormuş, herkes için aşk farklı oluyormuş.
kimileri gerçek aşkı tanıyıp da kavuşamayınca bir daha aşık olmayacağım diyormuş ve olmuyormuş da.
kimilerinin aşktan canı yanınca bir daha aşık olamayacağım diyormuş ama oluyormuş ve aşk her yerde diyormuş.
kimileri şıp sevdiymiş ona buna şuna bana sana aşık oluyormuş ama bu gerçek aşk değilmiş.
kimileri aşık oluyormuş ve bir de bakmışlar ki aşk ölmüş.
kimileri aşık oluyormuş ve aşkları ölene kadar sürüyormuş.
kimileri aşkı uğruna her şeyi yapıyormuş.
bu böyle milyonlarca devam eder gider.
not: hiç birini ama hiç birini kendimden bilmiyorum. sadece duyuntudur hepsi.
4000. tanımı bana aittir. bu kadar çok tanımı olduğuna göre kesin bir şey söylemek imkansızdır elbette. fakat bildiğim tek şey güzeldir. çok güzeldir.
edit:3100. tanımdır. 3099 dan sonra 3100 geliyormuş.4000 değil.
karşı cinsi görünce önce kilitlenirsin. sonra muhabbette gözlerinin içine dalarsın. karşı cinsten en ufak hareketini kur olarak algılarsın. sonra görüşme, buluşma faslı biter o ayrı biryere gider sen ayrı bir yere. Giderken çok güzel bir gün geçirdim der ve bu duydugun cümle seni mestetmekle birlikte eziyet içinde geçecek olan birkaç haftanın başlangıcı olur. msn,mesaj felan derken bir sonraki randevuyu kaparsın karşı cinsten. Yine güzel bir gün geçer, güzel bir hediye verirsin ve niyetini belli edersin. Sonrasında yine bir mesaj gelir ''günüm çok ama çok güzel geçti, ama en güzeli verdiğin höhöhdö hediye idi'' diye. Sen mesaj atarsın artık senle ben biz olsak mı diye zaten niyetin bellidir hediye ile birlikte. O da düşünmem gerek geyiklerine girer. O heyecanla eyvallah dersin içinden. Ne zaman o konuları açsan sana çok kötü zamanlar, birliktekiler geçirdim diyerek niyetini yavaş yavaş belli eder. Vee o kadar bekleyişten sonra bir mesaj ikimizde üzülmeyelim, arkadaş kalalım. Pislik bir duygudur bu. Artık tiksinirsin, belki reddedilişinden kaynaklıdır belki korunma psikolojisidir. Aşktan sogursun..
işte gelşimi ve süreci ve tabi reddedilişi budur.
Ve Tanımı sayılabilecek bir cümle ;
Hissettiklerin bok bok bir duygudur. Salak salak hislere kapılırsın, o anda yapacaklarını yapmak istemessin. Okuyorsan sınavlarını çalışmak istemessin, çalışıyorsan kendini işine vermekten kaçınırsın. Ozamana kadar yapmadığın şeyler yaparsın. O triplere girersin çünkü. ve tüm şarkılar senin için yazıldığı duygusuna kapılırsın.
ve kurtuluşu ;
Sanırım böyle bir entry girmek olacaktır.
bir ayakkabıdır. hani külkedisi'nin camdan ayakkabısı var ya. işte o. bizde elimizde bu ayakkabı bir ömür dolaşıyoruz, bu ayakkabının sahibini bulmak için. ve bu uğurda pek çok ayak dolaşıyoruz. ne mutlu o ayakkabının sahibini bulanlara.