aşkı tarif etmemi mi istiyorsun ?
peki.
aşk sana baktığımda hissettiğim sihirli dokunuş
aşk sana dokunduğumda duyduğum haz
aşk ellerinin küçüklüğü, narinliği
aşk kokun
aşk hüznün, mutluluğun
aşk yumuşacık yanakların
aşk sesin
aşk giydiğin elbise
aşk yürüdüğün yollar
aşk dudakların
aşk konuştuğun insanlar
aşk bindiğin otomobil
aşk saçlarının dağınıklığı, savruluşu
aşk taşıdığın çanta
aşk kullandığın tarak
aşk yazdığın kalem
aşk okuduğun kitap
aşk kokunla değer bulan yastığın
aşk örtündüğün battaniye
aşk tenindeki sıcaklık
aşk içtiğin su
aşk beğendiğin şarkı
aşk her sabah beklediğin durak
aşk herşeyin...herşeyim.
103 sayfa açıklama veya benzetme ile ifade edilmeye çalışılmış olan ama hala devam etmekte ve edecek olan, aslında kesin bir sonuçta ortak bir fikre varılamayacak üç harfli kelimedir.
aşk bir arayıştır. aşk kör olmaktır.. aşk gercekleri görememektir ama önemli olan körken bile gercek aşkı bulabilmektir.. o yüzden gerçek aşkı bulana kadar bircok kurbağa öpmek zorunda kalabilirsin..
gerçek aşk; tüm sözlerin ve eylemlerin üzerinde olan...
içimizdeki bazı boşlukların, bazı histerilerin tatmini değil.
aşkın temelinde mantık yoksa, bitmeye mahkumdur. biten kalıcılığı olmayan hiçbir şey gerçek aşk değildir.
oysaki gerçek aşk kalıcıdır!
aşk insanın ayaklarını yerden kesmez, yere bastırır.
gerçek aşk; zayıflıkların, geçici heyecanların, kendini aldatmacaların duygusu değildir. son derece gerçek ve orjinaldir.
beynin ve yüreğin birlikte hareket etmesidir.
kibrit ateşinin başlangıçı gibi hiç sönmeyecekmişçesine alevlenen fakat bir süre sonra gitgide azalan ve geriye sadece eğri büğürü kapkara korun kaldığı cezadır.
onunla anlamlı olduğunu sanmaktır.
yada hayır tabii ki, onunla ne kadar anlamlı isen, bu aşık mevcudiyetinle kendini o kadar anlamsız algılamak.
sen yoksun o var...
eğer o yoksa da mey var.
(bkz: hayyam bu gece bana mı uğradı nedir?)